ABD'den Küba'ya Yeni Yaptırımlar: Liderler ve Kurumlar Hedefte
ABD yönetimi, Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel ve ailesi başta olmak üzere, üst düzey liderleri, devrimci güçleri ve önemli kuruluşları hedef alan yeni yaptırım kararları aldı. Küba'dan sert tepki geldi.

ABD yönetimi, Küba'ya yönelik baskısını artırarak yeni yaptırımlar açıkladı. ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel ve ailesini, Devrim Lideri Raúl Castro'nun ailesinden bazı isimleri, ordunun ilgili birimlerini ve Küba'nın önemli sivil toplum ve şirketlerini yaptırım listesine dahil etti. Bu adım, Trump yönetiminin Küba'ya yönelik askeri saldırı tehditlerinin ardından geldi.
OFAC'ın açıkladığı listede, Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez'in yanı sıra eşi Lis Cuesta Peraza, Raúl Castro'nun oğlu Alejandro Castro Espín, torunu Raúl Alejandro Castro Calis ve üvey oğlu Manuel Anido Cuesta'nın isimleri yer aldı. Bu kişilerin ABD finans sistemindeki varlıklarının dondurulması ve ABD vatandaşları ile şirketlerinin bu kişilerle işlem yapmasının yasaklanması öngörülüyor.
Yaptırımların kapsamı bununla da sınırlı kalmadı. Küba Devrimci Silahlı Kuvvetler Bakanlığı (MINFAR), Devrimi Savunma Komiteleri (CDR), Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü (ICAP) ile devletin turizm şirketi Amistur Cuba ve madencilik şirketi Minera La Victoria da yaptırım listesine eklendi.
Küba'dan Sert Tepki
Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ABD'nin eylemlerini kınadı. ABD yönetiminin tehditkar dilini ve gayrimeşru yaptırımlarını eleştiren Díaz-Canel, bu adımların abluka tedbirlerini tırmandırmayı amaçladığını belirtti. Emperyalist saldırıya direnme kararlılıklarının ABD'nin saldırganlığına karşı bir cevap olacağını vurguladı.
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla da ABD'nin bu müdahaleci planını eleştirerek, Küba Cumhurbaşkanı'nı, ailesini ve kurumlarını hedef alan yaptırımların başarısızlığa mahkum olduğunu söyledi. Parrilla, Küba'nın bağımsızlığına ve egemenliğine yönelik her tehdidin halkın daha büyük bir birlik ve kararlılığıyla karşılanacağını ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise yaptırımların gerekçesi olarak hedef alınan kişi ve kurumların “Küba'nın ABD çıkarlarına karşı faaliyetlerini destekleyip finanse ettiğini” öne sürdü. Bu yaptırımların, ABD'nin Küba'yı ulusal güvenliğine tehdit olarak gösterme çabasının bir parçası olduğu yorumları yapılıyor.



