Yerebatan Sarnıcı'nın Tahliye Kararına Yargıdan Durdurma
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Yerebatan Sarnıcı'nın tahliyesine ilişkin Fatih Kaymakamlığı kararının yürütmesini oybirliğiyle durdurdu.

İstanbul'un tarihi simgelerinden biri olan Yerebatan Sarnıcı'nın mülkiyeti ve tahliyesi konusunda devam eden hukuki süreçte önemli bir gelişme yaşandı. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8. İdare Dava Dairesi, sarnıcın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden (İBB) alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesi sürecinde alınan tahliye kararının yürütmesini durdurdu.
Tahliye Kararına Yargı Engeli
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün başvurusu üzerine sarnıcın mazbut vakıflar adına tescil edilmesinin ardından, Fatih Kaymakamlığı 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında İBB'ye tahliye kararı tebliğ etmişti. İBB'nin bu karara itiraz ederek açtığı davada, ilk derece mahkemesi yürütmeyi durdurma talebini reddetmişti. İstinaf mahkemesi ise bu kararı kaldırarak tahliye işleminin hukuka uygun olmadığına hükmetti.
Hukuki Gerekçeler ve Tedbir Kararı
İstinaf mahkemesi kararında, İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından daha önce verilmiş olan ihtiyati tedbir kararına dikkat çekti. Mahkeme, mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin bir davanın derdest olduğunu hatırlatarak, bu süreçte İBB'nin 'fuzuli şagil' olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Kararda, hukuk devleti ilkesi gereği devam eden tapu iptal davasının sonucunun beklenmesi gerektiği ifade edildi.
Fiziki Sınırlar ve Bilirkişi İncelemesi
Mahkeme ayrıca taraflar arasındaki fiziki sınır tartışmalarına da değindi. Sarnıcın yaklaşık 9 bin 800 metrekarelik alanıyla, tahliye edilmek istenen parselin sınırları konusunda belirsizlikler bulunduğunu belirten daire, ilk derece mahkemesinin gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğini belirtti. İstinaf, tahliyenin gerçekleşmesi durumunda İBB için telafisi güç zararlar doğabileceğini göz önünde bulundurarak, yürütmenin durdurulmasına kesin olarak karar verdi.
Bu karar, Yerebatan Sarnıcı'nın idaresi ve mülkiyet tartışmaları açısından hukuki sürecin devam edeceğini ve mevcut durumda herhangi bir tahliye işleminin uygulanmayacağını ortaya koyuyor.



