Politika

Rahmi Koç'un Sözleri ve Sağlık Sektöründeki Büyüme Tartışılıyor

İzmir'de bir hastane açılışında Rahmi Koç'un anlattığı ve Kürtler ile kadınlara yönelik aşağılayıcı ifadeler içerdiği belirtilen 'fıkra' büyük tepki çekti. Bu olay, Türkiye'de sağlık sektörünün özelleşmesi ve Koç Holding'in bu alandaki büyümesi tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.

Yönetici2 dakika okuma0 görüntülenme
Rahmi Koç'un bir hastane açılışında konuşma yaparken çekilmiş fotoğrafı.
Rahmi Koç'un bir hastane açılışında konuşma yaparken çekilmiş fotoğrafı.
Paylaş:

İzmir'de yeni açılan bir Amerikan Hastanesi'nin davetinde Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Koç'un anlattığı iddia edilen ve Kürt yurttaşlar ile kadınlara yönelik aşağılayıcı ifadeler içerdiği belirtilen 'fıkra', kamuoyunda geniş yankı buldu. Olayın ardından Koç adına bir özür mesajı yayınlansa da, sarf edilen sözler tepki çekmeye devam etti. Bu durum, Türkiye'de sağlık sektörünün özelleşmesi süreci ve Koç Holding'in bu alandaki yatırımları ve büyümesi üzerinden yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.

'Fıkra' Tartışmaları ve Tepkiler

Rahmi Koç'un İzmir'deki açılış töreninde çevresindekilere anlattığı öne sürülen ve Kürtler ile kadınları hedef aldığı iddia edilen sözler, kısa sürede sosyal medyada ve siyasi çevrelerde gündem oldu. Birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü, bu ifadeleri kınadı. Kadın Dayanışma Komiteleri tarafından yapılan açıklamada, sermayedarların sömürücü, kadın ve memleket düşmanı olduğu belirtilerek, bu tür söylemlerin sermaye düzenine karşı mücadele olmadan anlamsız olduğu vurgulandı. Bazı çevreler, Rahmi Koç'un olası bir sağlık sorunu yaşayabileceğini ima ederken, bazıları ise Koç ailesinin geçmişteki rollerine atıfta bulunarak, bu tür ifadeleri 'inkar' etmenin bir yanılgı olduğunu savundu.

Sağlık Sektörünün Özelleşmesi ve Koç'un Rolü

Rahmi Koç'un sözlerinin yarattığı tartışmaların gölgesinde, Türkiye'de sağlık sektörünün özelleşmesi süreci ve bu süreçte Koç Holding'in artan rolü de dikkat çekiyor. Dünya Bankası desteğiyle 1990'larda başlayan sağlık reformu tartışmaları, 2002'de AKP hükümetinin Sağlıkta Dönüşüm Programı ile hız kazandı. Bu program, sağlığın ticarileşmesini ve sermayeye açılmasını hedefliyordu. TÜSİAD'ın 2004 yılında yayımladığı bir raporla sağlıkta dönüşüm adı altındaki özelleştirmelere verdiği destek biliniyor.

Bugün Türkiye'de özel hastanelerin toplam hastaneler içindeki payı yüzde 35'e ulaşmış durumda. Yenidoğan yoğun bakım yataklarının yüzde 51'i, hemodiyaliz cihazlarının ise yüzde 54'ü özel hastanelerde bulunuyor. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, 2023 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödemelerinin yüzde 17'si özel hastanelere yapılmış ve bu oran 2018'e göre 3,7 kat artış göstermiş. Bu durum, özel sağlık sektörünün kamu bütçesinden aldığı payın da giderek arttığını ortaya koyuyor.

Koç Holding, sağlık sektörüne 1995 yılında Vehbi Koç Vakfı'na Amerikan Hastanesi'nin devriyle adım attı. 2014'te Koç Üniversitesi Hastanesi'ni açan holding, Amerikan Hastanesi'nin Bodrum ve İzmir şubeleriyle de büyümesini sürdürdü. Koç Sağlık Grubu'nun yıllık cirosunun yaklaşık 100 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam, uluslararası sağlık tekeli IHH Healthcare'in çoğunluk hissesine sahip olduğu Acıbadem Sağlık Grubu'nun yıllık 4 milyar dolarlık cirosu yanında mütevazı görünse de, Koç gibi büyük bir holding için sektördeki önemli bir paya işaret ediyor.

Eleştiriler ve Soru İşaretleri

Koç Holding'in 100. kuruluş yıl dönümü kutlamalarında farklı siyasi partilerden ve bürokrasiden temsilcileri bir araya getirme gücü, sağlık sektörünün özelleştirilmesindeki rolü ve bu süreçteki etkisi üzerinden de değerlendiriliyor. Halkın sağlığından dahi kar elde etmeye odaklananların tutumunun, Rahmi Koç'un 'fıkrası' kadar yakışıksız olduğu ve öfkeye neden olması gerektiği belirtiliyor. Sağlığın kamusal bir hizmet olmaktan çıkıp ticarileşmesine yönelik eleştiriler, bu tür olaylarla birlikte daha görünür hale geliyor. Kadın Dayanışma Komiteleri'nin sorduğu gibi, Koç Holding'in kutlamalarında yer alanların mı, yoksa halkın sağlığı için hesap soranların mı yanında olunacağı sorusu, tartışmaların odağında yer alıyor.

Paylaş: