Kemal Okuyan'dan Sert Eleştiriler: "Toplumsal Muhalefeti Koç Holding Önünde Diz Çöktüremeyiz"
Cumhuriyetçiler Kurultayı'nda konuşan TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Türkiye'deki siyasi atmosferi ve muhalefetin sermayeyle ilişkisini sert dille eleştirdi. Okuyan, "tek adam rejimi" analizinin yetersizliğini ve burjuva diktatörlüğünün göz ardı edildiğini vurguladı.

Türkiye'deki siyasi iktidarın değerlendirilmesinde sıklıkla kullanılan "tek adam rejimi" analizinin, mücadelenin önünü tıkadığını ve sınıfsal gerçekleri gizlediğini belirten Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Cumhuriyetçiler Kurultayı'nda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kurtuluş ve Kuruluş temasıyla düzenlenen kurultayda konuşan Okuyan, muhalefetin sermaye çevreleriyle olan ilişkisini ve ana akım siyasi partilerin tutumunu mercek altına aldı.
Okuyan, siyasetin kişiselleştirilmesinin, muhalif kesimleri yanlış ittifaklara sürüklediğini ve bazı grupların dokunulmaz hale getirildiğini ifade etti. "Tek adam kodlaması, bizim mücadelemizi sekteye uğratan ve yanlışa götüren bir kodlamaya dönüşmüştü. Tek adam rejimi birçok kişinin stratejisini giderek o kişiyle mücadeleye indirgedi." diyen Okuyan, iki yıl önce Necmettin Erbakan ve Ali Babacan gibi isimlerin muhalif kesimlerin adeta "dokunulmaz" kişiler olarak görüldüğünü hatırlattı. Bu durumun, faşizm gibi kavramların yanlış anlaşılmasına yol açtığını ve iktidarın sınıfsal arka planının gözden kaçırıldığını savundu.
Konuşmasında, sermaye sınıfının, özellikle Koç Holding gibi büyük şirketlerin siyasi arenadaki etkisine geniş yer veren Okuyan, sınıf meselesinin toplumsal muhalefet içinde ikincil plana atılamayacağını vurguladı. Türkiye'deki düzenin temel karakterinin burjuva diktatörlüğü olduğunu belirten Okuyan, Koç Holding'in 100. yıl resepsiyonuna siyasetçilerin adeta "harçlık almaya gelmiş çocuklar gibi" oturduğunu ve sonrasında yapılan Anıtkabir yürüyüşünün "bu ülke bizim" gösterisine dönüştüğünü eleştirdi. Okuyan, bu tür eylemlerin, Mustafa Kemal sevgisi üzerinden değil, sermayenin gücünü pekiştiren bir{
gösteriye dönüştüğünü söyledi. "Koç ile bir resepsiyonda el sıkışılır, Koç da demokrasiyi savunuyor, ona da dokunuyor bu tek adam rejimi denir. Nereye dokunuyor arkadaşlar? Bu ülkenin toplumsal muhalefetini Koç Holding'in önünde önünü ilikleyenlere teslim edersek bu ülkeden halk olmaz." şeklinde konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) hem yönetimsel çizgisini hem de bu çizginin taban üzerindeki etkisini de eleştiren Okuyan, toplumsal muhalefetin uyuşturulduğu görüşünü dile getirdi. Sol muhalefetin sermaye odaklarına teslim edilmesinin halkı pasifleştirdiğini ifade eden Okuyan, şunları söyledi: "Biz sahada çalışıyoruz. Şu anda Türkiye'de o 2013'te ayağa kalkan halkı tutan siyasi hareket Cumhuriyet Halk Partisi. O partinin şu andaki tabanı NATO konusunda, Koç Holding ya da TÜSİAD sermayesi konusunda AKP tabanından, MHP tabanından daha ileride değildir." Bu durumun, her şeyin önemsizleştirilmesiyle ve asıl meselenin "tek adam rejimi" olarak kodlanmasıyla ortaya çıktığını savundu. Hayatın akışına ve sunulan siyasi önderliğe göre şekillendiğini belirten Okuyan, CHP'den Türkiye toplumunu dönüştürecek bir muhalefet beklentisinin gerçekçi olmadığını ifade etti.
Tüm bu eleştirilere rağmen, mevcut iktidarın CHP'ye ve muhalif belediyelere yönelik baskı ve engelleme girişimlerine karşı net bir tavır alınması gerektiğini de ekleyen Okuyan, seçme ve seçilme hakkının amasız, fakatsız savunulması gereken temel bir mevzi olduğunu sözlerine ekledi.



