Kadir Sev, Vefatının 2. Yıl Dönümünde Ankara'da Anıldı
Sayıştay uzman denetçisi, eski Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu üyesi ve TKP üyesi Kadir Sev, aramızdan ayrılışının ikinci yılında Ankara'da düzenlenen bir etkinlikle anıldı. Dostları ve yoldaşları, Sev'in siyasi mücadelesini ve entelektüel birikimini anlattı.

Sayıştay uzman denetçiliği ve Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu üyeliğinden emekli, Türkiye İşçi Partisi'nde siyasi faaliyetlerde bulunmuş ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi Kadir Sev, vefatının ikinci yıl dönümünde Ankara'da sevenleri tarafından anıldı. Anma etkinliğinde, Kadir Sev'in siyasi mücadelesi, çalışma yaşamına katkıları ve entelektüel mirası dostları ve yoldaşları tarafından anlatıldı.
Kadir Sev'in uzun soluklu yol arkadaşlarından ve TKP Parti Meclisi üyesi Ali Rıza Aydın, Sev'in anısına yönelik yaptığı konuşmada, onun devrimci disiplinini, araştırmacılığını ve kamuculuğa olan bağlılığını vurguladı. Aydın, Sev'in 'yapılanları kamuoyu önünde ifşa etmek ve direniş odakları örgütlemek gerekiyor' sözlerine atıfta bulunarak, Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nin bu amaçla kurulduğunu hatırlattı. Sev'in 'örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez' ilkesine bağlılığının altını çizen Aydın, Kadir Sev'in çalışma yaşamına ve partisine büyük emek verdiğini belirtti.
Ali Rıza Aydın, Kadir Sev'in akademik titizliği ile komünist disiplini Marksist analizle birleştirdiğini ifade ederek, onun anısına düzenlenen toplantıların da 'kadirselleşmiş' bir içerik taşıdığını söyledi. Sev'in Resmi Gazete ve kurumsal faaliyet raporlarını okuma ve analiz etme konusundaki yetkinliğine dikkat çeken Aydın, onun gazeteciliğin muhabirlik alanında da uygulayarak gösterdiğini belirtti. Sev'in, 2024'ün 7 Haziran sabahı aralarından ayrıldığını ancak onun öğretilerinin devam edeceğini vurgulayan Aydın, Kadir Sev'in kendilerine yoldaşlığı, dostluğu ve araştırmacılığı öğrettiğini kaydetti.
Konuşmasında Kadir Sev'in siyasi analizlerine de değinen Ali Rıza Aydın, Sev'in 8 Şubat 2021 tarihli 'Türk Baharı' başlıklı yazısına atıfta bulundu. Sev'in bu yazısında emperyalizme bağlılık olarak nitelediği 24 Ocak 1980 kararları ve 12 Eylül darbesi ile neoliberalizme teslimiyet olarak tanımladığı 3 Kasım 2002 AKP dönemi başlangıcını karşılaştırdığını hatırlattı. Sev'in, bu dönemlere II. Dünya Savaşı sonrası ve çok partili hayata geçişle emperyalizme bağlanmayı ekleme önerisine olumlu yaklaştığını aktardı.
Kadir Sev'in Cumhuriyet'in ilkeleri ve kurumları üzerine yaptığı analizlere de değinen Aydın, Sev'in dinsel inançların uysallaştırıcı etkisini Cumhuriyet üzerinde büyük bir darbe olarak gördüğünü belirtti. Sev'in, Cumhuriyetin 'darbe anayasasından kurtulmalıyız' sözleri eşiğinde yıkıldığını savunduğunu ifade etti. Anayasa Mahkemesi'nin kararlarında vurgulanan, bir düzenlemenin adına değil içeriğine bakılması gerektiği ilkesini en gerçekçi şekilde analiz edenlerden birinin Kadir Sev olduğunu söyleyen Aydın, Sev'in Cumhuriyet için 'sonraki yıllarda ihanete uğradı' dediği durumun da tam olarak bu olduğunu belirtti.
Aydın, Kadir Sev'in emeğe, emekçilere, kamuculuğa, kamusal alanlara, cumhuriyete ve laikliğe karşı ne varsa bunlara direndiğini vurguladı. Sev'in, Cumhuriyet'in ilk yıllarında bilim ve aydınlanmanın yayılması için kurulan kurumların, günümüzde laikliğin kaldırılmasına hizmet edecek bir anlayışla yeniden yapılandırıldığına ve yaşamın her alanının gericiliğin ağlarıyla sarıldığına dair görüşlerini aktardı. Sev'in tasarıları yazanlardan, yasalaştıranlardan ve uygulayanlardan daha ince okuma ve analizlere sahip olduğunu, çünkü bu analizlerinin sınıfsal temellere dayandığını söyledi.
Kadir Sev'in son yazısını, 'aynı şeyi defalarca yineliyor farklı sonuçlar bekliyoruz' tespitiyle bitirdiğini hatırlatan Ali Rıza Aydın, Sev'in bu yazısında 'yapılanları kamuoyu önünde ifşa etmek, direniş odakları örgütlemek gerekiyor. Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi böyle bir amaçla kuruldu' ve 'örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez' ifadeleriyle net bir ilke ortaya koyduğunu belirtti. Sev'in, çalışma yaşamına ve partisine büyük emek veren bir devrimci disiplin insanı olarak anılacağını ve onun eksikliğinin hissedileceğini sözlerine ekledi.



