Küba'dan Ekonomik Dönüşüm Adımı: Devlet İşletmeleri Güçlendiriliyor
Küba, ABD ambargosunun etkilerini azaltmak ve ekonomiyi canlandırmak amacıyla 176 maddelik bir dönüşüm programı başlattı. Program, stratejik varlıkları özelleştirmeden devlet işletmelerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Küba, ABD ambargosunun yarattığı ekonomik zorluklara karşı 176 maddelik kapsamlı bir dönüşüm programını hayata geçiriyor. Programın temel amacı, stratejik varlıkları özelleştirmeden, mevcut devlet işletmelerini daha verimli hale getirerek ekonomiye yeni bir dinamizm kazandırmak olarak belirlendi. Bu adımla, ülkenin temel kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve ekonomik kalkınmanın desteklenmesi amaçlanıyor.
Devlet İşletmelerini Güçlendirme Odaklı Reformlar
Ekonomi profesörü Ayuban Gutiérrez Quintanilla, kamuoyunda merak edilen devlet işletmelerine özel sermaye katılımı konusuna açıklık getirdi. Reformların özelleştirmeyi değil, kamu işletmelerinin verimliliğini artıracak yeni modeller oluşturmayı hedeflediğini belirtti. Gutiérrez, verimli yönetilemeyen ve zarar eden işletmelerin yükünün tüm topluma bindiğini, bu nedenle belirli alanlarda özel sermayenin sıkı yasal düzenlemelerle sınırlı katılımına izin verilebileceğini ifade etti. Anayasal güvence altındaki doğal kaynaklar, topraklar, plajlar ve stratejik kamu varlıklarının özelleştirilmeyeceği, ancak yönetim biçimlerinin değişebileceği vurgulandı. Stratejik işletmelerde devlet kontrolünü zayıflatacak hisse satışlarına ise izin verilmeyeceği kaydedildi.
Reformlar, devlet sektörünü küçültmek yerine daha güçlü hale getirmeyi amaçlıyor. Devlet işletmeleri ekonominin ana aktörü olmaya devam edecek ancak daha esnek yönetim modelleriyle desteklenecek. Bu sayede devlet şirketlerinin yeni yatırımlar yapması, yeni şirketler kurması ve farklı sermaye modellerinden yararlanması planlanıyor.
Güven Ortamı ve Yatırım Ortamının İyileştirilmesi
Danışmanlık şirketi Valuarte'nin yöneticisi Yasniel Rodríguez Pérez, ekonomik dönüşümlerin başarısı için yatırımcı güveninin şart olduğunu vurguladı. Devletin açık kurallar belirlemesi, başvuru süreçlerini hızlandırması ve bürokratik engelleri azaltması gerektiğini söyledi. Özellikle yurt dışındaki Kübalı yatırımcıların ülkeye yeniden yatırım yapabilmesi için güven ortamının oluşturulmasının kritik önem taşıdığına dikkat çekti. Bu güvenin, uygulamada alınacak somut kararlarla inşa edileceği belirtildi.
Dönüşüm programının ilk sonuçları olarak, daha önce bekletilen birçok yatırım projesinin onaylanmaya başlandığı ve izin süreçlerinin hızlandığı gözlemleniyor. Bu durumun kısa vadede yeni işletmelerin kurulmasına, ekonomik faaliyetlerin artmasına ve yatırım ortamının canlanmasına katkı sağlaması bekleniyor. Reformların hedeflerinden biri de devlet işletmelerine, özel sektör kadar esnek hareket edebilme imkânı tanımak. Bu doğrultuda, devlet işletmelerinin ihtiyaç duyduklarında yeni şirketler kurabilmeleri, iştirak oluşturabilmeleri ve üretim zincirlerini daha rahat genişletebilmeleri için merkeziyetçi uygulamaların azaltılacağı ifade edildi.
Sanayi Politikaları ve Teşvikler
Yeni modelde serbestleşmenin yanı sıra devlet tarafından yönlendirilen sanayi politikalarının da belirleyici olacağı vurgulandı. Yüksek teknoloji, yenilenebilir enerji ve stratejik üretim alanları, teşvik mekanizmalarıyla desteklenecek. Güneş enerjisi ve elektrikli araç yatırımları gibi alanlarda vergi avantajları sağlanması planlanıyor. Bu sayede ekonomik aktörlerin kamu politikalarının hedeflediği alanlara yönelmesi amaçlanıyor.
Program sonunda konuşmacılar, yeni düzenlemelerin binlerce yeni ekonomik aktörün sisteme katılmasını sağlayabileceğini belirtti. Ekonomik çeşitliliğin artmasının üretim kapasitesini güçlendireceği ve finansman yöntemlerinin çeşitlenmesinin ekonomiye dinamizm katacağı ifade edildi. İş dünyasında ihtiyatlı bir iyimserlik hakim olurken, birçok girişimcinin ekonomiye yeniden güvenmeye başladığı gözlemleniyor.
Uluslararası Dayanışma ve Bilim Politikaları
Bu ekonomik reformların yanı sıra, Küba'ya yönelik ABD ambargosunun etkilerine dikkat çekmek amacıyla uluslararası bir dayanışma filosu Havana'ya ulaştı. Filo, yedi tonluk insani yardım malzemesi getirdi. Küba, ayrıca UNESCO'da sürdürülebilir kalkınma için sekiz bilim politikası önerisi sundu. Bu öneriler arasında kapsayıcı bilim sistemlerinin güçlendirilmesi ve bilimsel bilginin kamu politikalarının temel unsuru haline getirilmesi yer alıyor. Bilim, Teknoloji ve Çevre Bakanı Armando Rodríguez Batista, ABD ambargosunun ülkenin bilimsel gelişimini olumsuz etkilediğini belirterek uluslararası toplumu bilgiye evrensel erişimi savunmaya çağırdı.
Küba, 60 yılı aşkın süredir devam eden ambargoya rağmen UNESCO'da sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ilişkin verileri yeterli düzeyde sunabilen tek ülke olarak öne çıkıyor. Bu başarı, bilimin ülke kalkınmasına hizmet eden bir kamu politikası olarak tasarlanmasından kaynaklanıyor.
Sosyal Alanlardaki Çalışmalar
Sosyal alanlarda da çalışmalar devam ediyor. Santiago de Cuba'da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) bulunan çocuklara yönelik erken tanı, psikolojik destek ve eğitim hizmetleri aileler ve okullar iş birliğiyle yürütülüyor. DEHB'nin nörogelişimsel bir bozukluk olduğu vurgulanırken, uzmanlar erken teşhisin çocukların gelişimi açısından belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Bu kapsamda, çocukların dikkat, öz denetim ve sosyal becerilerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Öte yandan, Holguín'de faaliyet gösteren bir özel şirket, toplumsal sorumluluk çalışmaları kapsamında ambulans ve cenaze araçları gibi temel kamu hizmetlerinde kullanılan araçların bakım ve onarımına destek veriyor. Bu tür destekler, kamu hizmetlerinin aksamadan sürdürülmesine katkı sağlıyor.



