Kamu Kurumlarında Çocuk Bakımevi Açma Şartları Esnetildi: Detaylar ve Eleştiriler
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılması için gereken asgari çocuk sayısı 50'den 30'a düşürüldü. Düzenleme, özellikle vardiyalı çalışan kamu personeli için erişimi kolaylaştırmayı hedeflerken, kapsamı ve uygulama koşulları eleştirilere neden oldu.

Kamu kurumlarında çalışanların çocukları için bakımevi açılmasına ilişkin yönetmelikte önemli değişiklikler yapıldı. 11 Temmuz'da Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile bakımevi açılması için gereken asgari çocuk sayısı 50'den 30'a indirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bu düzenlemeyi "aile dostu çalışma hayatını güçlendirecek" bir adım olarak duyurdu.
Yeni düzenlemeye göre, kurumda çalışan kamu görevlilerinin 0-6 yaş grubundaki en az 30 çocuk için yazılı talepte bulunması halinde, ilgili bakanın onayıyla çocuk bakımevi açılabilecek. Talep sayısı 30'un altında olsa dahi kurumların bakımevi açma olanağı bulunuyor. Ayrıca, ihtiyaç halinde haftanın yedi günü 24 saat hizmet verebilen bakımevleri açılması da öngörülüyor. Bu durumun, özellikle nöbetli ve vardiyalı çalışan sağlık emekçileri, polisler ve askerler gibi kamu personeli için çocuk bakım hizmetlerine erişimi kolaylaştırması bekleniyor.
Kamu Personeliyle Sınırlı Bir Destek
Bakanlığın "sosyal politika hamlesi" olarak sunduğu bu düzenleme, yalnızca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki kamu personelinin çocuklarını kapsıyor. Özel sektörde çalışanlar, güvencesiz veya kayıt dışı çalışan milyonlarca ebeveyn bu düzenlemenin dışında kalıyor. Bu durum, düzenlemenin geniş kitlelere ulaşan kamusal bir kreş hakkı sağlamadığı eleştirilerine yol açtı.
Ayrıca, 30 kamu görevlisinin talebi bakımevinin açılmasını tek başına güvence altına almıyor. Yönetmelik, kurumun bağlı olduğu bakanın onayını şart koşuyor. Gerekli bina, bütçe ve personel gibi kaynakların nasıl sağlanacağına dair merkezi ve bağlayıcı bir güvence de tanımlanmıyor. Bu durum, çocuk sayısının düşürülmüş olmasına rağmen, kamunun her kurumda kreş açmasını sağlayacak somut bir bütçe veya kadro yükümlülüğü getirmediği anlamına geliyor.
Fiziki Standartlarda Gevşeme
Yönetmelikte yapılan değişiklikler yalnızca çocuk sayısı şartını değil, çocuk bakımevlerinin fiziki koşullarına ilişkin standartları da etkiledi. Daha önce her çocuk için en az 2 metrekare alan ve 6 metreküp hava hacmi zorunluluğu varken, yeni düzenlemeyle bu ölçüler 1,5 metrekareye ve 4,5 metreküpe indirildi. Tuvalet ve lavabo şartı da her 10 çocuk için bir adet yerine, her 20 çocuk için bir adete düşürüldü.
Bakanlık bu değişikliklerin bakım ve eğitim hizmetlerinin niteliğini artıracağını iddia etse de, çocuk başına düşen alanın ve bazı fiziki standartların azaltılması bu iddiayla çelişiyor. Yeni düzenlemede binaların deprem yönetmeliğine uygun olması şartı getirilmiş olsa da, çocukların günlük kullanım alanlarının daraltılması "nitelikli bakım" söylemini tartışmalı hale getiriyor.
Bu düzenleme, AKP'nin yıllardır kamusal bakım sorumluluğunun yerine getirilmesinde yarattığı açığın küçük bir kısmını dahi tam olarak kapatmaktan uzak görünüyor. Gerçek bir kamusal bakım hizmeti için, başvuru sayısının düşürülmesinin yanı sıra, ücretsiz, nitelikli ve yaygın çocuk bakımevlerinin her işyerinde ve her mahallede erişilebilir hale gelmesi gerektiği vurgulanıyor.



