Çözüm Süreci Çerçeve Yasası Meclise Geliyor: Şartlar ve Kapsam Belirleniyor
TBMM'nin tatile girmeden yasalaştırması beklenen çözüm sürecine ilişkin çerçeve yasa taslağının detayları ortaya çıkmaya başladı. Yasanın yürürlüğe girmesi için PKK'nin silah bıraktığına dair teyit beklenirken, Öcalan ve yöneticilerle suç kaydı bulunanların durumu da netleşiyor.

TBMM'nin tatile girmeden yasalaştırması planlanan çözüm sürecine ilişkin çerçeve yasanın detayları şekilleniyor. Edinilen bilgilere göre, yasanın yürürlüğe girmesi için en önemli şartlardan biri, PKK'nin silah bıraktığına dair Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından yapılacak tespitin ardından Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edilmesi olacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce duyurduğu ve iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı bu süreç kapsamında, yasal düzenlemenin Meclis gündemine kısa süre içinde gelmesi bekleniyor. Ancak, yasanın Meclis'ten geçmesi hemen uygulamaya geçileceği anlamına gelmiyor. Uygulama, sahadaki durumun netleşmesi ve MGK'nın "PKK feshedilmiştir, silahlar bırakılmıştır" yönünde bir karar almasına bağlı olacak. Bu teyit kararının ardından yayımlanacak Cumhurbaşkanlığı kararıyla yasa yürürlüğe girecek.
Çerçeve Yasanın Kapsamı ve İstisnaları
NTV'de yer alan iddialara göre, taslak yasa kapsamında Abdullah Öcalan ve PKK'nin üst düzey yöneticileri için özel bir düzenleme öngörülmüyor. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış olanlar ise yasanın kapsamı dışında tutulacak. Türkiye'ye dönmek isteyen ve örgüt faaliyeti kapsamında sabıka kaydı bulunmayan PKK mensupları için Türk Ceza Kanunu'ndaki etkin pişmanlık hükümleri işletilebilecek.
Suç Kaydı Olanlar İçin Adli Kontrol ve Siyaset Yasağı
Örgütsel faaliyetler kapsamında suç kaydı bulunan kişilerin dosyaları mahkemelerce incelenecek. Bu kişilerin Türkiye'ye gelmeleri durumunda üç ila beş yıl arasında adli kontrole tabi tutulmaları planlanıyor. Düzenlemede yer alması beklenen önemli bir madde ise, bu kişilerin belirli bir süre kamu kurumlarında çalışamayacak olmaları ve siyaset yapma haklarının kısıtlanması olacak.



