İç Politika

IŞİD firarisi Ömer Deniz Dündar'ın ifadesi: Türkiye yapılanması ve Avrupa bağlantıları

Ankara Gar Katliamı firarisi Ömer Deniz Dündar, IŞİD'in Türkiye'ye silah sevkiyatı, Faruk Ofisi yapılanması ve Avrupa'daki şifreli bağlantılarını deşifre etti.

Kemal D.1 dakika okuma0 görüntülenme
Ömer Deniz Dündar
Ömer Deniz Dündar
Paylaş:

Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki İfade

10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasının firari sanıklarından olan ve Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından gerçekleştirilen operasyonla Türkiye'ye getirilen Ömer Deniz Dündar'ın Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde verdiği ifade, örgütün iç yapısına dair çarpıcı detayları gün yüzüne çıkardı. 18 Haziran tarihinde alınan ifadede Dündar, 2013 yılından bu yana örgüt içerisinde üstlendiği görevleri, Türkiye'ye yönelik silah sevkiyatı ağını ve örgütün uluslararası bağlantılarını detaylandırdı.

Dündar, örgütsel faaliyetlerine Adıyaman merkezli Mustafa Dokumacı grubuyla başladığını, ardından Suriye'ye geçerek eğitim aldığını belirtti. İfadesinde, örgüt içindeki lojistik süreçlerden şifreli veri trafiğine kadar pek çok alanda aktif rol aldığını kaydeden Dündar, özellikle 2014-2016 yılları arasında Gaziantep hattı üzerinden Türkiye'ye mühimmat ve patlayıcı yapımında kullanılan malzemelerin taşındığını itiraf etti.

Türkiye Vilayeti ve Faruk Ofisi Yapılanması

Örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde "Mektep Faruk Ofisi"nin stratejik önemine değinen Dündar, Mustafa Dokumacı'nın ölümünün ardından bu birimin faaliyetlerinden bir süre kendisinin sorumlu olduğunu açıkladı. Dündar'ın beyanlarına göre, söz konusu ofis sadece Türkiye değil; Azerbaycan, Rusya, Kafkasya ve Avrupa ülkelerindeki gruplarla da koordineli çalışıyordu.

Dündar'ın ifadelerinde öne çıkan bazı başlıklar şunlardır:

  • Britanya'da faaliyet gösteren ve örgüte maddi destek sağlayan yaklaşık 12 kişilik bir grup ile temas kurulduğu.
  • Kosova bağlantılı yapılar üzerinden Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde silah saklama ve koordinat belirleme planları yapıldığı.
  • Gürcistan'da uluslararası katılımcılara yönelik bir eğitim kampı kurulmasının hedeflendiği.
  • Örgüt içi şifreli haberleşmede TrueCrypt gibi programların kullanıldığı ve dijital materyallerin bu yolla aktarıldığı.

İfadede ayrıca, Dokumacı'nın 2020 yılındaki ölümünün ardından örgütün Uzak Vilayetler İdaresi tarafından gönderilen 40 bin doların, ofisin faaliyetleri ve diğer birimler arasında paylaştırıldığı bilgisi de yer aldı. Dündar, örgüt bünyesinde yer alan isimlerin birçoğunun geçmişte Gaziantep'teki "Genç Müslümanlar" olarak bilinen çevre içerisinde faaliyet gösterdiğini vurguladı.

Paylaş: