İç Politika

Eğitim-İş'ten Bakan Tekin'e Tepki: Kurtuluş Savaşı Tarihi Keyfi Yazılamaz

Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kurtuluş Savaşı'na yönelik sözlerini eleştirerek, bu müdahalelerin Cumhuriyetin kurucu iradesini hedef aldığını belirtti. Sendika, okulların ideolojik laboratuvara çevrildiğini savundu.

Sinan Ö.2 dakika okuma0 görüntülenme
Eğitim-İş sendikası genel merkez binası önünde açıklama yapan yetkililer.
Eğitim-İş sendikası genel merkez binası önünde açıklama yapan yetkililer.
Paylaş:

Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kurtuluş Savaşı'nın tarihi ve önemi hakkındaki açıklamalarına sert tepki gösterdi. Sendika, Bakan Tekin’in sözlerinin basit bir müfredat değişikliği olmadığını, Cumhuriyetin kurucu iradesini hedef alan ideolojik bir hamle olduğunu vurguladı. Açıklamada, Kurtuluş Savaşı’nın tarihi ve öneminin bakanlık koltuklarında oturanların keyfine göre yeniden yazılamayacağı ifade edildi.

Bakan Tekin'in Açıklamaları ve Eğitim-İş'in Değerlendirmesi

Eğitim-İş Merkez Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Kurtuluş Savaşı’nı hedef alan ve küçümsemeye çalışan sözlerinin, “yalnızca basit bir müfredat değişikliğinin ilanı değildir” denildi. Sendika, bu tür açıklamaların Atatürk ilke ve devrimlerine duyulan bir alerjinin dışavurumu ve Cumhuriyetin kurucu iradesini tasfiye etmeyi amaçlayan bilinçli, ideolojik bir hamle olarak nitelendirdi. Eğitim-İş, “Kurtuluş” kavramının Cumhuriyetin kuruluşunda taşıdığı tarihsel ve siyasal anlamı vurgulayarak, bu mücadelenin Sevr Antlaşması ile ülkeyi bölen, kapitülasyonlarla halkı sömüren batı emperyalizminden, mandacılıktan, halkı tebaa ve kul olarak gören saltanat düzeninden ve işgale karşı direnen halkı ‘asi’ ilan eden saray rejiminden kurtuluş olduğunu belirtti.

Kurtuluş Savaşı: Ümmetten Millete Geçiş ve Aydınlanma Devrimi

Sendika, Kurtuluş Savaşı’nın sadece askeri bir mücadele olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir dönüşüm olduğunu vurguladı. Eğitim-İş’e göre Kurtuluş Savaşı, emperyalizme karşı direnen bir halkın ümmetten millete, kulluktan yurttaşlığa geçişini simgeliyor. Cumhuriyet ise, çökmüş bir rejimin devamı değil, aklın ve bilimin rehberliğinde gerçekleştirilen bir aydınlanma devrimi olarak tanımlandı. Sendika, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında yapılan değişikliklerin, iktidarın genel eğitim politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bu kapsamda MEB’in okulları çağdaş eğitim kurumları olmaktan çıkararak, egemen ideolojinin yeni nesillere aktarıldığı bir laboratuvar haline getirdiğini iddia etti.

Eğitimdeki Sorunlar ve Bakanlığın Gündemi

Açıklamada, Türkiye’deki eğitim sisteminin temel sorunlarına da dikkat çekildi. Eğitim-İş, çocukların okullarda aç ve susuz kaldığı, öğrenciler ve öğretmenlerin can güvenliğinden endişe duyduğu, eğitim yuvalarının temel hijyen ve sağlık koşullarından yoksun bırakıldığı bir ortamda, eğitim emekçilerinin acil çözüm bekleyen sorunları ortadayken bakanlığın önceliğinin Cumhuriyetin ve Atatürk ilke devrimlerinin içini boşaltmak olmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

Son olarak Eğitim-İş, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen ve dünyadaki mazlum halklara ilham kaynağı olan Kurtuluş Savaşı’nın tarihi ve öneminin keyfi olarak değiştirilemeyeceğini yineledi. Sendika, Cumhuriyet ilke ve devrimlerine bağlı eğitim emekçileri olarak öğrencilere neyden kurtulunduğunu ve tam bağımsız bir Cumhuriyetin nasıl kurulduğunu anlatmaya devam edeceklerini taahhüt etti.

Paylaş: