Politika

Ermenistan'da Seçim Günü: Paşinyan'ın Batı Açılımı ve Rusya Baskısı Masada

Ermenistan'da parlamento seçimleri yapılıyor. Başbakan Nikol Paşinyan'ın Batı ile yakınlaşma ve Azerbaycan ile normalleşme politikası, Rusya yanlısı muhalefetin ve Moskova'nın artan baskısıyla karşı karşıya. Seçim sonuçları, ülkenin dış politikasını belirleyecek.

Yönetici3 dakika okuma0 görüntülenme
Ermenistan parlamento seçimleri öncesi Başbakan Nikol Paşinyan'ın mitinginde çekilmiş fotoğraf.
Ermenistan parlamento seçimleri öncesi Başbakan Nikol Paşinyan'ın mitinginde çekilmiş fotoğraf.
Paylaş:

Ermenistan, bugün sandık başına giderek hem hükümetin geleceğini hem de ülkenin dış politika rotasını belirleyecek kritik bir parlamento seçimi gerçekleştiriyor. Yaklaşık 2,5 milyon seçmen, 18 parti ve ittifak arasından tercihini yapacak. Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi'nin önde gelen aday olduğu seçimde, Rusya bağlantılı eski siyasetçiler ve iş insanlarının desteklediği ittifaklar da yarışıyor.

Bu seçim, 2023'te Dağlık Karabağ'ın Azerbaycan kontrolüne geçmesinin ardından Ermenistan'da derinleşen güvenlik krizi ve ülkenin dış politika yönelimi konusundaki tartışmaların gölgesinde yapılıyor. Başbakan Paşinyan, Rusya'nın Karabağ sürecindeki rolünün yetersiz kaldığı görüşüyle Moskova'ya olan bağımlılığı azaltma politikası izliyor. Bu çerçevede, Erivan Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ile ilişkilerini de fiilen dondurmuş durumda.

Paşinyan'ın seçim kampanyasının temelini, Azerbaycan ile nihai barış anlaşması yapma, Türkiye ile normalleşme sürecini ilerletme ve Ermenistan'ın dış politika seçeneklerini çeşitlendirme vaatleri oluşturuyor. Ancak bu çizgi, ülke içinde sert eleştirilere neden oluyor. Muhalefet, Paşinyan'ı Azerbaycan'a karşı fazla taviz vermekle ve ülkeyi Rusya'dan uzaklaştırarak güvensiz bir konuma itmekle suçluyor. Paşinyan ise eski iktidar çevrelerinin ve Rusya'ya yakın güçlerin yeniden sahneye çıkmasının ülkeyi yeni bir savaş riskine sürükleyebileceği endişesini taşıyor.

Seçim, Paşinyan'ın Azerbaycan ile barış anlaşması ve Batı ile yakınlaşma politikası açısından bir nevi fiili referandum niteliği taşıyor. Sivil Sözleşme Partisi'nin birinci parti çıkması beklenmekle birlikte, anayasa değişikliği için gereken çoğunluğu sağlayıp sağlayamayacağı belirsizliğini koruyor. Azerbaycan'ın, barış anlaşmasının tamamlanması için Ermenistan Anayasası'nda değişiklik talep ettiği yönünde bilgiler bulunuyor.

Ermenistan'ın Rusya ile ilişkileri de seçimin en önemli gündem maddelerinden biri. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana güvenlik, enerji ve ticaret alanlarında büyük ölçüde Rusya'ya bağımlı olan Ermenistan, Karabağ savaşları ve Azerbaycan'ın sınır saldırıları sırasında Rusya'nın tutumunu sorgulamaya başladı. Moskova ise Paşinyan yönetiminin Avrupa Birliği (AB) ve ABD ile yakınlaşmasına açıkça tepki gösteriyor. Rusya, Ermenistan'a sağladığı ucuz doğalgaz, petrol ve elmas gibi ayrıcalıkları sonlandırma tehdidinde bulunurken, Erivan'ın AB üyeliği hedefi ile Avrasya Ekonomik Birliği üyeliği arasında bir tercih yapması gerektiğini belirtiyor.

Seçim süreci boyunca Rusya, Paşinyan'a Batı'dan gelen siyasi desteğe karşılık ekonomik baskı ve uyarılarla müdahil oldu. Moskova, Ermenistan'ın AB'ye yönelmesinin ülke ekonomisine ağır bedeller ödeteceğini savunarak, Erivan'a AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında bir 'referandum' yapması çağrısında bulundu.

Diğer yandan, ABD ve AB de seçim öncesinde Paşinyan yönetimine açık destek verdi. Ermenistan son dönemde ABD, Fransa, Birleşik Krallık ve Çin ile stratejik ortaklık anlaşmaları imzaladı. Hükümet ayrıca AB ile vize serbestisi görüşmeleri ve güvenlik-dış politika istişareleri yürütüyor. ABD Başkanı'nın Paşinyan'a verdiği destek mesajı ve ABD Dışişleri Bakanı'nın Erivan ziyareti sırasında imzalanan anlaşmalar, AB-Ermenistan ilişkilerinin de güçlendiğini gösteriyor. Bu gelişmeler, Ermenistan'daki seçimin sadece iç siyasi bir yarış olmadığını, aynı zamanda Güney Kafkasya'daki nüfuz mücadelesinin bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.

Paşinyan karşıtı muhalefet bloklarının ortak noktası, Moskova ile ilişkilerin onarılması gerektiğini savunmaları. Rusya bağlantılı sermayedarların desteklediği Güçlü Ermenistan İttifakı, eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan'ın Ermenistan İttifakı ve Müreffeh Ermenistan Partisi, Azerbaycan ile barış sürecinde Rusya'nın yeniden garantör rol üstlenmesini talep ediyor. Bu durum, seçimin adeta 'Batı mı Rusya mı' ikilemine sıkışmasına neden oluyor.

Ancak Ermenistan içinden yapılan bazı değerlendirmeler, bu ikili çerçevenin gerçeği basitleştirdiğini gösteriyor. Paşinyan hükümeti kendi dış politika çizgisini 'dengeli ve dengeleyici' olarak tanımlayarak, Rusya ile tüm bağları koparmadan Batı ile ilişkileri güçlendirme iddiasında.

Seçimden Paşinyan'ın zaferle çıkması durumunda Ermenistan'ın Batı ile yakınlaşma ve Azerbaycan ile normalleşme sürecini sürdürmesi bekleniyor. Ancak hükümetin parlamentoda anayasal çoğunluğu elde edememesi, barış anlaşması ve dış politika yönelimi açısından yeni pazarlıklara kapı aralayabilir. Muhalefetin güçlenmesi ise Moskova'nın Ermenistan siyasetindeki etkisini artırabilir. Bu nedenle seçim, Erivan'daki iktidar mücadelesinin yanı sıra Güney Kafkasya'da Rusya'nın azalan nüfuzuna karşı Batı'nın açtığı alanın da test edileceği bir süreç olarak görülüyor.

Paylaş: