Doruk Madencilik İşçileri Haklarını Kazanarak Direnişi Zaferle Sonlandırdı
Yıllarca süren hak gaspları, hileli devirler ve patronun oyalama taktiklerine karşı Bağımsız Maden-İş öncülüğünde mücadele eden Doruk Madencilik işçileri, tüm alacaklarını tahsil ederek direnişlerini başarıyla tamamladı.

Doruk Madencilik işçileri, aylardır süren hak arama mücadelelerini zaferle sonuçlandırdı. Bağımsız Maden-İş sendikasının öncülüğünde örgütlenen işçiler, karşılaştıkları hak gasplarına, hileli devirlere ve patronun oyalama taktiklerine karşı gösterdikleri kararlılıkla tüm alacaklarını tahsil etmeyi başardı. Bu önemli kazanım, Türkiye'deki emek mücadelesi açısından emsal teşkil ediyor.
Mücadelenin kökeni, işletmenin Adularya Madencilik dönemine dayanıyor. Bu dönemde işçiler ek mesai ve ücretsiz izin gibi sorunlarla karşı karşıya kalsa da, o dönemin koşullarında seslerini yeterince duyuramadılar. İş yerindeki sarı sendika ile de güçlü bir bağ kurulamaması, sorunların çözümünü geciktirdi. 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından Adularya Madencilik'e TMSF tarafından el konuldu.
TMSF Devri ve Yıldızlar Holding'in Zorlukları
Takip eden süreçte, TMSF'nin elindeki maden sahası, genellikle iktidarla yakın ilişkileriyle bilinen Yıldızlar Holding tarafından devralındı. Ancak bu devir sürecinde, Türkiye'de bir maden sahasında ilk kez TMSF döneminden kalan borçlar işçilere ödenmeden işletme doğrudan satıldı. Bu durum, hukuki bir istisna olarak değerlendirilerek hak gasplarının önünü açtı. Seramikten demire, kömürden bakıra kadar pek çok sektörde faaliyet gösteren Yıldızlar Holding, Doruk Madencilik ve bağlı şirketleri üzerinden karmaşık bir yapı kurarak, on yılı aşkın süredir çalışan işçilerin geçmiş alacaklarını tahsil etmesini zorlaştırdı.
Ücretsiz İzin Dayatması ve Çifte Sömürü
Maden firması, tasarruf gerekçesiyle işçileri keyfi olarak ücretsiz izne çıkararak sigortalarını yatırmadı ve maaşlarını ödemedi. İşçiler, yılın önemli bir bölümünü ücretsiz izinle geçirirken, geçimlerini sağlamak için kapıcılık, bekçilik, garsonluk, hamallık gibi gündelik işlere yönelmek zorunda kaldı. Bu durum, işçileri patrona daha bağımlı hale getirdi. Ayrıca, firmanın işçilerin çalışma kayıtlarını eksik bildirmesi, SGK nezdinde resmiyete dökülen çalışma günlerini azaltarak emeklilik haklarını da olumsuz etkiledi. Bu süreçte iktidara yakın sendikanın sorunlara çözüm getirememesi üzerine işçiler, Bağımsız Maden-İş ile iletişime geçerek örgütlü mücadele yolunu seçti.
Sözünde Durmayan Patrona Karşı Yürüyüş ve Kazanım
Nisan ayında başlayan yürüyüşler ve Ankara'da süren yaklaşık bir aylık mücadelenin ardından şirket, işçilerin tüm haklarını ödemeyi kabul etti. Ancak patronun verdiği 15 Mayıs son ödeme tarihi yine tutmadı. Garantör konumundaki bakanlıkların ve patronun sözlerine güvenilemeyeceğini anlayan işçiler, 1 Haziran'da mücadelelerine yeniden başladılar. Beypazarı çıkışında durdurulan işçiler, haklarını alana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini bir kez daha gösterdiler. Ankara'daki Yıldızlar Holding önünde toplanan işçiler ve Beypazarı'ndaki direnişçilerin bir araya gelmesiyle oluşan güçlü baskı, patronu geri adım atmaya zorladı. Günler süren mücadelenin ardından patron, tüm alacakları ödeme sözü verdi ve gece saatlerinde tazminatlar ile hak edilen ücretler işçilerin hesaplarına yatırıldı.
Doruk Madencilik işçilerinin bu haklı mücadelesi, en temel hakları için bile eylem yapmak zorunda kalan emekçilere, örgütlü mücadelenin önemini bir kez daha hatırlattı. Süreç boyunca işçilerle dayanışma içinde olan gazeteciler de direniş alanından teşekkür ve iyi dileklerle uğurlandı. Madencilerin kazandığı bu zafer, emek mücadelesi tarihinde önemli bir yer edindi.



