Dış Politika

Tunus'ta Binlerce Kişi Sahip Hükümetini ve Ekonomik Krizi Protesto Etti

Tunus'ta binlerce kişi, Cumhurbaşkanı Kays Said'in yetki yoğunlaşmasına, siyasi tutuklamalara ve ekonomik zorluklara karşı başkentte sokağa çıktı. Gösteriye farklı siyasi grupların yanı sıra Nahda Hareketi de katıldı.

Onur B.2 dakika okuma0 görüntülenme
Tunus'ta Cumhurbaşkanı Kays Said karşıtları, siyasi tutuklamalar ve ekonomik koşulları protesto etmek için başkentte toplandı.
Tunus'ta Cumhurbaşkanı Kays Said karşıtları, siyasi tutuklamalar ve ekonomik koşulları protesto etmek için başkentte toplandı.
Paylaş:

Tunus'un başkenti Tunus'ta, Cumhurbaşkanı Kays Said'in uygulamaları ve ülkedeki ağırlaşan ekonomik koşullar protesto edildi. Başkentteki Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan binlerce gösterici, Habib Burgiba Caddesi üzerinden Belediye Tiyatrosu'na kadar yürüyerek, "Git", "Halk rejimin yıkılmasını istiyor" ve "Özgürlük, çalışma ve ulusal onur" sloganları attı.

Protestolar, Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de parlamentonun çalışmalarını askıya alarak olağanüstü yetkileri kendi uhdesine toplamasının beşinci yıl dönümünde gerçekleşti. Said, bu tarihten sonra parlamentoyu feshederek kararnamelerle yönetmeye başlamış ve cumhurbaşkanlığı yetkilerini genişleten yeni bir anayasa hazırlatmıştı.

Siyasi Baskılar ve Muhalefet Cephesi

Eylemin çağrısı, Cumhurbaşkanı Said karşıtı partileri ve bağımsız siyasi isimleri bir araya getiren "Nefes" adlı bir girişim tarafından yapıldı. Gösteriye Cumhuriyetçi Parti gibi siyasi oluşumların temsilcileri, tutuklu siyasetçilerin yakınları ve çeşitli sivil toplum örgütleri katıldı. Ancak dış basının sıklıkla tek bir "demokratik muhalefet" olarak sunduğu bu gösterinin bileşenleri homojen bir yapı sergilemedi. Protestolara, Müslüman Kardeşler'in Tunus kolu olarak bilinen Nahda Hareketi de destek verdi. Nahda Sözcüsü İmad Hamiri, gösterinin geleneksel muhalefet çevrelerini aştığını ve ekonomik kriz ile kamu hizmetlerindeki bozulmadan etkilenen geniş kesimlere ulaştığını belirtti.

Said yönetimi, Nahda lideri Raşid Gannuşi başta olmak üzere sosyal demokrat, liberal ve eski rejim yanlısı çok sayıda siyasetçiyi tutukladı. Bu baskıcı uygulamalar, gazetecileri, avukatları, sendikacıları ve insan hakları savunucularını da kapsayacak şekilde genişledi.

Ekonomik Kriz ve Toplumsal Tepkiler

Göstericiler, siyasi tutuklamaların yanı sıra ülkede giderek ağırlaşan geçim koşullarına da tepki gösterdi. Artan fiyatlar, temel tüketim maddelerine ve ilaçlara erişimde yaşanan zorluklar, su ve elektrik kesintileri, ücretlerdeki erime ve kamu hizmetlerindeki bozulma, Cumhurbaşkanı Said yönetimine karşı tepkinin artmasına neden oluyor. Tunus ekonomisindeki düşük büyüme, finansman sıkıntısı ve yüksek hayat pahalılığı sürerken, hükümetin IMF'nin talep ettiği sübvansiyonların azaltılması ve kamu ücretlerinde kesinti yapılması gibi konularda attığı adımlar yetersiz kalıyor. Öte yandan, ülkenin en büyük emek örgütü Tunus Genel İşçi Sendikası (UGTT) ile iktidar arasındaki gerilim de devam ediyor. Sendika, ücretlerin artırılması ve örgütlenme hakkının korunması talebiyle grevler düzenlerken, Said yönetimini sendikal özgürlükleri hedef almakla suçluyor.

Uluslararası İlişkiler ve Göç Politikası

Avrupa Birliği (AB), Tunus'taki baskıcı uygulamalara yönelik açıklamalarda bulunsa da, Tunus ile göçmenlerin Avrupa'ya geçişini engellemeye odaklanan işbirliğini sürdürüyor. Temmuz 2023'te imzalanan AB-Tunus mutabakatı, Tunus güvenlik güçlerine sınır denetimi, ekipman ve mali destek sağlanmasını öngörüyor. Bu anlaşma, Avrupa'ya ulaşmaya çalışan göçmenlerin Tunus'ta tutulmasını AB politikalarının temel unsurlarından biri haline getirdi. Avrupa Komisyonu, ülkedeki siyasi baskılara ve göçmenlere yönelik şiddete rağmen Tunus ile işbirliğini genişletme eğiliminde. Bu durum, AB'nin Tunus'taki gelişmelere ilişkin "demokrasi" vurgularının, kıtanın sınır güvenliği ve göç kontrolü öncelikleri karşısında ikinci planda kaldığı şeklinde yorumlanıyor.

Paylaş: