Dış Politika

Nijerya'dan Yerli Dron Hamlesi: Afrika Kıtası Savunma Teknolojisinde Kendi Ayakları Üzerinde Durmayı Hedefliyor

Nijerya merkezli Terra Industries, Afrika'nın silah ve güvenlik teknolojisi pazarındaki dışa bağımlılığını azaltma hedefiyle insansız hava araçları ve karşı-dron sistemleri geliştiriyor. Kıtadaki Türk SİHA pazarının büyümesiyle birlikte yerli üretimin önemi artıyor.

Sinan Ö.3 dakika okuma1 görüntülenme
Nijerya merkezli Terra Industries'in geliştirdiği insansız hava aracı.
Nijerya merkezli Terra Industries'in geliştirdiği insansız hava aracı.
Paylaş:

Afrika ülkeleri, sınır güvenliğini sağlama, silahlı gruplarla mücadele ve kritik altyapıyı koruma gibi nedenlerle insansız hava araçlarına (İHA) olan taleplerini artırıyor. Ancak bu büyüyen pazarın büyük bir bölümü Türkiye, Çin ve İsrail gibi dış tedarikçilerin kontrolünde bulunuyor. Bu duruma karşı Nijerya merkezli Terra Industries, kıtanın sadece bir teknoloji müşterisi olarak kalmaması gerektiğini savunarak savunma sanayisinde yerli üretime odaklanıyor.

2024 yılında kurulan Abuja merkezli şirket, insansız hava araçları, otonom gözetleme kuleleri, insansız kara araçları ve düşman dronlarını etkisiz hale getirecek sistemler geliştiriyor. Terra Industries, ürünlerinde kullandığı girdilerin yüzde 70'inden fazlasını yerel kaynaklardan temin ettiğini; yazılım, hava aracı gövdesi, pervane ve batarya paketlerini kendi bünyesinde geliştirdiğini belirtiyor. Bu iddialar doğruysa, şirketin girişimi ithal parçaları bir araya getiren basit bir montaj hattının ötesine geçiyor ve Afrika'nın savunma teknolojisindeki dışa bağımlılığını azaltma potansiyeli taşıyor.

Türk SİHA'larının Afrika Pazarı ve Yerli Üretim İhtiyacı

Afrika ordularının hava gücü uzun yıllar Rus ve Çin yapımı sistemlere dayanırken, son yıllarda Türkiye de bu alanda önemli bir aktör haline geldi. Özellikle Baykar tarafından üretilen Bayraktar TB2 SİHA'lar, gözetleme, hedef tespiti ve mühimmat taşıma kapasiteleriyle kıtadaki birçok ülke tarafından tercih ediliyor. Baykar, Afrika'yı şirketinin en hızlı büyüyen pazarlarından biri olarak tanımlıyor ve Bayraktar TB2 ile Akıncı modelleri dünya genelinde onlarca ülkeye ihraç ediliyor. Fas, Nijer, Mali, Burkina Faso, Etiyopya, Togo, Tunus, Cibuti ve Nijerya gibi ülkeler Türk yapımı İHA'ları envanterlerine kattı. Sahel bölgesinde bazı ülkelerin Fransa ile askeri ilişkilerinin zayıflaması, Türkiye'nin savunma ürünleri için yeni fırsatlar yarattı.

Nijerya da bu dışa bağımlılık tablosundan payını alıyor. Ülke, geçmişte Çin yapımı İHA'lar kullanırken, 2022'den itibaren Türk yapımı Bayraktar TB2'leri kullanmaya başladı. 2024 sonu itibarıyla Nijerya ordusunun ek TB2 alımı ve personel eğitimi planladığına dair haberler yayımlandı. Terra Industries'in yerli kapasite yaratma girişimi, Türkiye ve Çin gibi yerleşik tedarikçilerin bulunduğu bir pazarda rekabet etmeyi amaçlıyor.

Terra Industries'in Üretim Hedefleri ve Teknolojik Bağımsızlık Sorunu

Terra Industries'in Nijerya'nın başkenti Abuja'nın yanı sıra Gana'nın başkenti Akra'da da üretim tesisleri bulunuyor. Şirket, Akra'daki tesisini kıtanın en büyük dron ve karşı-dron üretim merkezi haline getirmeyi hedefliyor. 2028 yılına kadar yıllık 50 bin adet üretim kapasitesine ulaşmayı planlayan şirket, bu hedefin büyük askeri hava araçlarının yanı sıra farklı boyutlardaki gözetleme ve karşı-dron sistemlerini de kapsadığını belirtiyor. Bu tesisin 120 mühendislik istihdamı yaratması bekleniyor.

Şirketin geliştirdiği sistemlerin enerji santralleri, petrol rafinerileri ve madenler gibi yaklaşık 11 milyar dolar değerindeki altyapının korunmasında kullanıldığı ifade ediliyor. Terra, Nijerya dışında sekiz Afrika ülkesi ve Kanada'da faaliyet gösterdiğini belirtse de, bu rakamlar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil ve büyük ölçüde şirketin kendi beyanlarına dayanıyor. Şirketin ürünleri arasında Kama adlı, saatte 300 kilometre hıza ulaşabildiği belirtilen bir önleme dronu da bulunuyor. Bu sistem, geleneksel hava savunma sistemlerinin pahalı veya erişilemez olduğu bölgelerde düşman dronlarını durdurmak amacıyla geliştirildi.

Afrika'daki dron pazarını büyüten tek faktör devletlerin silahlanma programları değil. Ticari amaçlı ucuz dronların silahlı gruplar tarafından keşif, mühimmat taşıma ve saldırı amacıyla kullanılması, devletleri karşı-dron teknolojilerine yöneltiyor. Örneğin, Mali ve Burkina Faso'da faaliyet gösteren El Kaide bağlantılı grupların 2023'ten bu yana yüzlerce dron saldırısı gerçekleştirdiği rapor edildi. Bu durum, başlangıçta sivil amaçlarla kullanılan teknolojilerin hızla askerileşebildiğini ve buna karşı geliştirilen önleme sistemlerinin yeni bir pazar oluşturduğunu gösteriyor.

Savunma sanayisinde “yerli üretim” kavramı, bir ürünün ülke içinde monte edilmesiyle sınırlı kalmamalı. Motorlar, optik sistemler, haberleşme sistemleri, yarı iletkenler ve güdüm bileşenleri gibi kritik parçaların dışarıdan temin edilmesi, stratejik bağımlılığın devam etmesine neden oluyor. Yazılımın kaynak kodu ve fikri mülkiyet hakları yabancı şirkette kaldığında, bakım, güncelleme ve mühimmat entegrasyonu gibi konularda bağımlılık sürüyor. Baykar'ın bile tedarik zinciri risklerini azaltmak amacıyla daha fazla parçayı kendi bünyesinde üretmeye yönelmesi, küresel ölçekte “yerli” olarak tanıtılan savunma ürünlerinin dahi uluslararası tedarik zincirlerine bağımlı olduğunu gösteriyor. Terra'nın yüzde 70 yerel girdi oranı tek başına tam teknolojik bağımsızlık anlamına gelmiyor; kalan yüzde 30'un hangi kritik parçaları kapsadığı önem taşıyor.

Terra'nın girişimi, Afrika'da savunma sanayisi açısından önemli bir değişime işaret etse de, özel sermaye tarafından finanse edilen bir silah şirketinin büyümesi kendi başına “savunma egemenliği” yaratmıyor. Şirketin aldığı 34 milyon dolarlık ilk yatırım turuna ABD'li veri ve savunma teknolojisi şirketleriyle bağlantılı yatırım fonlarının öncülük etmesi, yeni bağımlılık ilişkilerine dair soruları gündeme getiriyor. Bu durum, Afrika ülkelerinin Türkiye, Çin, Rusya veya Batılı şirketlerden yapılan ithalatı azaltırken, denetimsiz özel savunma şirketlerine bağımlı hale gelme riskini ortaya çıkarıyor. Güçlü parlamenter denetim ve şeffaf satın alma mekanizmalarının bulunmadığı durumlarda, yerli üretim silahlanmanın toplumsal denetimini zorlaştırabilir.

Paylaş: