Dış Politika

NATO Zirvesi Anketi: Kentte Güvenlik Tedbirlerine Tepki

Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde alınan geniş güvenlik önlemleri ve kentte yaşanan kısıtlamalar tepkilere neden oldu. Yurttaşlar, zirve hazırlıklarının halk üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Kemal D.1 dakika okuma0 görüntülenme
Ankara'da NATO zirvesi hazırlıkları kapsamında güvenlik önlemleri alınırken çekilmiş bir kare.
Ankara'da NATO zirvesi hazırlıkları kapsamında güvenlik önlemleri alınırken çekilmiş bir kare.
Paylaş:

Ankara'da yaklaşan NATO zirvesi hazırlıkları kapsamında alınan olağanüstü güvenlik önlemleri, kent sakinleri tarafından protesto edildi. Ayrancı Semt Evi öncülüğünde Adile Naşit Parkı'nda düzenlenen buluşmada, zirve nedeniyle Ankara'nın bir şantiyeye ve adeta bir hapishaneye dönüştürüldüğü eleştirisi yapıldı. Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin önemine vurgu yapıldı.

NATO Zirvesi Kapsamında Alınan Tedbirler Eleştirildi

Toplantıda konuşan Türkiye Komünist Partisi (TKP) Merkez Komite Üyesi Ali Ufuk Arikan, zirve hazırlıkları kapsamında Ankara'da uygulanan kısıtlamaları sert bir dille eleştirdi. Arikan, ABD Başkanı Donald Trump'ın ziyareti bahane edilerek Ankaralılara 'hapis hayatı yaşatılmak istendiğini' belirterek, 'dünyanın en büyük terör örgütünün temsilcileri' olarak nitelendirdiği heyetlerin ülkeye geleceğini savundu. Kentin tarihsel kimliğine değinen Arikan, 107 yıl önce işgal altında bağımsızlık mücadelesinin adresi olan Ankara'nın, bugün NATO zirvesi için adeta kapatıldığını dile getirdi.

NATO'nun Türkiye Tarihindeki Yeri ve Maliyeti

Arikan, Türkiye'nin NATO'ya giriş sürecini ve ittifakın bedelini çarpıcı örneklerle anlattı. Kore Savaşı'na gönderilen askerlerin ABD çıkarları uğruna feda edildiğini hatırlatan Arikan, "Bu ülkenin 721 askeri, bu ülke NATO onursuzluğunun parçası olsun diye, birilerinin patronların, tarikatların, holdinglerin düzeni sürsün diye ölüme gönderildi. 1952'de NATO'ya girelim diye Adnan Menderes bu ülkenin 721 askerini ABD'ye hediye etti" dedi. Türkiye'de NATO'ya ait 28 üs bulunduğunu belirten Arikan, bu üslerin ülkenin kaynaklarını emperyalist çıkarlara hizmet için kullandığını savundu. Zirve hazırlıkları için yapılan harcamaların, emeklilerin ve çalışanların içinde bulunduğu ekonomik zorluklarla çeliştiğini vurgulayan Arikan, "Emekli yurttaşlarımız 20.000 TL maaşla açlık sınırının çok altında hayatta kalmaya çalışırken, onlar milyarlarca lirayı zirve için yollara döküyorlar" ifadelerini kullandı.

Konuşmasında, sağ siyasetin emperyalizmle kurduğu tarihi ilişkiye de değinen Arikan, 6. Filo'ya karşı verilen mücadeleyi hatırlatarak, günümüzde de anti-emperyalist mücadelenin devam ettiğini belirtti. Zirve için uygulanan yasaklara ve kente yapılan 'makyaj' çalışmalarına tepki gösteren Arikan, halka emperyalizme karşı örgütlenme çağrısında bulundu ve bu onursuzluğa teslim olmayacaklarını ifade etti.

Paylaş: