Dış Politika

AB'den İsrail'e Yaptırım Çıkmazı: Filistin Konusu Ticareti Bile Etkileyemedi

Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, İsrail'in Filistin'deki eylemlerine karşı somut adımlar atmakta zorlanırken, ticari ilişkilerde dahi yüzde 0,5'lik bir indirimi dahi uzlaşamadı. Bu durum, AB'nin Filistin konusundaki ikiyüzlü tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Kemal D.1 dakika okuma0 görüntülenme
Avrupa Birliği bayrağı önünde İsrail bayrağı ve Filistin bayrağı sembolik olarak gösteriliyor.
Avrupa Birliği bayrağı önünde İsrail bayrağı ve Filistin bayrağı sembolik olarak gösteriliyor.
Paylaş:

Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları, Brüksel'de gerçekleştirdikleri toplantıda İsrail'in Filistin halkına yönelik saldırıları ve uluslararası hukuka aykırı yerleşim politikaları karşısında somut bir tavır sergilemekte yetersiz kaldı. Bakanlar, İsrail ile olan ticarette yüzde 0,5'lik bir indirimi dahi kabul edemedi. Bu durum, AB'nin Filistin meselesindeki tutumunun çifte standartlı olduğunu ve ticari çıkarların insani değerlerin önüne geçtiğini bir kez daha gösterdi.

AB-İsrail Ortaklık Anlaşması Tartışmaları

Avrupa kamuoyunda uzun süredir tartışılan AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınması talebi, 1 milyondan fazla AB vatandaşı tarafından imzalanan bir kampanya ile destek buldu. Ancak AB kurumları, bu talebi yalnızca yasa dışı yerleşimcilere yönelik yaptırım seçeneklerine indirgeyerek, geniş çaplı bir adım atmaktan kaçınıyor. Bu yaklaşım, AB'nin İsrail'e olan yakınlığı ve Filistin konusundaki ikiyüzlülüğünün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Tartışmaların odağındaki AB-İsrail ticaretinin toplam hacmi içinde, Batı Şeria gibi yasa dışı işgal altındaki topraklarda üretilen ürünlerin payının sadece yüzde 0,5 olması, yaptırım girişimlerinin neden bu kadar cılız kaldığını da ortaya koyuyor.

Yaptırım Talepleri Sonuçsuz Kaldı

Brüksel'deki Dışişleri Bakanları toplantısında İspanya, Belçika ve Hollanda gibi ülkelerin İsrail'e yönelik daha sıkı denetim ve yaptırım talepleri karşılık bulmadı. Bakanlar, yalnızca konu üzerine çalışacaklarını belirterek toplantıyı sonlandırdı. Bu durum, İsrail'in Filistinlileri topraklarından etmesi ve bu topraklarda üretilen ürünlerin dünya pazarlarına sunulması karşısında AB'nin etkisizliğini gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz ayki AB Liderler Zirvesi'nde de benzer bir tartışma yaşanmış, yaptırım yanlısı ülkeler ile Almanya, Çekya ve Slovenya gibi yaptırım karşıtı ülkeler arasında gerilim yaşanmıştı.

Bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye'de ise AB ile yapılan silah anlaşmalarının halka başarı olarak sunulması eleştirilere neden oluyor. AB'nin kağıt üzerinde İsrail'in yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı bulduğunu belirtmesine rağmen, bu yerleşimlerde üretilen ürünlerin AB'ye girişini engellememesi dikkat çekiyor. Ürünler yalnızca üretim yeri işaretlenerek piyasaya sunuluyor.

Paylaş: