Dış Politika

İran'da ABD İle Müzakere Krizi: Hamaney'den Çekinceli Onay

İran ve ABD arasında varılan mutabakat zaptı yürürlüğe girerken, ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney müzakereler konusunda farklı bir görüşe sahip olduğunu belirtti. Süreç, İsrail'in saldırıları ve ABD'nin ekonomik müdahale niyetleri nedeniyle belirsizliğini koruyor.

Onur B.2 dakika okuma0 görüntülenme
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD ile varılan mutabakat zaptına ilişkin açıklaması.
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD ile varılan mutabakat zaptına ilişkin açıklaması.
Paylaş:

İran ve ABD arasında varılan mutabakat zaptı, tarafların uzaktan attığı imzalarla yürürlüğe girdi. Bu gelişmenin ardından, nihai anlaşma için 60 günlük bir müzakere süreci başlayacak. Ancak, süreç belirsizliklerle dolu. İsviçre'de yapılması planlanan ve Pakistan ile Katar'ın arabuluculuğunda gerçekleşmesi beklenen ilk tur görüşmenin iptal olması ve mutabakat metnine ilişkin süregelen tartışmalar, bu belirsizliği artırdı.

Müzakere Süreci ve İlk Engeller

El Mayadin'in edindiği bilgiye göre, Tahran'daki görüşmelerin İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik saldırıları nedeniyle iptal edildiği belirtildi. Mutabakat zaptının Lübnan'daki saldırıların durmasını da içermesine rağmen İsrail'in bu anlaşmayı bağlayıcı bulmadığı ifade ediliyor. Bu durum, ABD-İran mutabakatını İsrail açısından 'diplomatik 7 Ekim' olarak nitelendiren yorumlara yol açtı.

Mutabakat zaptı ilk bakışta İran'ın ABD ve İsrail karşısında bir zaferi olarak görülse de, ABD'den gelen son açıklamalar ve İran içindeki tartışmalar, Washington'un müzakereler yoluyla da saldırgan tutumunu sürdürebileceğine işaret ediyor.

Hamaney'den Çekinceli Onay

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD ile varılan mutabakata ilişkin ilk açıklamasını yazılı olarak yaptı. Müzakereler konusunda 'farklı bir görüşe sahip olduğunu' belirten Hamaney, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın 'İran milletinin ve Direniş Ekseni'nin haklarının korunacağına' dair verdiği güvence ve sorumluluğu üstlenmesi üzerine mutabakata onay verdiğini ifade etti. Hamaney ayrıca, Pezeşkiyan'ın 'Amerikan tarafının aşırı tavizler koparmaya çalışması halinde buna boyun eğilmeyeceğini' de teyit ettiğini belirtti. Hamaney, ABD başkanının süreci ilerletmek için 'çaresizlik içinde her yola başvurduğunu' dile getirdi ve gelecekteki yüz yüze görüşmelerin 'düşmanın konumunun kabul edildiği anlamına gelmediği' vurgusunu yaptı.

İtirazlar ve Ekonomik Endişeler

Hamaney'in açıklamaları, İran içinde ABD ile masaya oturulmasına yönelik itirazları da yansıtıyor. New York Times'ın haberine göre, Hamaney'in metne onay vermesinin ardından Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'ndeki oylamada en az iki üye karşı oy kullandı. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da 'sınırlı sayıda konuda küçük görüş farklılıkları' olduğunu kabul etti.

60 günlük müzakere sürecinin belirsiz bir zamana ertelenmesi, İran'daki itirazların daha derin olabileceğine işaret ediyor. Temel endişelerden biri, ABD'nin yaptırımları kaldırma ve 300 milyar dolarlık fon sağlama vaatlerinin, İran ekonomisini ABD güdümündeki sermayeye açma ve ülkenin finansal bağımsızlığına müdahale aracı olarak kullanılabileceği yönünde. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in açıklamaları da bu endişeleri destekler nitelikte. Vance, yaptırımların kaldırılmasının ABD için bir taviz olmadığını, aksine İran'ın finansal faaliyetlerini izleme imkanı vereceğini savundu. Vance, dondurulmuş fonların serbest bırakılmasının ise İran'ın 'davranışlarını değiştirmesi' şartına bağlı olduğunu ve ABD'nin kendi kasasından tek kuruş dahi vermeyeceğini yineledi.

Paylaş: