Politika

Avrupa Birliği'nden Göçmenlere Yönelik Sert Sınır Dışı Düzenlemesi

Avrupa Birliği, belgesiz göçmenlerin sınır dışı edilmesini hızlandıracak yeni yasal düzenlemeler üzerinde uzlaştı. Yeni kurallar, ev baskınlarını ve gözaltını artırıyor.

Yönetici1 dakika okuma1 görüntülenme
Avrupa Birliği bayrağı ve göçmenlik temalı görsel
Avrupa Birliği bayrağı ve göçmenlik temalı görsel
Paylaş:

Avrupa Birliği (AB) kurumları, kıta genelinde belgesiz göçmenlerin sınır dışı edilme süreçlerini hızlandırmayı hedefleyen tartışmalı bir düzenleme üzerinde uzlaşmaya vardı. AB Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu temsilcilerinin katıldığı üçlü görüşmeler sonucunda kabul edilen metin, göçmen politikalarında daha sert bir dönemin kapısını aralıyor.

Ev Baskınları ve Uzun Süreli Gözaltı Dönemi

Yeni düzenleme ile birlikte, sınır dışı kararı verilen kişilerin yaşadığı evlerde veya belirlenen diğer mekanlarda arama yapılmasına yasal zemin hazırlanıyor. Ulusal makamlara, sınır dışı kararının uygulanması için kişisel eşyalara el koyma yetkisi verilirken, kaçma riski taşıdığı değerlendirilen göçmenler için gözaltı süreleri önemli ölçüde uzatılıyor. Mevcut 18 aylık sınırın, özel durumlarda 30 aya kadar çıkarılması öngörülüyor.

Düzenlemenin en çok eleştirilen bir diğer maddesi ise çocuklu aileleri ve refakatsiz çocukları kapsıyor. Metinde, bu kişilerin "son çare" olarak gözaltına alınabileceği belirtilirken, güvenlik riski taşıdığı öne sürülen kişilere ömür boyu giriş yasağı getirilmesinin yolu açılıyor. Ayrıca, kararlara uymayanların sosyal yardımlarının kesilmesi gibi yaptırımlar da gündemde.

AB Dışında 'Geri Gönderme Merkezleri' Planı

Yeni yasayla birlikte AB sınırları dışında "geri gönderme merkezleri" kurulması da hedefleniyor. AB'de kalma hakkı bulunmayan kişilerin, ülkelerine gönderilene kadar bu merkezlerde tutulması planlanıyor. Bazı üye ülkelerin, özellikle Afrika kıtasındaki üçüncü ülkelerle bu merkezlerin kurulması için diplomatik görüşmeler yürüttüğü ifade ediliyor.

Siyasetin Sağa Kayışı Etkili Oldu

Uzmanlar, bu sertleşmenin Avrupa Parlamentosu'ndaki siyasi dengelerin sağa kaymasıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor. Özellikle merkez sağ ve aşırı sağ grupların göç konusundaki iş birliğinin, bu düzenlemenin kabul edilmesinde belirleyici rol oynadığı ifade ediliyor. Avrupa genelinde sivil toplum kuruluşları ise bu modelin, göçmenleri ciddi şiddet ve hak ihlali riskleriyle karşı karşıya bırakacağı uyarısında bulunuyor.

AB yetkilileri ise düzenlemeyi "AB'ye kimin gelebileceği ve kimin kalabileceği konusunda daha fazla kontrol sağlayan önemli bir adım" olarak nitelendiriyor. Düzenlemenin, Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi tarafından resmi olarak onaylanmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Paylaş: