Politika

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenlerine Polis Şiddeti: Taban Maaş Hakkı Mücadelesi

Ankara'da taban maaş hakkı için eylem yapan özel sektör öğretmenleri, polis müdahalesiyle karşılaştı. Gaz bombaları ve coplu saldırılara maruz kalan öğretmenler, hak mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

Kemal D.3 dakika okuma1 görüntülenme
Ankara'da Özel Sektör Öğretmenlerine Polis Müdahalesi
Ankara'da Özel Sektör Öğretmenlerine Polis Müdahalesi
Paylaş:

Ankara'da taban maaş hakkı talebiyle bir araya gelen özel sektör öğretmenleri, sendika binası önünde polis müdahalesiyle karşılaştı. Eylemlerine devam eden eğitimciler, gözlerine gaz sıkıldığını, yerlerde sürüklendiklerini ve şiddete maruz kaldıklarını bildirdi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi Vildan Yıldız, yaşadıkları süreci ve taleplerini soL Haber'e anlattı.

Anayasal Hak Talebi ve Polis Engeli

Özel sektör öğretmenleri, 2024 yılında Meclis Parkı'nda açıkladıkları taban maaş hakkı ve güvenceli çalışma koşulları talepleri için uzun süredir mücadele ediyor. Dün sendika binası önünde barışçıl bir yürüyüş yapmak isteyen öğretmenler, yüzlerce polis tarafından ablukaya alındı. Vildan Yıldız, Anayasal hakları olan yürüyüşe izin verilmediğini ve oyalandıklarını belirterek, şöyle konuştu:

Ankara'daki eylem başladığında etrafımız yüzlerce polisle ablukaya alınmıştı bile. Dört bir yanımız çok büyük araçlarla sarılmıştı; sendikanın önü, cadde ve her yer kapanmıştı. Tamamen barışçıl bir şekilde, herhangi bir yolu kapatmadan, günlük hayatın akışını olumsuz etkileyecek hiçbir davranış ve tutum içine girmeden, sadece sözümüzü duyurarak kısa bir Madenci Anıtı yürüyüşü yapacağımızı ifade ettik. Fakat asla izin verilmedi ve oyaladılar. Biz de bunun anayasal hakkımız olduğunu ifade ederek, en öne atanamayan mülakat mağduru öğretmenleri, çocuklarıyla ve anneleriyle gelmiş mülakat mağduru öğretmen annelerini ve özel sektör öğretmenleri olarak dizildik. Çaresiz bir biçimde karşımızdaki ablukayı dağıtmak ve aslında tek amacımız olan o yürüyüşü gerçekleştirmek için yürümek istedik.

Yıldız, yürüyüş sırasında büyük bir panik ve şok yaşadıklarını, orantısız şiddete maruz kaldıklarını aktardı. Polislerin, dayanışmaya gelen kitleleri ayırdığını ve öğretmenleri dar bir alana sıkıştırdığını belirtti. Bu ilk arbedede birçok arkadaşının tartaklandığını ve yere düştüğünü, hatta çocuklarıyla gelen annelerin bile yerlerde sürüklendiğini ifade etti.

Akşam Saatlerinde İkinci Müdahale ve Gözaltılar

İlk müdahalenin şokunu atlatamadan, polislerin havanın kararmasını beklediğini söyleyen Vildan Yıldız, saat 22:00'ye kadar öğretmenlerin ablukada tutulduğunu dile getirdi. Hava kararıp etraf tenhalaşınca, polis ablukasının geri çekildiğini ve ardından planlı bir şekilde kalkanlar, gaz bombaları ve biber gazlarıyla öğretmenlerin üzerine saldırdıklarını aktardı.

Tekme, tokat, yumruk ve kalkanla resmen hepimizi açıkça ve bilinçli bir şekilde döverek, sürükleyerek, gazla müdahale ederek sendikamızın kapısına ve girişine kadar ittirdiler. Bizi oraya kadar sürdüler. Arkadaşlarımızı o hengamenin içinde kucaklarımızda taşıdık. Açlık grevinde olan, fenalık geçiren, yaralanan, kolları moraran, çizikler ve morluklar içinde kalan, göğüslerine ve kafalarına aldıkları darbelerle yaralanan, yüzü gözü gazdan yanan arkadaşlarımızı kucakladık. Gözaltına almak için kıyafetlerinden, kollarından, saçlarından ve başlarından çekiştirmeye çalıştıkları arkadaşlarımızı zar zor kucağımızda taşıyarak sendika binamıza sığındık ve hemen ambulans çağırdık. Bir yandan da sendika girişinin önünde polisin içeri girmesini engellemeye çalışıyorduk. Öğretmenlerin hepsi bir köşede feryat figan halindeydi. Kimi ağlıyor, kiminin gazdan gözleri yanmış durumda bekliyordu. Kimi ise gözaltına alınmaya çalışılan bir arkadaşını tutup çekmeye çalışıyordu. Herkes şok ve korku içindeydi. Sadece hakkımızı istiyorduk fakat korkunç bir şiddete maruz kaldık. Öyle ki, arkadaşlarımızı ambulansa götürdüğümüzde onların orada da polis şiddetine maruz kaldıklarını ve gözaltına alındıklarını öğrenip bu haberlerle sarsılmaya devam ettik.

Yıldız, özel sektördeki öğretmenlerin yaşadığı sorunlara da değinerek, sefalet ücretleri, yaz işsizliği ve patronların insafına kalmış çalışma koşulları nedeniyle eğitim mücadelesi verdiklerini vurguladı. Haziran ayında istifa ettirilip eylül ayında işbaşı yaptırıldıklarını, bu süreçte sendika odalarında uyuyan çocuklar ve taş üzerinde nöbet tutan öğretmenler olduğunu belirtti. Bu mücadelenin, çocukların geleceği, öğrencilerin ve öğretmenlik mesleğinin yaşaması için verildiğini söyledi ve patronların insafına boyun eğmeyeceklerini sözlerine ekledi.

Paylaş: