Politika

Ankara'da Küba Dayanışması: Raul Castro'nun Mirası ve Ablukaya Karşı Mücadele

Ankara'da düzenlenen etkinlikte Küba dostları bir araya gelerek Raul Castro'nun devrimci mirasını ve Küba halkının ABD ablukasına karşı direnişini ele aldı. Etkinlikte dayanışma çağrıları yapıldı.

Yönetici2 dakika okuma0 görüntülenme
Ankara'da düzenlenen etkinlikte Küba dostları bir araya geldi.
Ankara'da düzenlenen etkinlikte Küba dostları bir araya geldi.
Paylaş:

Ankara'da düzenlenen “Devrime adanmış bir yaşam: Raul’u neden savunuyoruz?” başlıklı etkinlikte Küba dostları bir araya geldi. Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan ve Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alejandro Francisco Diaz Palacios'un da katıldığı buluşmada, Küba'ya yönelik ABD ablukasının etkileri ve Raul Castro'nun devrimci mirası tartışıldı. Etkinlikte, Küba ile dayanışmanın önemi vurgulanarak ablukaya karşı mücadele çağrısı yapıldı.

Küba'ya Yönelik Abluka ve Raul'un Mirası Tartışıldı

Ankara NHKM'de gerçekleştirilen etkinlikte ilk konuşmayı yapan José Martí Küba Dostluk Derneği (JMKDD) Genel Sekreteri Aslıhan Ilgaz, Küba'ya uygulanan ABD ablukasının ülkeyi boğmayı hedefleyen çok katmanlı bir saldırı olduğunu belirtti. Ilgaz, özellikle enerji sektörünü hedef alan yaptırımların halkın günlük yaşamını zorlaştırdığını ve ABD'nin aynı zamanda Raul Castro gibi tarihsel liderleri itibarsızlaştırmaya çalıştığını ifade etti. Bu zorluklar karşısında Küba halkının durumunun yalnızca mağduriyet üzerinden okunamayacağını belirten Ilgaz, “Bugün Küba toplumunda enerji ablukasına verilen karşılık gerçek bir toplumsal seferberliktir” dedi. Küba’nın emekçilerin cumhuriyeti olduğunu vurgulayan Ilgaz, halkın tarihsel liderlerine duyduğu güvenin sarsılmaz olduğunu söyledi.

Büyükelçi Palacios: Abluka Savaş ve Soykırım Suçudur

Küba'nın Ankara Büyükelçisi Alejandro Francisco Diaz Palacios, Türkiye'de Küba ile dayanışma içinde olan herkese teşekkür ederek sözlerine başladı. Palacios, ABD'nin uyguladığı ticari, finansal ve ekonomik ablukanın Küba toplumunun sosyo-ekonomik gelişiminin önündeki temel engel olduğunu belirtti. Ablukanın kendisinin bir savaş ve aynı zamanda bir soykırım suçu olduğunu vurgulayan Palacios, özellikle petrol girişini neredeyse tamamen engelleyen bu politikanın tarihte eşi benzeri görülmemiş bir düzeye ulaştığını ifade etti. Ablukanın Küba halkını kolektif biçimde cezalandırdığını söyleyen Palacios, petrol girişinin engellenmesinin enerji üretimini sekteye uğrattığını ve 20-24 saati aşan elektrik kesintilerine yol açtığını belirtti. Bu durumun hastanelerin çalışamaması, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar, ulaşım sisteminin aksaması ve gıda muhafazasında yaşanan sıkıntılar gibi pek çok olumsuzluğa yol açtığını anlattı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda her yıl büyük çoğunlukla kınanan ablukanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirten Palacios, ABD ile geliştirilen ilişkilerde Küba'nın egemenliğini zedeleyecek hiçbir dayatmayı kabul etmeyeceklerini ve gerektiğinde devrimi sonuna kadar savunacaklarını söyledi. Palacios, Raul Castro'nun Moncada Kışlası baskınından Sierra Maestra'daki mücadeleye kadar devrimin tüm kritik anlarında yer aldığını ve Küba Devriminin kazanımlarında belirleyici rol oynadığını ifade etti.

TKP Genel Sekreteri Okuyan: Küba ile Dayanışma Tarihsel Bir Sorumluluktur

Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Küba'nın tarihsel önderlerinin insani ve devrimci niteliklerine dikkat çekti. Küba devriminin liderlerini anlamak için Küba halkının ruhunu kavramak gerektiğini belirten Okuyan, Fidel Castro'nun cenaze törenindeki atmosferi hatırlatarak “Kübalılarda yas değil, kararlılık vardı” dedi. Okuyan, Küba devriminin yalnızca teorik bir birikimin ürünü olmadığını, güçlü bir ahlaki duruşun sonucu olarak şekillendiğini vurguladı. “Onları komünist yapan şey, taşıdıkları ahlaki değerlerdi” dedi. Bugün Küba’nın ağır abluka koşulları altında mücadele ettiğini belirten Okuyan, ekonomik zorluklara rağmen halkın değerlerinden taviz vermediğini söyledi. “Küba bugün elektriği dahi zor üretiyor olabilir; ancak ahlaki kriterlerinde en ufak bir gerileme yok” diyen Okuyan, bu direncin temelinde yatanın bu değerler olduğunu ifade etti. Küba ile dayanışmanın bir tercih değil, tarihsel bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Okuyan, bunun evrensel devrimci değerleri savunmak anlamına geldiğini belirtti. Okuyan, “Küba için güneş topluyoruz” kampanyasının önemine değinerek kampanyaya desteklerinin süreceğini söyledi. Konuşmasını, “Küba ile dayanışma, içimizde yeşeren değerlerin savunulmasıdır” sözleriyle tamamladı.

Paylaş: