Politika

AK Parti'nin 'Eşik Gelir' Düzenlemesi: Seçim Yatırımı mı, Yeni Bir Sömürü Yöntemi mi?

AK Parti'nin 'eşik gelir' düzenlemesi olarak duyurduğu yeni destek sistemi, seçim yatırımı olarak görülse de uzmanlar tarafından daha derin ve tehlikeli hesaplar içerdiği öne sürülüyor.

Yönetici2 dakika okuma1 görüntülenme
AK Parti'nin 'eşik gelir' düzenlemesiyle ilgili haberler ve analizler yer alıyor.
AK Parti'nin 'eşik gelir' düzenlemesiyle ilgili haberler ve analizler yer alıyor.
Paylaş:

AK Parti iktidarının, düşük gelirli vatandaşlara yönelik olarak hayata geçirmeyi planladığı 'eşik gelir' veya 'Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi' adı verilen düzenleme, dikkatleri üzerine çekti. Yandaş medyada 'müjde' olarak duyurulan bu adım, ilk bakışta yaklaşan seçimler öncesinde bir oy stratejisi olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, bu düzenlemenin ardında seçmenlere yönelik bir 'sadaka' dağıtımından daha fazlası olduğunu savunuyor.

Asgari Ücret Yetmiyor, Destek Yeterli Olacak Mı?

Yeni Şafak gazetesinin duyurduğu çalışmalara göre, düzenleme ile geliri olmayan veya asgari ücretin altında gelire sahip hanelere, gelirlerini asgari ücret seviyesine çıkaracak miktarda destek sağlanacak. Ancak mevcut ekonomik tablo göz önüne alındığında bu vaatler, vatandaşların beklentilerini tam olarak karşılamaktan uzak kalıyor. Türkiye'de asgari ücret 28 bin 75 lira iken, açlık sınırı 35 bin 174 lira, yoksulluk sınırı ise 114 bin 576 liraya ulaşıyor. Bu rakamlar, asgari ücretin dahi açlık sınırının altında kaldığı bir tabloyu ortaya koyuyor.

Uzmanlardan Tehlikeli Analizler

Gazeteci ve TKP Merkez Komite Üyesi Alpaslan Savaş ile Ankara Üniversitesi Maliye Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Serdal Bahçe, soL Haber'e yaptıkları değerlendirmelerde düzenlemenin potansiyel tehlikelerine dikkat çektiler.

Alpaslan Savaş, bu adımın iktidarın 'sadaka dağıtma' alışkanlığının bir yansıması olduğunu belirterek, asıl tehlikenin bölgesel asgari ücret uygulamasının önünü açabileceğini ifade etti. Savaş'a göre, bölgesel yaşam maliyetleri dikkate alınarak yapılacak destek ödemeleri, ilerleyen dönemde farklı bölgeler için farklı asgari ücretlerin belirlenmesine zemin hazırlayabilir.

Savaş, iktidarın hayat pahalılığı ve yoksullaşma sorununu çözemediğini, çünkü ekonominin önceliklerinin sermaye sınıfının ihtiyaçlarına göre belirlendiğini vurguladı. Mehmet Şimşek'in enflasyonla mücadele açıklamalarını da eleştiren Savaş, TÜİK başkanının değiştirilerek rakamlarla oynanmasının sorunu çözmeyeceğini belirtti. İktidarın, yönetme becerisini kaybettiği yoksullaşma sorununu, 'eşik gelir' gibi düzenlemelerle yönetmeye çalıştığını savundu.

Sermaye Lehine Üç Boyutlu Plan

Prof. Dr. Serdal Bahçe ise 'eşik gelir' planının sermaye lehine üç önemli boyutu olduğunu öne sürdü:

  1. Bölgesel Asgari Ücret Tehlikesi: Düzenlemenin bölgesel yaşam maliyetlerini dikkate alması, bölgesel asgari ücret uygulamasının yeniden gündeme gelmesi anlamına geliyor. Bahçe'ye göre bu, sermayenin asgari ücreti daha da düşürmesi için bir fırsat yaratacak. Düşük yaşam maliyeti gerekçesiyle bazı bölgelerde daha düşük asgari ücretler belirlenerek emek sömürüsü derinleştirilecek.
  2. Devletin Patronların Yanında Taraf Olması: Asgari ücreti zaten düşük belirleyen AKP ve patronlar için devletin de aradaki farkı ödeyecek olması, daha düşük ücretler belirlemeleri için bir motivasyon kaynağı olacak. Bu durum, devletin hakem rolünü bırakıp patronların yanında fiilen taraf olması anlamına geliyor.
  3. Emekçilerin Kendi Sefaletlerini Finanse Etmesi: Düzenleme kapsamında devlet tarafından ödenecek farkın, bütçe gelirleri yani çoğunlukla emekçilerin ödediği vergilerden karşılanacak olması, emekçilerin kendi sefaletlerini finanse etmesi sonucunu doğuracak. Patronlar, kaçak işçi çalıştırmada daha istekli hale gelebilir çünkü aradaki farkın devlet tarafından ödeneceğini biliyorlar.

Bahçe, bu planın 'ücret fonu' kavramına benzediğini, yani emekçilerin aldığı toplam ücret miktarının değişmeyeceğini ancak daha fazla emekçi hanesinin bu düşük ücretlerin oluşturduğu fonu paylaşacağını belirtti. Bu durumun, sefaletin genelleşmesi anlamına gelebileceği uyarısında bulundu.

Paylaş: