Politika

ABD'nin Yeni Yaptırımları Küba'da Tepkiyle Karşılandı: Havana Ablukaya Direniyor

ABD'nin Küba'ya yönelik yeni yaptırım paketine Havana'dan sert tepki geldi. Küba yönetimi, yaptırımlara rağmen enerji, çevre ve eğitim alanlarında ülkenin direncini artırma çabalarını sürdürüyor.

Yönetici3 dakika okuma1 görüntülenme
ABD'nin Küba'ya yönelik yaptırımları ve Küba'nın direnişini gösteren görseller.
ABD'nin Küba'ya yönelik yaptırımları ve Küba'nın direnişini gösteren görseller.
Paylaş:

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi tarafından açıklanan yeni yaptırımlar, Küba'da büyük bir tepkiye yol açtı. ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, eşi Lis Cuesta Peraza, Raúl Castro'nun oğlu Alejandro Castro Espín, torunu Raúl Alejandro Castro Calis ve Díaz-Canel'in üvey oğlu Manuel Anido Cuesta'yı Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine dahil etti. Ayrıca, Küba Devrimci Silahlı Kuvvetler Bakanlığı (MINFAR), Devrimi Savunma Komiteleri (CDR), Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü (ICAP), turizm şirketi Amistur Cuba S.A. ve madencilik şirketi Minera La Victoria S.A. da yaptırım kapsamına alındı.

Bu yeni yaptırımlar, listedeki kişi ve kurumların ABD yargı yetkisi altındaki tüm mal varlıklarının dondurulmasını ve ABD vatandaşları ile şirketlerinin bu kişi ve kuruluşlarla her türlü ticari ve mali işlemi yapmasını yasaklıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptırımların amacının Küba hükümetinin faaliyetlerini destekleyen ve finanse eden kişi ve kurum ağını hedef almak olduğunu belirtti. Bu adım, ABD ile Küba arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde geldi.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD'nin bu adımlarını kınayarak, iki ülke arasındaki gerilimi artırma ve Küba'ya yönelik ablukayı derinleştirme amacı taşıdığını söyledi. Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez ise yaptırımları ABD'nin müdahaleci politikalarının yeni bir göstergesi olarak nitelendirdi. Rodríguez, Küba'nın bağımsızlığı ve egemenliğine yönelik her türlü baskının halkın birlik ve direnciyle karşılanacağını vurguladı.

Díaz-Canel, ABD'nin sertleştirdiği yaptırımların ve ekonomik ablukanın ülkenin günlük yaşamı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Enerji ve iletişim altyapısındaki aksaklıklar, temel hizmetlerde yaşanan sorunlar ve ekonomik zorlukların halkı giderek daha fazla etkilediğini belirtti. Visa ve Mastercard işlemlerinin durdurulması ve bazı yabancı şirketlerin ülkeden çekilmesiyle baskının arttığını ifade eden Díaz-Canel, olası bir askeri müdahalenin ağır insani sonuçlar doğuracağını söyledi. Küba yönetimi, bu adımları uzun süredir devam eden abluka politikasının yeni bir aşaması olarak değerlendiriyor.

Diğer yandan, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu Küba'ya yönelik enerji kısıtlamaları konusunda kamuoyunu yanıltmakla suçladı. Rodríguez, Washington yönetiminin Küba'ya petrol akışını engellemeye yönelik politikalarını görmezden geldiğini belirterek, bu uygulamaların fiilen Küba'ya petrol girişini engellemeyi amaçladığını savundu.

Tüm bu zorluklara rağmen Küba, çevre politikalarının uygulanmasında ilerleme kaydetmeye devam ediyor. Dünya Çevre Günü'nü kutlayan ülke, biyolojik çeşitliliğin korunması ve koruma alanlarının genişletilmesi yönünde somut adımlar attı. Bilim, Teknoloji ve Çevre Bakanı Armando Rodríguez, 36 binden fazla türün kayıt altına alındığını ve bunların yaklaşık yüzde 40'ının endemik olduğunu açıkladı. 2025 yılında onaylanan 13 yeni koruma alanı ile korunan kara alanları ülke yüzölçümünün yüzde 16,37'sine, deniz alanları ise yaklaşık yüzde 30'una ulaştı.

Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, İçişleri Bakanlığı'na bağlı Hermanos Martínez Tamayo Meslek Yüksekokulu'nu ziyaret ederek, kurumu “farklı, yenilikçi ve zorlu bir eğitim modeli” olarak nitelendirdi. Díaz-Canel, okulun öğrencilere sadece akademik bilgi değil, aynı zamanda değerler, eleştirel düşünme ve toplumsal sorumluluk temelinde bütüncül bir eğitim sunduğunu vurguladı. Zorlu ekonomik koşullara rağmen eğitim kalitesini koruyan kurumu takdir eden lider, gençleri tarih ve bilime yönelmeye, kendi düşüncelerini geliştirmeye ve ülkenin sosyalist inşa sürecine katkıda bulunmaya çağırdı.

Bu gelişmelere paralel olarak, ABD'deki bazı dayanışma grupları, Washington yönetiminin Küba'ya yönelik yaptırım ve baskı politikalarını protesto etmek amacıyla gösteri çağrısı yaptı. “Küba’ya Savaş Yok” sloganıyla gerçekleştirilecek eylemde, ekonomik ablukanın sıkılaştırılması ve müdahale tehditleri kınanırken, Küba'nın uluslararası dayanışma faaliyetleri ve sağlık alanındaki katkıları öne çıkarılacak.

Paylaş: