Politika

ABD'de F-35 Krizi: Büyükelçi Barrack ve Dışişleri Bakanı Rubio Arasında Türkiye Tartışması

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın F-35 programına dönüş sinyali vermesi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun mevcut yasalar nedeniyle bunun mümkün olmadığını söylemesiyle tartışma yarattı. Barrack ise açıklamalarının arkasında durdu.

Yönetici2 dakika okuma0 görüntülenme
ABD ve Türkiye bayrakları, F-35 savaş uçağı görseli
ABD ve Türkiye bayrakları, F-35 savaş uçağı görseli
Paylaş:

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın, Türkiye'nin birkaç ay içinde F-35 savaş uçağı programına dönebileceğine dair yaptığı açıklamalar, Washington'da siyasi bir tartışmaya yol açtı. Barrack'ın bu iyimser yorumlarına karşılık ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, mevcut yasal düzenlemeler gereği Türkiye'nin programa dönüşünün mümkün olmadığını belirtti. Ancak Barrack, daha önce Fox News'e verdiği röportajda yaptığı açıklamalara bağlılığını sürdürdü.

Türkiye, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi tedarik etmesi üzerine 2019 yılında F-35 programından çıkarılmıştı. AKP iktidarının yeniden programa dahil olmak için yürüttüğü çabalar sürerken, Büyükelçi Barrack'ın son açıklamaları dikkat çekti. Barrack, Türkiye'nin NATO'nun önemli bir üyesi olduğuna vurgu yaparak, iki ülke arasındaki ilişkiler ve devam eden temaslar sayesinde sorunun kısa sürede çözülebileceğini ifade etti.

Temsilciler Meclisi'nde Barrack'ın Açıklamaları Gündeme Geldi

Barrack'ın F-35 programıyla ilgili yorumları, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nin Dışişleri Bakanı Rubio'nun da katıldığı bir oturumunda gündeme getirildi. Demokrat Partili Temsilciler Meclisi üyesi Dina Titus, Barrack'ın açıklamalarının ABD'nin mevcut yasaları ve politikalarıyla çeliştiğini belirterek Rubio'ya Türkiye'nin F-35'leri alıp alamayacağını sordu.

Rubio, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılma nedeninin Rusya'dan S-400 sistemi alması olduğunu hatırlattı. Mevcut yaptırımların devam ettiğini ve durumun Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nın ilgili maddeleriyle düzenlendiğini belirten Rubio, "Şu anda böyle bir seçeneğimiz yok çünkü bu durum yasalarla, Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası her iki hükmüyle de düzenleniyor" dedi. Titus'un "O zaman büyükelçimiz neden çıkıp bunu söylüyor?" sorusu üzerine Rubio'nun bir yanıtı olmadı.

Barrack Açıklamalarına Sahip Çıktı

Rubio'nun bu açıklamalarının ardından ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşım yaparak daha önceki açıklamalarını savundu. Barrack, Nisan ayında Fox News'e yaptığı bir röportajda F-35 kriziyle ilgili değerlendirmelerini hatırlattı. Barrack, ABD ile Türkiye arasındaki F-35 sorununu "delilik" olarak tanımlamanın "açık sözlü bir sağduyu" olduğunu belirtti. Türkiye'nin Rusya ve Çin'e karşı NATO birliğinin ABD'nin temel ulusal güvenlik çıkarı olduğunu savunan Barrack, şunları kaydetti:

Türkiye, kritik ABD varlıklarına ev sahipliği yapan, NATO misyonlarına katkıda bulunan ve ortak tehditlere karşı koyan hayati bir müttefik olmayı sürdürüyor. S-400 alımıyla tetiklenen yaptırımlar ve F-35 programından dışlanma, ilişkileri gereksiz yere gererken, Rusya bu ayrışmadan faydalanıyor.

S-400 sorunu, Bakan Rubio'nun yürüteceği nokta atışı bir diplomasiyle ve Başkan Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki güçlü kişisel ilişkiye dayanarak aylar içinde çözülebilir ve çözülmelidir. Herhangi bir çözüm, Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nın 1245. Maddesini tamamen karşılayacaktır. Bu, hassas F-35 teknolojisinin tehlikeye girme riskinin bulunmadığını onaylayan Savunma ve Dışişleri Bakanlarının resmi sertifikalarıyla birlikte, Rus S-400 sisteminin mülkiyeti ve çalıştırılabilirliğinin doğrulanabilir bir şekilde sona erdirilmesi anlamına gelmektedir. Amerikan güvenlik standartlarından hiçbir kestirme yol veya taviz olmayacaktır. Benim işaret ettiğim şey, gerçek dönüm noktalarının yakın olduğudur: Türkiye'nin F-35 ekosistemindeki rolünün iade edilmesi, NATO'nun birlikte çalışabilirliğinin güçlendirilmesi, ABD endüstrisinin canlandırılması ve Rusya'nın elindeki kozun elinden alınması.

Barrack, bu sözleriyle, Türkiye'nin F-35 programına dönüşünün mevcut yasal çerçevede, S-400 sisteminin sahipliğinden vazgeçilmesi ve ilgili sertifikaların alınması şartıyla mümkün olabileceği yönündeki görüşünü yinelemiş oldu.

Paylaş: