Politika

TKP'den "Monarşi Tartışmaları"na Yanıt: Türkiye Kapitalizminin Cumhuriyete İhtiyacı Yok ama Toplumun Var

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Türkiye'deki rejim tartışmalarına dair açıklamalarda bulundu. Okuyan, "Türkiye kapitalizminin cumhuriyete ihtiyacı yok ama toplumun var" dedi ve Yeni Osmanlıcılık vurgusu yaptı.

Yönetici2 dakika okuma0 görüntülenme
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan açıklama yaparken
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan açıklama yaparken
Paylaş:

Türkiye'de son dönemde artan rejim ve monarşi tartışmalarına ilişkin TKP'den önemli bir değerlendirme geldi. TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, katıldığı bir programda, Türkiye'nin güncel siyasi durumunu ve cumhuriyetin geleceğini değerlendirdi. Okuyan, Türkiye'nin kapitalist gelişimi açısından cumhuriyetin artık bir ihtiyaç olmaktan çıktığını ancak toplumun bu yapıya ihtiyacı olduğunu belirtti.

Cumhuriyetten Uzaklaşma Süreci

Okuyan, Türkiye'de cumhuriyetten uzaklaşma eğiliminin yeni olmadığını, çok partili döneme geçişle birlikte başladığını ve zamanla sistematik bir hal aldığını ifade etti. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ilerici ve devrimci değerlerden uzaklaşıldığını belirten Okuyan, bu sürecin Demokrat Parti iktidarlarından başlayarak kesintisiz bir şekilde devam ettiğini savundu. Kapitalizmin gelişmesiyle birlikte laiklik ve bağımsızlık gibi cumhuriyetin temel ilkelerinin, gelişim için bir engel haline geldiğini vurguladı. AKP iktidarını bir "karşı devrim" olarak nitelendiren Okuyan, bu sürecin özelleştirmelerle başladığını ve yargı bağımsızlığına yönelik müdahalelerle devam ettiğini söyledi.

Cumhuriyetçi Birikimin Siyaset Alanıyla Uyumsuzluğu

Türkiye'de cumhuriyet değerlerine sahip çıkan geniş bir toplumsal kesim olduğunu ancak bu kesimin direnci ile siyaset alanı arasında bir uyumsuzluk bulunduğunu dile getiren Okuyan, bu uyumsuzluğun temel nedeninin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) olduğunu iddia etti. CHP'nin yıllar içinde bu toplumsal direnci köreltiğini belirten Okuyan, bu durumun Deniz Baykal döneminde başladığını ve Kemal Kılıçdaroğlu ile devam ettiğini ifade etti. Toplumdaki enerjinin ve siyaset alanındaki direncin arasında bir kopukluk yaşandığını ve Türkiye toplumunun siyaset alanındaki gelişmelere bakarak konum aldığını söyledi.

“Türkiye'de toplumdaki enerji, toplumdaki dirençle siyaset alanındaki direnç arasında bir olumsuzluk ortaya çıktı. Siyasette muhataplar vardır. Türkiye'de toplumun direncini aşağıya çeken bir siyasi düzenek var. Bu düzenek karşısında yeterince uyanık olunmasını sağlayamadık biz. Türkiye'de siyaset alanının toplumun gerisine düşmesi çok vahim bir durumdur.”

Monarşi Tartışmaları ve Yeni Osmanlıcılık

Okuyan, Türkiye'deki monarşi tartışmalarına ve ABD'nin Ortadoğu politikalarına da değindi. Bazı çevrelerin Türkiye'yi monarşi veya şeyhlik gibi yapılara yönlendirme eğiliminde olduğunu ancak bunun Türkiye'de mümkün olmadığını belirtti. AKP'nin stratejisini uzun süredir "Yeni Osmanlıcılık" olarak adlandırdıklarını hatırlatan Okuyan, bu kavramın artık yaygın kabul gördüğünü söyledi. Türkiye'nin seçimsiz bir şekilde yönetilemeyeceğini savunan Okuyan, ABD'li bir yetkilinin "Ortadoğu'nun ruhuna uygun olan şey şeyhlikler, monarşi" şeklindeki küstah ifadelerine tepki gösterdi. Türkiye'nin bu tür yapılara evrilmesinin mümkün olmadığını ve seçimsiz bir yönetimin Türkiye'de kabul görmeyeceğini ifade etti.

AKP'nin Yönetme Yeteneğini Yitirmesi

AKP'nin toplumu ikna etme ve eskisi gibi yönetme yeteneğini yitirmeye başladığını belirten Okuyan, bu nedenle doğrudan siyasi partilere ve seçme seçilme mekanizmalarına müdahale edildiğini söyledi. İmamoğlu'na yönelik operasyonun, seçimi kazanabilecek bir adayı devre dışı bırakma amacı taşıdığını ifade eden Okuyan, AKP'nin oylarının artmamasının nedeninin, anlatılan hikayenin inandırıcılığını yitirmesi olduğunu söyledi. Toplumun "buraya kadar" dediğini ve AKP'nin toplumsal direnci kıramadığını vurguladı. Yeni operasyonların ve CHP'den ihraçların AKP'yi de zora soktuğunu, çünkü Türkiye'de seçimsiz bir yönetimin mümkün olmadığını belirtti.

Okuyan, Türkiye'de insanlardan ve cumhuriyetin kazanımlarından geriye kalan tek siyaset yapma aracının oy kullanmak olduğunu, bu nedenle sandığa sahip çıkmanın önemini vurguladı. AKP'nin babadan oğula geçen bir sistem kurma gücünün olmadığını ve Türkiye'de bunun mümkün olmayacağını sözlerine ekledi.

Paylaş: