Mehmet Şimşek Döneminde Üç Yıl: Emekçi Yoksullaşırken Patronlar Daha Fazlasını İstiyor
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ekonomi yönetiminde geçen üç yıl, enflasyonu düşürme hedefini tutturamazken, halkın alım gücü düştü. Bu süreçte sermaye çevreleri ise daha fazla teşvik ve düşük maliyetli kredi taleplerini artırdı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ekonomi politikalarının başında olduğu üç yıllık süreç, Türkiye'de enflasyonla mücadelede istenilen sonuçları vermezken, halkın alım gücü üzerinde olumsuz etkiler yarattı. "Dezenflasyon programı" adı altında uygulanan politikalar, emekçileri daha derin bir yoksulluğa sürüklerken, sermaye çevreleri ise mevcut ekonomik ortamı fırsata çevirerek devletten daha fazla destek ve kolaylık talep etmeye devam ediyor.
2023 Haziran ayından bu yana uygulanan ekonomi programının temel hedeflerinden biri olan enflasyonun düşürülmesi konusunda somut bir başarı elde edilemedi. Türkiye'de Aralık 2021'den bu yana kesintisiz olarak devam eden yüksek enflasyon ortamı, vatandaşların alım gücünü önemli ölçüde zayıflattı. Enflasyon beklentilerine göre belirlenen ücretler, alım gücünü koruyamazken, artan vergi yükü de halkın sırtındaki yükü ağırlaştırdı. Ekonomideki yavaşlamanın faturası da büyük ölçüde emekçilere çıkarıldı; istihdamda daralma ve işten çıkarmalarda artış gözlendi.
Bu süreçte sermaye çevreleri ise yeni yatırım ve sömürü olanaklarını değerlendirirken, bazı kesimler ise önceki dönemlerde elde ettikleri yüksek kârlarda yaşanan küçük düşüşler nedeniyle şikayetçi oldu. Enflasyonist ortamı bir fırsat olarak gören patronlar, daha ucuz iş gücü, daha fazla kamu teşviki ve düşük maliyetli krediler için taleplerini artırdı. Ekonomim Gazetesi'nin de yer verdiği değerlendirmelerde, sermaye temsilcileri programın güncellenmesi gerektiğini belirterek, yeni isteklerini sıraladı.
Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, kamu kaynaklarının işveren maliyetlerini azaltacak şekilde kullanılmasını, mali yükleri hafifletecek yapısal reformların hızlandırılmasını ve üretim ile ihracatta rekabet gücünü artıracak destek mekanizmalarının daha etkin kullanılmasını talep etti. Ünverdi ayrıca, düşük maliyetli finansman imkanlarının devreye alınması gerektiğini vurguladı.
Kayseri Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, devletten doğrudan finansman sübvansiyonu beklediklerini ifade etti. Bağlamış, ayrıca istihdam sağlayan ve ihracat yapan firmalara yönelik vergi ve SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) prim yüklerinin hafifletilmesi, zor durumdaki işletmeler için yapılandırma ve borç erteleme uygulamalarının daha erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Deprem bölgesindeki yıkımı dahi bir gerekçe olarak kullanan Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu, bölgedeki kredi geri ödemelerinin ekonomik toparlanma tamamlanana kadar faizsiz olarak ötelenmesi veya yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi. Torunoğlu, işletmelere nefes aldıracak, uzun vadeli yeni bir vergi ve SGK borcu yapılandırma modeline ihtiyaç duyulduğunu da ekledi. Ayrıca, patronların enerji maliyetlerinin düşürülmesi için vergi indirimi ve sübvansiyonlar uygulanmasını istedi.
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) ihracatçılara sağladığı döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3'ten yüzde 5'e çıkarılmasını talep etti. Öztürk, reeskont kredilerinde günlük limitin 6 milyar TL'ye yükseltilmesinin olumlu bir adım olacağını düşünürken, kişi başı istihdam desteğinin 3 bin 500 TL'den 5 bin TL'ye çıkarılmasını önerdi.
Bu taleplerin yanı sıra, Kayseri Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ömer Gülsoy, kurumlar vergisinin yüzde 12,5 seviyesine indirilmesi gerektiğini savundu. Bu istekler, halkın artan vergi yükü altında ezildiği bir dönemde, sermaye çevrelerinin devletten daha fazla destek ve vergi indirimi beklentilerini gözler önüne seriyor.



