Sol Partilerde Başarı Kriteri: Sınıfsız Toplum Hedefi mi, Yoksa Seçim Başarısı mı?
Sosyalizm mücadelesinde başarının ne olduğu, Türkiye'deki sol partilerin sıkça karşılaştığı eleştirilerin odağında yer alıyor. Deneyimli gazeteci Kemal Okuyan, bu tartışmaya dair görüşlerini ve solun başarı kriterlerini kendi perspektifiyle yorumluyor.

Türkiye'de ve dünyada sol partilerin neden yeterince başarılı olamadığı sorusu, sıklıkla dile getirilen eleştirilerin başında geliyor. Sosyalist mücadelede başarının ne anlama geldiği ve hangi kriterlere göre ölçülmesi gerektiği, bu tartışmaların merkezinde yer alıyor. Gazeteci Kemal Okuyan, bu konuya dair yaptığı değerlendirmelerde, sosyalizmin nihai hedefi olan sınıfsız ve sömürüsüz bir toplum kurma amacını, sol partiler için temel başarı ölçütü olarak öne çıkarıyor.
Solun Başarı Kriterleri Tartışması
Okuyan, kendisine yöneltilen "Onca yoksulluk ve adaletsizlik varken sol partilerin başarısız olmasını neyle açıklıyorsunuz?" sorusuna haklı bir zeminde yaklaştığını belirtiyor. Ancak bu sorunun, devrimci mücadeleyi bir yatırım alanı gibi görme hatasını içerebildiğini ve "sol nedir" sorusunu da kaçınılmaz olarak gündeme getirdiğini ifade ediyor. Başarının neyle ölçülebileceği sorusu, farklı alanlarda farklı anlamlar taşıyor. Bir patron için "daha çok kâr", bir sosyal medya fenomeni için "tık ve etkileşim", bir öğrenci için "sınav başarısı" gibi somut göstergeler bulunurken, sosyalizm mücadelesinde başarıyı tanımlamak daha karmaşık bir hal alıyor.
Okuyan'a göre, Meclis'e girmek, düzen partileriyle poz vermek veya rakip partilerle fotoğraf çektirmek gibi durumlar, solun temel başarı kriterleri arasında sayılamaz. Vasatı savunmak, statükoyu ürkütmemek veya büyük güçlerin etrafında dönmek de gerçek başarıyı temsil etmiyor. Asıl başarı, mevcut düzeni değiştirerek sınıfsız ve sömürüsüz bir toplum inşa etme hedefine ulaşmaktır.
Nihai Hedefe Giden Yolda Başarı Ölçütleri
Bu nihai hedefe ulaşma yolunda, bazı ara başarıların da ölçülebileceğini belirten Okuyan, bu kriterleri şu şekilde sıralıyor:
- Tutarlılık ve zaman içinde sınanabilirlik
- Kadro kaynaklarının güçlenmesi ve kurumaması
- İşçi sınıfı içindeki, özellikle işyerlerindeki örgütlülük
- Yayıncılık alanındaki etkinlik
- Eylem gücü ve insanları harekete geçirme yeteneği
- Ahlaki duruş ve çürümeye karşı direnç
- Örgütlenme hızı, yaygınlığı ve örgütün diriliği
Seçim başarısı da bir kriter olmakla birlikte, tek veya en önemli kriter olarak görülmemelidir. Okuyan, bu kriterler açısından iyi bir noktada olunsun ya da olunmasın, asıl başarının gelmeyebileceğini, zira sosyalizm mücadelesinin tarihsel koşullara bağlı olduğunu vurguluyor. Bu nedenle, "uğraş uğraş olmuyor" gibi sonuçlara varmak yerine, bu mücadelenin farklı veçhelerini göz önünde bulundurmak gerektiğini belirtiyor.
Son olarak Okuyan, solun yaptıklarının "bir işe yaramadığı" yönündeki eleştirilere karşı, bu mücadelenin sonuçlarının bazen tarihe not düşmek, bazen insanların vicdanını güçlendirmek, bazen birilerinin karizmasını çizmek, bazen toplumsal bilince katkı yapmak, bazen de akıntıya karşı durmayı başarmak anlamına gelebileceğini ifade ediyor. Tüm bu çabaların, nihai başarıya ulaşma gayesiyle yapıldığını sözlerine ekliyor.



