NATO Zirvesi Sonrası Ankara'da Yıkım, Çöp ve Yoksulluk Manzarası
NATO Zirvesi için Ankara'da bariyerlerle kapatılan ve bazı binaları yıkılan Yıldıztepe Mahallesi'nde zirvenin sona ermesiyle moloz ve çöp yığınları ile yoksulluk gerçeği kaldı. Mahalle sakinleri, 'NATO gitti, çöplüğü kaldı' diyerek duruma tepki gösterdi.

NATO Zirvesi'nin sona ermesiyle birlikte, zirve hazırlıkları kapsamında Ankara'da uygulanan kısıtlamalar ve bariyerler kaldırıldı. Zirve boyunca Esenboğa Havalimanı ile şehir merkezi arasındaki güzergahta bulunan Altındağ ilçesine bağlı Yıldıztepe Mahallesi'nde yaşananlar, kameralar ve gündem başka yönlere çevrilince yeniden yoksulluk gerçeğiyle baş başa kaldı. soL'un daha önce gündeme getirdiği, mahalle sakinlerinin 'devletlerinin utandığı' olarak tanımladığı bu durum, zirve sonrası geriye kalan moloz ve çöp yığınlarıyla daha da belirginleşti.
Yıldıztepe Mahallesi'nde Zirve Sonrası Gerçekler
Ankara'nın havalimanına giden Protokol Yolu üzerinde yer alan Yıldıztepe Mahallesi, zirve hazırlıkları kapsamında adeta bir açık hava cezaevine dönüştürülmüştü. Yola bakan kısımları bariyerlerle kapatılan mahallede, güvenlik ve estetik kaygılarla bazı eski binalar apar topar yıkıldı. Bu yıkımlar ve bariyerler için milyonlarca lira harcandığı belirtiliyor. Zirve için kurulan bariyerlerin sökülmesi için de yaklaşık 17 milyon lira harcanacağı hesaplanıyor. Ancak zirve sona erip, 'çok önemli kişiler' Ankara'dan ayrılınca, geriye mahalle sakinleri için moloz, çöp ve değişmeyen bir yoksulluk kaldı.
Mahalle sakinlerinden biri, durumu, "NATO gitti, çöplüğü kaldı" diyerek özetliyor. Zirve öncesinde 'görüntü kirliliği' yarattığı gerekçesiyle yıkılan binalardan geriye kalan enkaz ve molozların temizlenmesi için belediye ekiplerinin acele etmediği, zirvenin bitmesiyle bu aceleci tavrın ortadan kalktığı ifade ediliyor. Yıkılan bir binanın yerinde hizmet veren eski bir manav, mahallelinin desteğiyle ayakta kalmaya çalışırken, boşalan dükkanlardan geriye sadece enkaz ve moloz yığınları kaldı. Mahalle sakinleri, bu durumun kendileri için bir aşağılanma olduğunu belirtiyor.
Estetik Kaygılar ve Ekonomik Maliyet
NATO Zirvesi için Ankara'ya yurdun dört bir yanından on binlerce polis taşınırken, mahallenin güvenliği için harcanan 181 milyon liralık bariyer maliyetinin, basit güvenlik önlemleriyle de sağlanabileceği yorumları yapılıyor. Ancak asıl meselenin güvenlikten çok, uluslararası misafirlerin gözünde 'estetik' bir görüntü kaygısı olduğu vurgulanıyor. Mahallede esnaflık yapan Mehmet Bey, zirve süresince dükkanının önünün kapatılması nedeniyle yaklaşık iki haftadır doğru dürüst iş yapamadığını ve bunun ekonomik olarak kendilerini zorladığını belirtiyor. Esnaf, bu durumdan toparlanmalarının aylar sürebileceğini ifade ediyor.
Mahallede 20-25 yıldır yaşayan bir sakin, NATO gelince durumun fark edildiğini, ancak kendileri için mahallenin her zaman 'pislik ve yoksulluk' olduğunu söylüyor. Zirve için kurulan bariyerlerin iki günde kurulup, kaldırılmasının ise günler sürdüğünü belirten mahalleli, bu süreçte yaşanan aksaklıkları dile getiriyor. Zirve sona ererken, geriye sadece çöplükler, moloz yığınları ve yoksulluk içinde yaşayan çocuklar kaldı.
- Zirve hazırlığı kapsamında mahalle çevresine bariyerler çekildi.
- Bariyerler ve güvenlik önlemleri için yüksek meblağlar harcandı.
- Zirve güzergahındaki bazı eski binalar 'görüntü kirliliği' gerekçesiyle yıkıldı.
- Zirve sonrası geriye moloz, çöp yığınları ve değişmeyen yoksulluk kaldı.
- Mahalle sakinleri, uluslararası imaj kaygısı uğruna kendi yaşam alanlarının ve geçim kaynaklarının olumsuz etkilendiğini belirtiyor.



