İç Politika

NATO Zirvesi Menüsünde Yer Alan MADO Sahipleri, Deprem Davasında Sanık

Kahramanmaraş'ta 35 kişinin hayatını kaybettiği Manolya Sitesi davasında yargılanan MADO'nun sahipleri, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı NATO Zirvesi'nin menüsünde yer aldı. Davanın bilirkişi raporlarında 'asli kusurlu' bulunan sanıklar hakkındaki yargı süreci devam ediyor.

Sinan Ö.1 dakika okuma0 görüntülenme
NATO Zirvesi'nde servis edilen MADO dondurması ve Manolya Sitesi davasında yargılanan MADO sahiplerine ilişkin haber başlığı.
NATO Zirvesi'nde servis edilen MADO dondurması ve Manolya Sitesi davasında yargılanan MADO sahiplerine ilişkin haber başlığı.
Paylaş:

Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı NATO Zirvesi'nin menüsünde yer alan MADO markasının sahipleri, Kahramanmaraş merkezli depremlerde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Manolya Sitesi davasında sanık olarak yargılanıyor. Depremin ardından yıkılan ve 35 yurttaşın ölümüne neden olan Manolya Sitesi ile ilgili davada, MADO'nun sahipleri Mehmet Sait Kanbur ve Atila Kanbur'un da aralarında bulunduğu altı sanık sorumlu tutuluyor.

Deprem Davasında Tartışmalı Bilirkişi Süreci

Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, olaya ilişkin hazırlanan ilk iki bilirkişi raporunda MADO'nun sahipleri Mehmet Sait ve Atila Kanbur, 'asli kusurlu' olarak belirlenmişti. Bu raporlara itiraz edilmesi üzerine dosya Pamukkale Üniversitesi'ne gönderildi. Üniversiteden gelen üçüncü bilirkişi raporunda ise MADO sahiplerine herhangi bir kusur atfedilmedi. Bunun yerine müteahhit, statik proje müellifi, belediye proje kontrol birimi sorumluları ve fenni mesulün asli kusurlu olduğu belirtildi. Bu durum, yargı sürecindeki çelişkileri ve tartışmaları beraberinde getirdi. Bilirkişi heyetinin çekilmesi nedeniyle dava 9 Kasım 2026 tarihine ertelendi.

Siyasi ve Etik Tartışmalar

Depremlerde 35 kişinin ölümünden sorumlu tutulan ve yargı sürecinde farklı bilirkişi raporlarıyla gündeme gelen MADO sahiplerinin, devletin ev sahipliği yaptığı uluslararası bir zirvede yer alması dikkat çekti. Daha önce de AKP'li Cumhurbaşkanı ile havalimanı görüntülerine yansıyan bu durum, bazı çevrelerce iktidar ve sermaye arasındaki ilişkilere dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yargı sürecinin henüz kesinleşmediği ve sorumlulukların tam olarak belirlenmediği bir dosyada, sanıkların devletin en üst düzey temsilcileriyle bir araya gelmesi, kamuoyunda şeffaflık ve yargı bağımsızlığına dair soru işaretleri yarattı. Bu durumun, hukuki olduğu kadar etik bir krize de işaret ettiği değerlendirmeleri yapılıyor.

Paylaş: