İç Politika

İşçi Önderi Kemal Türklere Suikastın 46. Yılı: Katiller ve Azmettiriciler Kimdi?

Unutulmaz işçi önderi Kemal Türklere yönelik suikastın üzerinden 46 yıl geçti. 24 Ocak Kararları'nın uygulanmasını engellemek isteyen sermaye sınıfı ve siyasi yapılanmalar, Türklere yönelik saldırının ardındaki ana aktörler olarak öne çıkıyor.

Kemal D.2 dakika okuma0 görüntülenme
Kemal Türklere'nin eski bir fotoğrafı
Kemal Türklere'nin eski bir fotoğrafı
Paylaş:

Unutulmaz işçi önderi Kemal Türklere yönelik suikastın üzerinden 46 yıl geçti. Sermaye sınıfı ve emperyalistlerin desteklediği faşist gruplar tarafından katledilen Türklere yönelik saldırının ardındaki gerçekler, o dönemin siyasi ve ekonomik koşullarıyla birlikte yeniden gündeme geliyor. Kemal Türklere 22 Temmuz 1977'de, evinin önünde arabasına binerken yapılan saldırıda, üç silahlı kişi tarafından açılan ateş sonucu hayatını kaybetmişti.

Kemal Türklere Suikastı Kimler Planladı?

Kemal Türklere suikastı kimin azmettirdiği sorusu, yıllar süren yargı süreçleri ve ortaya çıkan ifadelerle aydınlanmaya çalışıldı. Suikastın ardından açılan davada, tetikçiler olarak Ünal Osmanağaoğlu, Aydın Eryılmaz, Abdülsamet Karakuş ve İsmet Koçak gösterildi. Bu kişilerin MHP ve Ülkücü Gençler Derneği ile bağlantılı olduğu belirtildi. Dava sonucunda Abdülsamet Karakuş ve Aydın Eryılmaz'a hapis cezaları verildi, ancak diğer sanıklar gibi zamanla tahliye oldular.

Suikastın azmettiricileri olarak ise dönemin MHP yöneticileri Alpaslan Türkeş, Celal Adan ve Yılma Durak yargılandı. Emniyet ifadelerine göre, Yılma Durak'ın Kemal Türklere'nin adresini tespit ettiği ve Alpaslan Türkeş'in de onay vermesiyle suikast planının yapıldığı iddia edildi. Celal Adan'ın ifadeleri, Türkeş'in el hareketleriyle suikastı onayladığını ve ardından Ünal Osmanağaoğlu'na Türklere'nin adresini verdiğini ortaya koydu.

24 Ocak Kararları ve Toplumsal Direniş

Kemal Türklere'nin katledildiği 1977 yılı, Türkiye'de siyasi ve ekonomik çalkantıların yoğunlaştığı bir dönemdi. Özellikle 24 Ocak 1980'de ilan edilen ve '24 Ocak Kararları' olarak bilinen ekonomi programı, ülkeyi ihracata dayalı bir sanayileşme modeline yöneltmeyi hedefliyordu. Bu kararlar, üretim maliyetlerini düşürmek amacıyla işçi haklarını kısıtlamayı, kamu harcamalarını azaltmayı ve Türk lirasının değerini düşürmeyi içeriyordu. Ancak bu programın uygulanabilmesi için güçlü işçi sınıfı direnişinin kırılması gerekiyordu.

Kemal Türklere'nin, 24 Ocak Kararları'nın uygulanmasının ancak kendileri gibi işçi önderlerini ortadan kaldırarak mümkün olabileceğini öngördüğü biliniyor. Bu bağlamda, Türklere'ye yönelik suikast, 24 Ocak Kararları'nın hayata geçirilmesini kolaylaştırmayı amaçlayan sermaye sınıfının bir hamlesi olarak değerlendiriliyor. Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in ifadeleri de bu durumu destekler nitelikteydi; Evren, 12 Eylül darbesinin 24 Ocak Kararları'nın başarısı için gerekli olduğunu belirtmişti.

Yargı Süreci ve Zaman Aşımı

Kemal Türklere suikastıyla ilgili dava süreci oldukça karmaşık ve uzun sürdü. Tetikçi Ünal Osmanağaoğlu, Bahçelievler Katliamı gibi başka suçlardan da yargılandı ve ağır cezalar aldı. Ancak Türklere suikastı davasında, eksik soruşturma gerekçesiyle kararlar bozuldu, yeniden görülen davalarda ise zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle dava düştü. Ünal Osmanağaoğlu, 2012 yılında çıkan yargı paketiyle tahliye oldu. 2014 yılında kalp krizinden ölen Osmanağaoğlu'nun cenazesine MHP'li siyasetçiler katıldı.

Suikastın tetikçileri zaman aşımıyla ceza almadan kurtulurken, azmettirici olarak yargılanan MHP'li yöneticiler de farklı sonuçlarla karşılaştı. Ancak bu olay, Türkiye'de siyasi cinayetlerin ve toplumsal mücadelelerin karanlık yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Paylaş: