Hatay'da emekli depremzedelere konteynerleri boşaltma tebligatı
Hatay'da 6 Şubat depremlerinin ardından konteyner kentlerde yaşayan emekli ve kamu çalışanı depremzedelere, 1 Temmuz'a kadar alanları boşaltmaları talimatı verildi.

Hatay'da konteyner kentlerde tahliye süreci
6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen yaklaşık 3,5 yıla rağmen Hatay'da barınma krizi devam ediyor. Resmi verilere göre Türkiye genelinde 430 bini aşkın kişi konteyner kentlerde yaşamını sürdürürken, krizin en yoğun yaşandığı illerin başında gelen Hatay'da bu sayı 180 bin civarında seyrediyor. Bölgede inşaat süreçlerinin devam etmesi ve konut teslimlerinin tamamlanmaması nedeniyle depremzedeler barınma sorunuyla karşı karşıya kalmaya devam ediyor.
Son günlerde konteyner kentlerde yaşayanlara ulaşan telefonlar aracılığıyla, 1 Temmuz tarihine kadar alanların boşaltılması yönünde sözlü talimatlar iletildiği bildirildi. Edinilen bilgilere göre, devletten maaş alan emekliler ve kamu çalışanları tahliye edilmesi hedeflenen öncelikli grup arasında yer alıyor.
Emekliler ve kamu çalışanları için tahliye kararı
Konteyner kentlerde yaşayan depremzedeler, resmi bir tebligat olmaksızın sözlü olarak yapılan bu bildirimlerin belirsizlik yarattığını ifade ediyor. İddialara göre, devletten maaş alan herkesin, emekli maaşı miktarı ne olursa olsun, konteyner kentlerden çıkması talep ediliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan depremzedeler, rezerv alan ilan edilen evlerinin teslim edilmediğini, bu şartlar altında gidecek bir yerlerinin bulunmadığını vurguluyor.
- Bölgedeki kira fiyatlarının ortalama 15 bin TL civarında seyretmesi, düşük gelirli depremzedeler için erişilebilirliği zorlaştırıyor.
- Rezerv alan uygulaması nedeniyle evlerinin akıbeti belirsiz olan çok sayıda aile, yeni konutların inşaatının bitmesini bekliyor.
- Depremzedeler, geçici barınma alanlarından çıkarılmaları durumunda hasarlı binalara dönmek zorunda kalacaklarından endişe ediyor.
Yetkililerden konuya ilişkin resmi bir yazılı tebligat bekleyen depremzedeler, evleri teslim edilene kadar konteyner kentlerde kalmaları gerektiğini belirtiyor. Barınma hakkının temel bir ihtiyaç olduğunu ifade eden bölge sakinleri, hiçbir alternatif sunulmadan yapılan tahliye çağrılarının mağduriyetleri daha da derinleştirdiğini kaydediyor.



