İç Politika

Erivan Radyosu'ndan Yükselen Kürtçe Ezgiler: Sovyetler'de Kültürel Yaşam ve Emekçi Kardeşliği

Sovyetler Birliği döneminde Erivan Radyosu'ndan yayılan Kürtçe ezgiler, yasaklara karşı bir direnişin ve emekçi halkların kardeşliğinin sembolü oldu. Yusuf Şaylan ile yapılan söyleşi, dengbêjlik geleneğinin Sovyet coğrafyasındaki yansımalarını ve Kürt kültürünün yaşatılmasındaki rolünü ele alıyor.

Onur B.2 dakika okuma0 görüntülenme
Erivan Radyosu'nda Kürtçe müzik kaydı yapıldığı anı gösteren fotoğraf.
Erivan Radyosu'nda Kürtçe müzik kaydı yapıldığı anı gösteren fotoğraf.
Paylaş:

Sovyetler Birliği'nin kuruluşuyla birlikte Kafkasya'daki Kürt emekçiler için yeni bir yaşam alanı doğdu. 1917'den sonra kurulan eşitlik ve özgürlük temelli yeni düzende, Kürtçe yayın yapan 'Reya Teze' (Yeni Yol) gazetesi gibi girişimler, ana dilde eğitimin ve kültürel ifadelerin önünü açtı. Bu dönemde, Sovyetler Birliği'ndeki farklı etnik gruplar, tıpkı Anadolu'daki Kuvayı Milliyecilerin 'Yeni Yaşam' gazetesiyle buluşması gibi, ortak bir yaşam kültürü etrafında birleşti.

1955 yılında faaliyete geçen Erivan Radyosu, Kürtçe ezgileri Sovyetler Birliği'nin dört bir yanına taşıyarak önemli bir kültürel köprü görevi gördü. O dönemde Türkiye, İran, Irak ve Suriye gibi ülkelerde Kürtçe'nin çeşitli kısıtlamalara maruz kaldığı bir ortamda, Erivan Radyosu Kürtçe müziklerin yasal ve özgürce kaydedilip yayımlanmasını sağladı. Bu durum, Kürt müziği ve edebiyatı açısından büyük bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

Erivan Radyosu'nun Kürt Kültüründeki Rolü

Gazeteci Yusuf Şaylan ile yapılan bir söyleşide, Kürtçe türkülere olan merakının kaynağına değinildi. Şaylan, komünist kimliğiyle 'insan kardeşinin türküsünü bilmez mi?' diyerek bu ilgiye açıklık getirdi. Çocukluğunda Diyarbakır'da Kürtçe türküleri ilk duyduğunda, dilini anlamasa da müziğin evrenselliği ve Kürt dilinin yüreğe dokunan ezgilerinden etkilendiğini belirtti. Yasaklara rağmen elden ele dolaşan kasetler ve köy düğünlerinde adeta bir miting havası yaratan türkülerin, bir kültürün aktarımındaki önemine dikkat çekti.

Şaylan, Aram Tigran gibi sanatçıların Erivan Radyosu'nda yer almasıyla Kürt müziğine olan ilgisinin daha da derinleştiğini ifade etti. Erivan Radyosu'nun, dengbêjlik geleneğinin ardından Kürt müziği hafızası açısından en önemli kaynaklardan biri haline geldiğini vurguladı. Susika Simo gibi sanatçıların seslendirdiği ve Sovyet liderlerine övgüler içeren türkülerin, dönemin sosyalist idealleriyle harmanlanarak sınırları aştığını belirtti. Özellikle 'Lenin rabû em rizgar bûn' (Lenin ayaklandı ve biz kurtulduk) türküsü, Sovyetler'deki Kürtlerin özgürleşme duygusunu yansıtıyordu.

Dengbêjlik Geleneği ve Anadilin Yaşatılması

Sovyetler Birliği'nde Kürtçe eğitim ve yayınların önünün açılması, birçok sanatçı ve yazar için ilham kaynağı oldu. Yusuf Şaylan, 2020 yılında soL Haber'de yer alan, Erivan Radyosu'nun sekiz Kürtçe eserinin klasik müzikle yeniden yorumlandığı çalışmayı dinlediğini ve çok beğendiğini aktardı. Bu tür projelerin, Sovyet liderlerine yönelik övgüleri barındırmasının da insanlık adına yapılan iyi şeylerin takdir edilmesi açısından önemli olduğunu düşündüğünü söyledi.

Şaylan, Kürt dilinin farklı coğrafyalarda yasaklanmasına karşı ozanların ve annelerin anadili yaşatma çabalarının büyük değer taşıdığını vurguladı. Kürt dili ve kültürünün Türkiye'de daha erken tanınması ve desteklenmesi durumunda, herkesin keyifle dinleyeceği zengin bir kültürel mirasın oluşabileceğini dile getirdi. Türkülerin, insanların yaşadıkları coğrafya, acılar ve mutluluklarla olan bağlarını yansıtan tarihi birer belge niteliği taşıdığını belirten Şaylan, hayatı 'türkü tadında' yaşama umudunu dile getirdi.

Yılmaz Güney'in 'Yol' filminin Urfa sahnesinde kullanılan ve Erivan Radyosu'nda kaydedilen dengbêj Fatma İsa'nın 'Dê Mıho' adlı ağıdı, filmin sansürlenen bölümlerinde yer almasıyla da dikkat çekti. Bu durum, Sovyetlerin Kürt kültürüne yaptığı katkının sinemaya yansımasını ve Yılmaz Güney'in bu konudaki duyarlılığını göstermesi açısından önemlidir.

Paylaş: