İç Politika

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Çağrısı: İç Barış ve Demokratik Çözüm Vurgusu

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, PKK'nin silah bırakma töreninin yıldönümünde yaptığı açıklamada, Kürt sorununun çözümüne yönelik hukuki ve demokratik adımların atılmasını istedi. Çerçeve yasanın geciktirilmemesi gerektiğini belirtti.

Sinan Ö.2 dakika okuma0 görüntülenme
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları konuşma yaparken
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları konuşma yaparken
Paylaş:

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin iç barışını güçlendirmesi ve Kürt sorununa demokratik bir çözüm bulunması gerektiğini vurguladı. Hatimoğulları, 11 Temmuz'un, PKK'nin silah yakma töreninin yıldönümü olduğunu hatırlatarak, bu adımın barış sürecinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Konuşmasına, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden yazar ve şair Ahmet Telli'yi anarak başlayan Hatimoğulları, Telli'yi güler yüzüyle hatırlayacağını ifade etti.

Kürt Sorunu Güvenlik Duvarından Kurtulmalı

Hatimoğulları, PKK'nin silah yakma töreninin sadece sembolik bir adım olmadığını, aynı zamanda barış ve çözüm önündeki mazeretlerin de ortadan kalktığını gösterdiğini söyledi. Kürt sorununun artık bir güvenlik duvarına hapsedilemeyeceğini belirten Hatimoğulları, silahların yandığı bir süreçte hukukun ertelenemeyeceğini ve demokratik siyasetin kriminalize edilemeyeceğini savundu. Amacın, hiçbir annenin evladını kaybetmemesi, gençlerin çatışma, ölüm, cezaevi veya sürgünle yüzleşmemesi ve çocukların kendi kimliklerini saklamak zorunda kalmaması olduğunu dile getirdi.

Silahların yakılmasının üzerinden bir yıl geçtiğini ve bu sürenin yeterince değerlendirilmediğini ifade eden Hatimoğulları, hukuki ve demokratik düzenlemelerle bu sürecin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Hatimoğulları, şunları kaydetti:

  • Hukuki çerçevenin hazırlanması,
  • İmralı'da özgür çalışma koşullarının oluşturulması,
  • Kayyım pratiğinin sonlandırılması,
  • Cezaevlerine yönelik cesur adımlar atılması,
  • Siyasi tutsakların serbest bırakılması

gibi adımların atılması durumunda bir yılın çok daha başarılı ve umut verici geçirileceğini vurguladı. Bu adımların bir lütuf değil, barışa ve çözüme inanıldığının göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.

İç Barış Bölgesel Stratejik Önem Taşıyor

Ortadoğu'daki gelişmelere de değinen Hatimoğulları, Türkiye'nin iç barışını güçlendirmesinin bölgesel gelişmeler karşısında stratejik bir önem taşıdığını savundu. Türkiye'nin kendi iç barışını oluşturmasının ve bunu devlet politikası haline getirmesinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirtti. Bu sürecin dar siyasi çıkarlara kurban edilemeyeceğini, muhalefetin baskı altında olduğu bir atmosferde toplumsallaşma konusunda sıkıntılar yaşandığını dile getirdi. Kürt sorununun terör ve güvenlik parantezinde tutulamayacağını, güçlü bir iç barışın Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünü açacağını söyledi.

Çerçeve Yasa Geciktirilmemeli

Hatimoğulları, iktidarın yeterli adım atmadığını belirterek, Abdullah Öcalan'ın çağrısına Kürt tarafının karşılık verdiğini ancak özel yasanın hala çıkmadığını ifade etti. İmralı'daki koşulların sürecin ruhuna ters ilerlediğini, kayyımların görevde olduğunu, siyasi tutuklulukların devam ettiğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını söyledi. Osman Kavala, Can Atalay, Gezi tutukluları, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş gibi isimlerin ve Kobani davası tutuklularının hala cezaevinde olduğunu hatırlattı. Seçilmiş belediye başkanlarının ya cezaevinde olduğunu ya da yerlerine kayyım atandığını belirten Hatimoğulları, yargı kılıcının muhalefetin üzerinde sallanmaması, aksine kınına girmesi gerektiğini savundu.

Öcalan'ın süreci yürütebileceği özgür çalışma koşullarının oluşturulmasının şart olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, baş müzakereci özgürce konuşamıyorsa sürecin nasıl ilerletebileceğini sordu. Temmuz ayında çıkarılması beklenen çerçeve yasanın daha fazla geciktirilmemesi ve müzakere edildiği şekilde, kapsayıcı ve çözüm odaklı olarak hazırlanması çağrısında bulundu. Kategorik ayrımlar veya pişmanlık dayatmaları olmadan, barış ve çözüm odaklı bir yasanın çıkması gerektiğini sözlerine ekledi.

Paylaş: