Almanya'da AfD Kongresi Engelleme Girişimi ve Anti-Faşist Mücadele Üzerine Değerlendirme
Almanya'nın Erfurt kentinde düzenlenen AfD Kongresi'ni engelleme çabalarının başarısızlıkla sonuçlanması, solun faşizmle mücadelesinin stratejilerini ve sermaye karşıtlığı temelinin önemini yeniden gündeme getirdi.

Almanya'nın doğusundaki Erfurt kentinde hafta sonu yapılan Almanya için Alternatif (AfD) Kongresi'ni engellemeye yönelik girişimler, polise gerek kalmadan sonuçsuz kaldı. On binlerce anti-faşistin katıldığı eylemlerde, kongreye giden yolların kapatılması planlansa da, AfD delegeleri kongre binasına ulaşmayı başardı. Bu durum, solun AfD'ye karşı yürüttüğü mücadelenin etkinliği ve stratejileri üzerine tartışmaları alevlendirdi.
Faşizme Karşı Mücadelenin Tarihsel Kökleri ve Dersleri
II. Dünya Savaşı sonrası Almanya'da, faşizmin yeniden güçlenmesini engellemek temel bir hedef olarak belirlenmişti. Bu amaçla, Almanya'nın doğusunda Sosyalist Birlik Partisi (SED) gibi işçi sınıfı temelinde birleşen partiler kuruldu. Bu birleşmenin anahtarı, sermaye düzenine karşı mücadele ve sosyalizm hedefiydi. Kaynaklar, faşizmin sermaye ve burjuvazinin desteği olmadan güçlenemeyeceğini vurguluyor. Frankfurt Okulu'ndan Max Horkheimer'in, "Kapitalizm konusunda konuşmak istemeyen, faşizm konusunda da susmalı" sözüyle işaret ettiği gibi, faşizmle mücadele, temelinde sermaye karşıtlığını barındırmalıdır.
Almanya'nın batısında ise bu tür bir birleşme çabaları engellendi. Zamanla, anti-faşist mücadele, sermaye karşıtlığı ve sosyalizm hedefinden uzaklaşarak daha çok ahlaki bir duruşa dönüştü. Bu durum, düzen güçlerinin anti-faşist hareket içinde yer almasına ve hareketin ana sorun olan sermayeye karşı mücadelesinden kopmasına neden oldu.
Erfurt'ta AfD Kongresi ve Engelleme Girişiminin Akıbeti
Erfurt'ta düzenlenen AfD Kongresi'nin, 100 yıl önce Nazilerin (NSDAP) yaptığı kongreye bir gönderme olduğu belirtiliyor. Bu durum, AfD'nin bir meydan okuma olarak algılandı. Geniş cepheci sol, Almanya'nın dört bir yanından anti-faşistleri Erfurt'a toplayarak kongreyi engellemeyi amaçladı. Ancak, göstericilerin yolları kapatma planı, polis müdahalesine gerek kalmadan başarısız oldu. Yaklaşık 600 AfD delegesi, otellerde kalarak veya sabah erken saatlerde kongre binasına ulaşarak toplantılarını sorunsuz tamamladı. Hatta, Nazi dönemine sempati beslediği belirtilen AfD Thüringen Eyaleti Başkanı Björn Höcke'nin destekçileri, parti içindeki güçlerini artırdı.
AfD'yi Durdurma Stratejileri ve Solun Konumu
Yazıda, AfD'ye alan açan politikaları hazırlayan ve uygulayan partilerle yürütülen mücadelenin, AfD'nin artan oy oranları karşısında başarısızlığa mahkum olduğu ifade ediliyor. CDU'dan Sahra Wagenknecht gibi isimlerin, daha yumuşak bir AfD ile işbirliği arayışında olduğu belirtiliyor. Ayrıca, istihbarat, emniyet, ordu ve yargı gibi devlet kadrolarındaki faşist, şoven ve militarist eğilimlere sahip kişilerin varlığı, sorunun sadece AfD ile sınırlı olmadığını gösteriyor. Bu kadroların AfD'yi yasaklama girişimlerinin, militarizmle donanmış bir emperyalizmden başka bir düzen bırakmayacağı uyarısı yapılıyor. Düzenin dışında kalamayan solun ise bu durumdan en büyük zararı göreceği ve "Bilmiyorduk" mazeretini kullanamayacağı vurgulanıyor.



