Milli Eğitim Bakanı Tekin'in Kurtuluş Savaşı'nı Müfredattan Çıkarma Girişimi Tepki Çekti
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kurtuluş Savaşı'nın müfredattan çıkarılıp yerine "Milli Mücadele" ifadesinin konulacağı açıklaması, siyaset, akademi ve gazetecilik çevrelerinden sert tepkilere neden oldu. Uzmanlar, bu hamlenin NATO Zirvesi ile aynı zamana denk gelmesini tesadüf olarak görmüyor.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, okulların müfredatından "Kurtuluş Savaşı" ibaresinin kaldırılarak yerine "Milli Mücadele" ifadesinin konulacağı yönündeki açıklaması, Türkiye'de geniş yankı buldu. Bakan Tekin'in, "Neyden kurtuluyoruz? Öncesinde koskoca Osmanlı vardı" sözleri, Cumhuriyet tarihi açısından ilk kez bir Milli Eğitim Bakanı tarafından dile getirilen bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Bu gelişme, özellikle Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi ile aynı döneme denk gelmesi nedeniyle dikkat çekici bulundu.
Kurtuluş Savaşı Kavramına Tepkiler ve Bağlamı
Bakan Tekin'in sözlerinin ardından, çeşitli siyasetçi, gazeteci, yazar ve sendikacılar açıklamaları değerlendirdi. Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) üyesi Erhan Nalçacı, Bakan Tekin'in sorusuna yanıt vererek 1923 Cumhuriyetinin feodalizmden, hanedanlıktan, emperyalist devletlere bağımlılıktan, karanlıktan ve savaşlara sürüklenmekten bir kurtuluş olduğunu belirtti. Nalçacı, ülkenin mevcut durumuna bakıldığında bu kurtuluşların daha üst bir düzeyde tekrarlanması gerektiğini vurguladı.
Gazeteci ve yazar Barış Doster, tarihi çarpıtmaya yönelik bu tür adımların hiçbir ciddi devlet tarafından atılmayacağını ifade etti. Doster, bu tür bir girişimin Yunanistan veya Ermenistan gibi ülkelerin milli eğitim bakanlarından bile beklenemeyeceğini söyledi. Milli Eğitim Bakanı'nın bu yaklaşımının, Cumhuriyet ve Atatürk ile sorunlu bir zihniyetin ürünü olduğunu ve Kurtuluş Savaşı'nın anti-emperyalist boyutunu yok saydığını savundu.
NATO Zirvesi ve Siyasal İklim
Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Zülâl Kalkandelen, Bakan Tekin'in açıklamalarının Ankara'daki NATO toplantısı öncesine denk gelmesinin tesadüf olmadığını belirtti. Kalkandelen, bu durumun, Cumhuriyet devriminin kazanımlarının yok edilerek ABD'nin deyişiyle "hayırsever bir monarşi" yaratma çabasıyla ilişkili olduğunu öne sürdü. Milli Eğitim Bakanı'nın, emperyalizme karşı verilen bağımsızlık mücadelesini ve ardından gelen cumhuriyeti değersizleştirmeye çalıştığını iddia etti.
THTM Genel Kurul Delegesi ve soL yazarı Orhan Gökdemir de benzer bir görüşü dile getirdi. Gökdemir, bu sözlerin NATO Zirvesi'nden bir gün önce ve Boğaz Köprüsü'ne ABD bayrağı renklerinin yansıtıldığı güne denk gelmesine dikkat çekti. Gökdemir, bu yaklaşımın ulus devletleri istemeyen, ümmetçi veya kimlikçi bir anlayışın ürünü olduğunu ve Amerikan sömürgesi veya neo-Osmanlı düzeni isteğiyle örtüştüğünü savundu. Bakan Tekin'in "neyden kurtulduk" sorusuna, "işte bunlardan kurtulduk" yanıtını verdi.
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ise bu açıklamanın kişisel bir yanılgı olmadığını, güncel dış politika anlayışı ile aynı siyasal iklimin bir ürünü olduğunu belirtti. Özbay da bu durumun NATO Zirvesi ile bağlantısına işaret etti.
- Barış Doster, bu tür kavramlarla oynamanın bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.
- Zülâl Kalkandelen, bu girişimin Cumhuriyet'i tasfiye etme amacı taşıdığını iddia etti.
- Orhan Gökdemir, Kurtuluş Savaşı'nın yok sayılmasının Cumhuriyet'in ve mevcut sınırların meşruiyetini yitirmesi anlamına geldiğini belirtti.
- Erhan Nalçacı, 1923 Cumhuriyetinin feodalizm, hanedanlık ve emperyalizme bağımlılıktan bir kurtuluş olduğunu hatırlattı.
- Kadem Özbay, açıklamanın genel siyasal iklimin bir parçası olduğunu ifade etti.



