Politika

Dokunulmazlıklar Kaldırılabilir mi? AKP'nin Yeni Hamlesi Gündemde

AKP'nin CHP'ye yönelik artan söylemleri sonrası dokunulmazlıkların kaldırılacağına dair iddialar gündeme geldi. Peki, bu süreç nasıl işliyor ve AKP'nin elinde bu yönde bir güç var mı?

Yönetici2 dakika okuma0 görüntülenme
TBMM binası önünde çekilmiş bir fotoğraf
TBMM binası önünde çekilmiş bir fotoğraf
Paylaş:

AK Parti'nin Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yönelik sert söylemleri, siyasi kulislerde dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik iddiaları yeniden alevlendirdi. Özellikle CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve yakın çevresindeki bazı milletvekillerine yönelik fezleke taleplerinin artması, bu iddiaları daha görünür hale getirdi. Peki, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci nasıl işliyor ve mevcut siyasi aritmetikte AK Parti'nin bu yönde bir adım atma gücü bulunuyor mu?

Dokunulmazlık Süreci ve Meclis Aritmetiği

Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci, TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon'un toplanmasıyla başlıyor. Bu komisyon, gelen fezleke taleplerini değerlendirerek hangilerinin gündeme alınacağına karar veriyor. Son dönemde CHP'li bazı milletvekillerine yönelik artan fezleke taleplerinin bu komisyonda görüşülmesi bekleniyor.

Fezlekeler Karma Komisyon'da kabul edilirse, hazırlık komisyonu süreci başlıyor. Bu süreç sonunda dokunulmazlığın kaldırılması yönünde bir karar çıkarsa, dosya TBMM Genel Kurulu'na sevk ediliyor. Genel Kurul'da yapılacak oylamada, salt çoğunluğun (151 oy) sağlanması durumunda dokunulmazlık kaldırılabiliyor. Mevcut durumda AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) sandalye sayısı, dokunulmazlıkların kaldırılması için yeterli çoğunluğu oluşturuyor.

Ancak bu hukuki süreç, siyasi açıdan karmaşık bir tabloyu da beraberinde getiriyor. Sürecin uzunluğu ve siyasi dinamikler, bu adımın atılıp atılamayacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Hukuki ve Siyasi Boyutlar

Anayasa Mahkemesi eski raportörü Ali Rıza Aydın, dokunulmazlık konusunun hukuki ve siyasi boyutlarına dikkat çekti. Aydın, yasama dokunulmazlığının, milletvekillerinin baskı altında kalmadan görevlerini yerine getirmeleri amacıyla anayasal bir güvence olduğunu belirtti. Ancak bu güvencenin, siyasi iktidarlar tarafından bir baskı aracı olarak kullanılabileceği riskine de işaret etti.

“Yasama sorumsuzluğu ve dokunulmazlığı, milletvekillerinin Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden dolayı sorumlu tutulamaması ve seçilmeden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekilinin Meclis kararı olmadıkça tutulamaması, sorguya çekilememesi, tutuklanamaması ve yargılanamaması anlamına gelir. Ancak Meclis kararıyla dokunulmazlık kaldırılırsa bu hüküm ortadan kalkar. Bu kurumun, siyasal iktidarlar tarafından kasıtlı olarak ve keyfice kullanmaya dönüşme yolunda olduğunu söylemek yanlış olmaz.”

Aydın, dokunulmazlıkların kaldırılmasının, siyasi faaliyet hakkının çürümesine yol açabileceğini ve milletvekillerini “hizaya getirme” aracına dönüşebileceğini savundu. 2016 yılında Anayasa'ya eklenen geçici madde ile bu sürecin hızlandırıldığına ve dokunulmazlıkların kaldırılmasının önünün açıldığına dikkat çekti. Güncel durumda da benzer bir durumun yaşanabileceği endişesini dile getirdi.

AK Parti'nin Gücü ve Riskleri

AK Parti'nin, MHP'nin desteğiyle Meclis'te dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde bir adım atacak çoğunluğa sahip olduğu biliniyor. Ancak bu hukuki gücün, siyasi bir risk taşıdığı da uzmanlar tarafından dile getiriliyor.

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, AK Parti'nin bu tür adımlarının yaratabileceği siyasi sonuçlara dikkat çekti. Okuyan, “CHP'yi krize sokmanın iktidarı etkilemeyeceğini düşünmek saçmadır. Kuşkusuz bir baskın seçim filan teknik olarak AKP'ye yarayabilir. Bununla birlikte AKP'nin aldığı riski yönetip yönetemeyeceği birçok faktöre bağlı” değerlendirmesinde bulundu. Bu durum, AK Parti'nin elindeki gücü kullanmadan önce yaratabileceği toplumsal tepkiyi ve siyasi sonuçları göz önünde bulunduracağını gösteriyor.

Sonuç olarak, AK Parti'nin dokunulmazlıkları kaldırma yönünde Meclis çoğunluğuna sahip olması, bu adımın atılabileceği anlamına gelse de, sürecin hukuki ve siyasi karmaşıklığı, yaratabileceği riskler ve toplumsal tepkiler, bu konudaki nihai kararın ne olacağını belirsiz kılıyor.

Paylaş: