Dış Politika

TKP'den NATO Zirvesi Değerlendirmesi: 'Türkiye Baltık'ta Gerilimin Tarafı Yapıldı'

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Ankara'daki 36. NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'nin artan askeri rolünü ve egemenlik hakları üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Okuyan, halkın örgütlü mücadelesinin önemini vurguladı.

Sinan Ö.2 dakika okuma0 görüntülenme
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan konuşma yaparken
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan konuşma yaparken
Paylaş:

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'nin dış politikadaki konumunu ve olası riskleri değerlendirdi. İzmir'de düzenlenen bir etkinlikte konuşan Okuyan, zirvenin Türkiye'nin silah endüstrisini NATO'ya pazarlama amacı taşıdığını belirterek, alınan kararların ülkenin egemenlik hakları ve bölgesel barış açısından ciddi tehlikeler barındırdığını ifade etti.

NATO'nun Kuruluş Nedenleri ve Türkiye'nin Yeni Rolü

Okuyan, NATO'nun kuruluşunu hatırlatarak, örgütün Sovyetler Birliği'ne ve komünizme karşı bir savaş enstrümanı olarak ortaya çıktığını belirtti. Üçüncü temel işlevinin ise ABD hegemonyasını korumak ve çok uluslu tekellerin uluslararası sınıfsal diktatörlük aygıtı olmak olduğunu söyledi. Zirveyle birlikte Türkiye'nin yeni tehlikeli roller üstlendiğini savunan Okuyan, özellikle Baltık bölgesindeki gerilimlere Türkiye'nin dahil edilmesine dikkat çekti. Türkiye'nin hava kuvvetlerine ait F-16'ların Baltık'ta görev yapacağını ve Rus uçaklarına uyarı olmaksızın ateş açma yetkisi almasının, Türkiye'yi olası bir çatışmanın doğrudan tarafı haline getireceğini belirtti.

Boğazlar ve Egemenlik Hakları Üzerindeki Tehditler

Zirvenin en kritik sonuçlarından birinin Karadeniz ve Boğazlar'ın statüsüyle ilgili olduğunu vurgulayan Okuyan, Türkiye'de Ortadoğu ve Boğazlar'a odaklanacak iki yeni NATO karargahının kurulacağını açıkladı. Bu durumun, Türkiye'nin İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerindeki egemenlik haklarını paylaşması anlamına geldiğini söyledi. Okuyan, bu karargahların komutanlık yapısının dahi Türkiye'nin egemenliğini zedelediğini ifade etti. Ayrıca, Türkiye'nin silah endüstrisindeki gelişimini NATO'ya pazarlamak için kullandığını ve bunun gelecekte yeni çatışmalara yol açabileceği uyarısında bulundu. Okuyan, “Bu kadar silahlanma savaş demektir ve insanlık savaşa doğru gitmektedir” dedi.

Örgütlü Mücadele Çağrısı

Kemal Okuyan, zirve sonrası Türkiye'nin NATO içinde daha fazla söz sahibi olduğunu iddia edeceğini ancak bunun asıl nedeninin AKP'nin NATO'yu bir enstrüman olarak kullanması olduğunu belirtti. Güvenlik önlemleri adı altında şehirlerin polis ablukasına alınmasını eleştiren Okuyan, gerçek kurtuluşun ancak halkın örgütlü mücadelesiyle mümkün olacağını vurguladı. Bireysel kahramanlıklardan ziyade, toplumsal dayanışmaya dayalı bir mücadele çağrısı yapan Okuyan, şunları söyledi:

Mücadeleye devam edeceğiz ancak bu mücadelenin sadece birilerinin kahramanlığıyla sürdürülmesini beklemek doğru değildir. Türkiye'de 85 milyon insan var ve bu iş tek başına kahramanlarla olmaz; örgütlenerek ve çoğalarak olur. Bu halk ne zaman ayağa kalkarsa, o zaman hem NATO'dan hem de yoksulluktan kurtulur. Dolayısıyla bu mesele, örgütlü halkın mücadelesidir. Türkiye Komünist Partisi adına söz veriyorum ki, Türkiye'de bir daha böyle bir zirve toplanamayacaktır.
Paylaş: