NATO Zirvesi Öncesi Ankara'da "Sıkıyönetim": İletişim Başkanlığı'ndan "Yalanlama" Operasyonu
Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde alınan güvenlik tedbirleri ve bu tedbirlerle ilgili çıkan haberler üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan art arda yalanlamalar geldi. Ancak bu yalanlamaların geri adımları gizleme çabası olduğu iddia ediliyor.

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek olan NATO zirvesi öncesinde, kentte uygulanan ve halk arasında büyük tepkilere yol açan güvenlik tedbirleri gündemdeki yerini koruyor. Bu tedbirlerle ilgili çıkan bazı haberler üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından seri halde yalanlamalar yapıldı.
Macron'un Yürüyüşü İçin Park Kapatılacak mı?
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un zirve süresince sabah yürüyüşleri için park talebinde bulunduğu ve bu doğrultuda Dikmen Vadisi veya Botanik Parkı gibi alanların halka kapatılacağı yönündeki haberler kamuoyunda geniş yankı buldu. Bu durum, halkın kullanımına açık alanların kısıtlanacağı endişesiyle büyük tepki çekti. Haberin ardından İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Macron'un yürüyüşü gerekçesiyle parkların halka kapatılmasına yönelik bir karar veya uygulamanın bulunmadığı belirtildi. Bu açıklama, gelen tepkiler üzerine alınan bir geri adım olarak yorumlandı.
Güvenlik Gerekçesiyle Yapılan Düzenlemeler
Bir diğer tepki çeken konu ise, NATO liderlerinin güzergahı üzerindeki evlerin ve gecekonduların önüne çekilen setler oldu. DMM, bu uygulamaların bir "gizleme" veya "göz zevki" operasyonu olmadığını, uluslararası organizasyonlarda zorunlu olan standart güvenlik ve lojistik protokollerinin bir parçası olduğunu savundu. Ancak, yoksul yurttaşların yaşadığı binalara yapılan badana işlemleri veya gecekonduların önüne çekilen setlerin hangi güvenlik veya lojistik kuralına dayandığı konusunda tatmin edici bir açıklama yapılmadı.
TEMA Gönüllülerine Yönelik Gözaltı ve Yalanlama
Nallıhan'da bir doğa gezisi sonrası maden işçileriyle selamlaştıkları için gözaltına alınan 42 TEMA gönüllüsüne yönelik soruşturma da tepkilere neden oldu. Gönüllülere, terör örgütleriyle bağlantılı olup olmadıkları ve kod adlarının ne olduğu gibi sorular yöneltildiği iddia edildi. DMM, bu operasyonun sivil toplum kuruluşu üyeliği nedeniyle değil, terör örgütleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen şahıslara yönelik olduğunu belirterek, soruşturmanın konusunun çarpıtılmak istendiğini savundu. Ancak bu açıklamaya rağmen, gözaltına alınanların TEMA Vakfı ile olan ilişkileri üzerinden bir algı operasyonu yürütüldüğü eleştirileri devam etti.
NATO zirvesi öncesinde alınan ve akıl ile mantık sınırlarını zorladığı iddia edilen kararların artarak devam etmesi bekleniyor. Bu kapsamda, daha önce gündeme gelen ve DMM tarafından yalanlanması muhtemel olduğu düşünülen diğer konular arasında şunlar yer alıyor:
- Macron karşıtı pankart basılmasına yönelik yasak talimatı iddiaları.
- Zirve güvenliği gerekçesiyle çivi çakmanın bile yasaklanması ve şantiyelerin durdurulması kararları.
- Bazı hastanelerde NATO heyetleri için yatakların rezerve edildiği ve belirli sürelerle hastaneye erişimin kısıtlandığı iddiaları.



