Dış Politika

ABD'nin İran'a Saldırıları Yoğunlaştı: Sivil Alanlar Hedef Mi Alınıyor?

ABD'nin İran'a yönelik saldırıları sürerken, Ahvaz'da kanser hastası çocukların tedavi gördüğü hastanenin tahliye edilmesi dikkat çekti. İran ise bölgedeki ABD üslerine misilleme yaparken, saldırıların olası bir kara işgaline hazırlık olduğu iddiaları gündemde.

Aslı T.2 dakika okuma0 görüntülenme
İran kıyılarında askeri hareketlilik ve gerilim.
İran kıyılarında askeri hareketlilik ve gerilim.
Paylaş:

ABD'nin İran'a yönelik saldırıları, ülkenin iç kesimlerini de hedef alarak yoğunlaştı. Dün gece boyunca süren saldırılarda, Huzistan eyaletine bağlı Ahvaz kentinde kanser hastası çocukların tedavi gördüğü Şehit Bekayi Hastanesi'nin yakınlarına düşen füzeler nedeniyle hastanenin geçici olarak tahliye edilmesi endişe yarattı. Saldırılar, Hürmüz Boğazı kıyısındaki Bender Abbas kentinin yanı sıra Sirik yakınları, Keşm Adası, Hemedan eyaletindeki Kebuderaheng ilçesi ve Tahran'ın doğusundaki Semnan Havalimanı'ndaki bir hangarı da hedef aldı. ABD ordusu ayrıca, İran limanlarına uyguladığı abluka kapsamında Hürmüz Boğazı'ndaki Harg Adası'na seyreden bir petrol tankerini de füzelerle hedef aldığını duyurdu.

İran'dan ABD Üslerine Misilleme Operasyonları

İran ordusu ve Devrim Muhafızları Ordusu, ABD saldırılarına karşı misilleme operasyonları başlattı. Bu kapsamda Kuveyt, Ürdün ve Bahreyn'de bulunan ABD üsleri hedef alındı. İran ordusu, Kuveyt'teki Ali es-Salem Üssü'ne füze ve İHA saldırıları düzenleyerek üsse ait erken uyarı radar sistemlerini ve ABD askerlerinin toplandığı alanları vurduğunu bildirdi. Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri ise Bahreyn'deki Şeyh İsa Üssü'ne yönelik saldırıda ABD'ye ait radar sistemleri ile yakıt ikmal istasyonunun tamamen imha edildiğini duyurdu. Ürdün'deki Azrak Üssü de İHA'larla vurulan hedef oldu; İran, ABD'nin askeri iletişim sistemleri ve yakıt depolama tanklarının hedef alındığını açıkladı.

İran Ordusu: Savaş Yeni Arenalara Yayılabilir

İran Silahlı Kuvvetleri'nden yapılan açıklamalarda, ABD'nin Hürmüz Boğazı'na müdahale etmesine izin verilmeyeceği vurgulandı. Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, ABD Başkanı Donald Trump'ın sivil altyapıyı vurma tehdidine karşılık, böyle bir durumda bölgedeki diğer altyapıların da yok edileceği uyarısında bulundu. İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekreminiya, sonuna kadar direneceklerini ve ABD'nin bölgedeki müdahalelerini etkisiz hale getireceklerini belirtti. Ekreminiya, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün kıyılara ve adalara bağlı olmadığını, İran'ın topraklarının her noktasından boğazı denetleme yeteneğine sahip olduğunu ifade etti. Saldırıların devam etmesi halinde savaşın yeni cephelere yayılacağı uyarısında bulunan Ekreminiya, komşu ülkelerle çatışma istemediklerini de ekledi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ABD ile 'hayati ve varoluşsal bir savaş' içinde olduklarını dile getirdi.

Deniz Şirketleri ABD Rotasına Güvenmiyor, İşgal İddiaları

Öte yandan, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda gemilere eşlik etme girişimlerine uluslararası denizcilik şirketlerinin güvenlik endişeleri nedeniyle yanaşmadığı bildirildi. Reuters'ın haberine göre şirketler, ABD rehberliğindeki rotaları kullanmayı bırakmış durumda. Bu durum, bölgedeki gerilimin ticari denizcilik üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.

Bazı ABD'li askeri yetkililer ise son saldırıların, İran'da olası bir kara veya deniz işgaline zemin hazırlığı olabileceği yönünde iddialarda bulundu. İsimlerinin açıklanmasını istemeyen yetkililer, bombardımanların İran'ın hava savunma, radar ve kıyı füze sistemlerini zayıflatmaya yönelik birer "şekillendirme operasyonu" olduğunu öne sürdü. Bu operasyonların, Hark Adası'nın işgali gibi gelecekteki büyük çaplı saldırılar öncesi riskleri azaltmayı amaçladığı belirtildi. Trump yönetiminin elindeki askeri seçenekleri güçlendirdiği de ifade edildi.

Bu gelişmeler yaşanırken ABD Başkanı Donald Trump'tan çelişkili mesajlar geldi. Bir yandan İran'ı yeneceklerini iddia ederken, diğer yandan İran'ın anlaşmayı 'canıgönülden istediğini' söyledi. Trump ayrıca, İran'da tutuklu bulunan bir ABD vatandaşının serbest bırakılmasını 'iyi niyet jesti' olarak niteledi.

Paylaş: