Dış Politika

Küba Liderinden ABD Yaptırımlarına Yanıt: Sosyalizmi Koruyarak Üretimi Artıracağız

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD'nin uyguladığı ekonomik ambargo ve yaptırımlara karşı ülkenin sosyalist sistemini koruyarak üretimi artıracak yeni ekonomik önlemler aldığını duyurdu. Díaz-Canel, temel üretim araçları üzerindeki devlet mülkiyetinin belirleyici rolünü koruduğunu vurguladı.

Kemal D.3 dakika okuma0 görüntülenme
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel konuşurken
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel konuşurken
Paylaş:

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Porto Rikolu Claridad gazetesine verdiği röportajda, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) adaya yönelik uyguladığı enerji ambargosu ve ikincil yaptırımlarla ülkeyi ekonomik olarak zor durumda bırakmaya çalıştığını belirtti. Díaz-Canel, Küba'nın bu baskılara karşı sosyalist sistemi koruyarak üretimi artıracak yeni ekonomik önlemler hayata geçirdiğini vurguladı. Lider, bu önlemlerin üretici güçleri geliştirmeyi amaçladığını ve sosyalist sistemin tasfiyesi anlamına gelmediğini, temel üretim araçları üzerindeki devlet mülkiyetinin belirleyici rolünün devam ettiğini ekledi. Amaçlarının toplumsal zenginliği artırmak ve bunu eşitlik temelinde yeniden dağıtmak olduğunu belirten Küba lideri, devrimin sağlık ve eğitim gibi temel kazanımlarının her koşulda savunulacağını ifade etti.

Emperyalist Abluka ve Küba'nın Direniş Stratejisi

Díaz-Canel, röportajda ablukanın somut etkilerine de değindi. Son altı ayda ülkeye yakıt girişinin neredeyse durduğunu ve ABD'nin üçüncü ülkeler üzerindeki baskısıyla ticari ilişkilerin engellendiğini söyledi. Yakıt kısıtlamalarının elektrik kesintilerine, ulaşım aksaklıklarına ve temel ihtiyaç maddelerinde sıkıntılara yol açtığını ancak Küba halkının krizin kaynağının emperyalist abluka olduğunun farkında olduğunu belirtti. Bu zorlu koşullara karşı geliştirilen stratejinin savunma hazırlıkları, mahalle örgütlenmeleri, gençliğin seferber edilmesi, ideolojik mücadele ve uluslararası dayanışma başlıklarında şekillendiğini aktardı.

ABD ile ilişkilere dair açıklamalarda bulunan Díaz-Canel, Obama dönemindeki sınırlı yumuşamanın ardından Trump yönetimiyle birlikte saldırganlığın yeniden tırmandığını ifade etti. Küba'nın egemenliğinden taviz vermeden diyaloğa açık olduğunu belirten lider, ABD'nin Küba'yı “terörü destekleyen ülke” olarak nitelendirmesini siyasi bir iftira olarak değerlendirdi. Küba'nın terörün hedefi olduğunu hatırlatan Díaz-Canel, ABD'nin Venezuela, İran ve Filistin'e yönelik müdahalelerini emperyalist saldırganlığın bir devamı olarak gördüğünü belirtti.

Abluka Koşullarında Sağlık Hizmetlerinde Yaratıcı Çözümler

ABD ablukasının sağlık sektörünü de olumsuz etkilediği, ilaç ve tıbbi malzeme temininde zorluklar yaşandığı belirtilirken, Küba'nın bu alanda yaratıcı çözümler ürettiği vurgulandı. Pinar del Río'daki Abel Santamaría Hastanesi, ilaç ve ekipman kıtlığına, yakıt yetersizliği nedeniyle sevk gecikmelerine ve personel kayıplarına rağmen yüksek riskli gebelik takibini sürdürerek anne ve bebek sağlığını korumayı başardı. İlaç eksikliğine karşı alternatif tedaviler geliştirilirken, kritik vakalar için sağlık ekipleri hastaların bulunduğu bölgelere ulaştırıldı. Pinar del Río'da bu yıl anne ölümü yaşanmaması ve bebek ölüm oranının düşük tutulması, sistemin kamucu niteliğinin bir göstergesi olarak sunuldu.

Villa Clara'daki José Luis Miranda Çocuk Hastanesi de 2025'te yakaladığı yüzde 99,6'lık hayatta kalma oranını 2026'da da sürdürerek abluka koşullarında sağlıkta sürekliliğin mümkün olduğunu gösterdi. Hastane yönetimi, bu başarının multidisipliner çalışma, uzman birikimi ve kapsamlı eğitim programlarına dayandığını belirtti. Gelişmiş ülkelerle karşılaştırılabilir yoğun bakım ünitesi başarı düzeyinin, kamu sağlık sisteminin kapasitesini ortaya koyduğu ifade edildi. Kamu işletmeleri, kooperatifler ve küçük üreticilerin katkılarıyla altyapısını güçlendiren hastane, dayanışma temelli üretim ve tedarik ağlarını kullanarak düşük bebek ölüm oranını korumada kritik rol oynuyor.

Havana'daki Ramón González Coro Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi de ekonomik ambargo nedeniyle ilaç, ekipman ve kaynaklara erişim zorluğuna rağmen hizmetlerini sürdürüyor. Sağlık çalışanları, yerel kaynakların seferber edilmesi ve uluslararası dayanışma katkılarıyla servisleri modernize ederken, güneş panelleri ve dijital sağlık uygulamalarıyla hizmet kapasitesini artırmayı hedefliyor. Küba Devlet Başkanı Díaz-Canel'in hastaneyi ziyareti sırasında "Hiçbir elektrik kesintisi umudu söndüremez" sözü, sağlık emekçilerinin sınırlı olanaklarla hizmet sürekliliğini sağlama çabalarını özetledi. Küba'da sağlık sistemi, ablukanın dayattığı yokluk koşullarında dahi geri adım atmayan bir kamusal sorumluluk anlayışıyla işlemeye devam ediyor.

Diğer Gelişmeler ve Ekonomik Çözümler

Bu gelişmelerin yanı sıra, İtalya ile Doğu Küba arasında haftalık direkt uçuşların başlaması, Avrupa ile ada arasındaki hava bağlantısını güçlendirdi. Neos Air havayolu şirketi tarafından gerçekleştirilen seferlerin, turizmi canlandırması ve yurt dışında yaşayan Kübalıların ülkeyle bağlarını kuvvetlendirmesi bekleniyor.

Süt üretiminde ise AGROSOLAR Projesi kapsamında El Guayabal Üniversite Çiftliği'ndeki okul süt tesisine kurulan 40 güneş enerjisi paneli, sulama sistemi ve tesisin enerji ihtiyacını karşılamaya başladı. Bu sistemle ulusal elektrik şebekesine bağımlılık azaltılarak maliyetler düşürüldü ve dış baskının etkisi kırıldı. Tesis ayrıca agroekoloji ve yenilenebilir enerji alanlarında uygulamalı araştırmalar için bir eğitim merkezi olarak da hizmet verecek.

Villa Clara'da ise 42 yıldır faaliyet gösteren Ergen Kliniği, çocuk ve ergenlerde sosyal riskleri azaltmaya yönelik önleyici halk sağlığı çalışmaları kapsamında madde bağımlılığı, aşırı ekran kullanımı, cinsel sağlık ve intiharın önlenmesi gibi konularda eğitimler düzenliyor. Bu çalışmalar, gençlerin dijital araçları bilinçli kullanması, sağlıklı ilişkiler kurması ve ruh sağlığının korunması hedeflenerek yürütülüyor.

Paylaş: