Dış Politika

ABD'nin Brezilya'ya Tarife Kararı Seçimleri Kızıştırdı: Lula Destekleri Artıyor

ABD Başkanı Trump yönetiminin Brezilya'dan ithal edilen ürünlere getirdiği ek gümrük vergileri, Brezilya'daki devlet başkanlığı seçimlerinin gündemine oturdu. Anketler, bu ekonomik baskının mevcut Devlet Başkanı Lula'ya yaradığını gösteriyor.

Aslı T.2 dakika okuma1 görüntülenme
ABD Başkanı Donald Trump ve Brezilya Devlet Başkanı Lula'nın görselleri yan yana.
ABD Başkanı Donald Trump ve Brezilya Devlet Başkanı Lula'nın görselleri yan yana.
Paylaş:

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Brezilya'dan ithal edilen binlerce ürüne getirdiği yüzde 25'lik ek gümrük vergisi, iki ülke arasındaki ticari gerilimi Brezilya'daki devlet başkanlığı seçimlerinin merkezine taşıdı. Ekim ayında yapılacak seçimlerde önde giden mevcut Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ile sağcı senatör Flavio Bolsonaro, gümrük vergileri konusunda birbirini suçluyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Lula hükümetinin Washington ile yürütülen görüşmelerde “iyi niyetli davranmadığını” iddia ederken, Flavio Bolsonaro da vergi artışının sorumlusunun Lula olduğunu savundu. Lula ise ABD’nin kararını, Bolsonaro ailesinin desteğiyle şekillenen siyasi bir operasyon olarak nitelendirdi. Bolsonaro ailesini “sahte vatanseverler” olarak tanımlayan Lula, “Ülkemize karşı alınan önlemleri seçim hedefleri doğrultusunda örgütlediler ve açıkça savundular” dedi. Bolsonaro ailesi ise suçlamaları reddetti.

Bolsonaro Ailesinin Washington Girişimleri ve Tarife Tartışmaları

Trump yönetiminin Brezilya’ya yönelik tarife politikasında, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro hakkında yürütülen davalar önemli bir yer tutuyor. Trump, geçen yıl Brezilya ürünlerine uygulanan ağır tarifeleri, darbe girişimi suçlamasıyla yargılanan Jair Bolsonaro ile ilişkilendirmişti. Jair Bolsonaro’nun oğlu ve eski milletvekili Eduardo Bolsonaro da daha önce Washington’da yürüttüğü temaslarla ABD yönetimini Brezilya’ya yönelik tarifeleri yükseltmeye ikna ettiğini öne sürmüştü. Bu açıklamalar, Lula hükümetinin Bolsonaro ailesini, yabancı bir devleti Brezilya’ya ekonomik baskı uygulamaya çağırmakla suçlamasına yol açtı.

Anket Sonuçları: Ekonomik Baskı Lula'ya Destek Artırdı

Kamuoyu araştırmaları ise ABD yönetiminin müdahalesinin, Bolsonaro cephesinin beklediğinin aksine Lula'ya yarayabileceğini gösteriyor. Quaest araştırma şirketinin yayımladığı bir ankete göre, katılımcıların yüzde 42'si ABD'nin tarifelerinin kendilerini Lula'ya oy vermeye yönelttiğini belirtti. Flavio Bolsonaro'ya yöneldiğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 27'de kaldı. Ankete katılanların yüzde 63'ü tarifelerin kendilerine veya ailelerine ekonomik zarar vereceğini düşünürken, siyasi danışmanlık şirketi Arko Advice'dan Lucas de Aragão, sonuçların tarifeler konusunda Lula'nın söyleminin Bolsonaro'nun söylemine üstün geldiğini gösterdiğini belirtti.

Yeni Vergiler ve Brezilya'nın Tepkisi

ABD’nin yeni yüzde 25'lik vergileri, mobilya, etanol, makine, ayakkabı, şeker, tekstil ve kâğıt dahil binlerce Brezilya ürününü kapsıyor. Vergilerin 22 Temmuz'da yürürlüğe girmesi planlanıyor. Kahve, sığır eti, enerji ürünleri, nadir toprak elementleri, uçak ve uçak parçaları ise büyük ölçüde vergilerden muaf tutuldu. Brezilya Ticaret Bakanı Marcio Elias Rosa, ülkenin ABD'ye yaptığı ihracatın yaklaşık yüzde 18'inin, yani yıllık yaklaşık 7 milyar dolarlık bölümünün yeni tarifelerden etkileneceğini açıkladı. En fazla zarar görmesi beklenen sektörler arasında kereste, makine, mobilya ve ayakkabı bulunuyor.

Lula, ABD'nin kararının ekonomik gerekçelere dayanmadığını belirterek, Brezilya'nın “Karşılıklılık Yasası” kapsamında yanıt hazırlayacağını ve konuyu Dünya Ticaret Örgütü'nün uyuşmazlık çözüm mekanizmasına taşıyacağını duyurdu. Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira da Rubio'nun Lula'ya yönelik sözlerini “kaba, küstah ve kabul edilemez” olarak niteledi. Vieira, Brezilya'nın ABD ile müzakereye açık olduğunu ancak Washington'ın tutumunun siyasi saiklerle şekillendiğini belirtti. Trump'ın Brezilya'ya karşı devreye soktuğu ekonomik baskının seçim yarışındaki etkisi, ABD'nin Latin Amerika siyasetindeki müdahaleleri konusundaki tartışmaları da yeniden gündeme getirdi.

Paylaş: