CHP Parti Meclisi'nde İstifa Krizi: Yönetim Mahkemeyi İşaret Etti
CHP'de 28 ismin istifasıyla sarsılan Parti Meclisi toplantısı sonrası Müslim Sarı açıklama yaptı. Yönetim, istifaların muhatabının kendileri olmadığını savundu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki yönetim tartışmaları, Parti Meclisi (PM) üyelerinin toplu istifalarıyla yeni bir boyuta taşındı. Özgür Özel ekibinden 28 ismin istifasını sunmasının ardından Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan PM, yaşanan süreci değerlendirdi. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan parti sözcüsü Müslim Sarı, istifa eden üyelerin muhatabının Genel Merkez değil, mahkeme olduğunu belirtti.
İstifalar Mahkemeye Sunulacak
Müslim Sarı, 57 kişilik Parti Meclisi içerisinde 27 istifa dilekçesinin ellerine ulaştığını ve 30 üyenin görevine devam ettiğini ifade etti. İstifaların tek taraflı bir işlem olduğunu ancak hukuki usullere bağlı kalması gerektiğini vurgulayan Sarı, şunları kaydetti: "Mahkemenin yetkilendirmesiyle göreve gelmiş kişileriz. İstifaların ya da görevi kabul etme durumlarının ilgili idare tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Genel Merkez olarak yapabileceğimiz bir işlem bulunmuyor."
Kurultay Takvimi Belirsizliği
İstifaların ardından CHP tüzüğüne atıfta bulunan İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, PM üye sayısının üçte ikinin altına düşmesi nedeniyle 45 gün içinde kurultaya gidilmesi gerektiğini savunmuştu. Bu görüşe karşı çıkan yönetim kanadı ise yargı sürecine dikkat çekti. Sarı, "Tedbir kararı nedeniyle net bir kurultay tarihi belirleyemiyoruz. Olağan kurultay takvimi oluşturma kararı aldık fakat mevcut yargı kararları çerçevesinde hareket etmek zorundayız" açıklamasında bulundu.
Yargı Kararları Tartışmanın Merkezinde
Müslim Sarı, PM'nin işlevsiz hale getirilmeye çalışılmasının yargı kararlarına karşı bir duruş olduğunu iddia etti. Eski organların göreve iadesi ve kurultay yapılamayacağına dair hükümlerin bulunduğunu hatırlatan Sarı, devam eden ceza davalarının süreci etkilediğini belirtti. Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleşen ve 27 üyenin katıldığı toplantı, parti içi hukuk tartışmalarının kısa sürede çözülemeyeceğini gösterdi.



