Son Dakika

Yapay Zekanın Gizli Maliyeti: Veri Merkezlerinin Su Tüketimi Artıyor

Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden Prof. Dr. Yusuf Demir, yapay zekâ teknolojilerinin enerji ihtiyacının karşılanması için kullanılan dev veri merkezlerinin ciddi miktarda su tükettiğini belirtti. Demir, dijital dönüşümün su verimliliğiyle birlikte planlanması gerektiğini vurguladı.

Sıla İ.3 dakika okuma0 görüntülenme
Prof. Dr. Yusuf Demir, yapay zekanın su kaynakları üzerindeki etkilerini anlatıyor.
Prof. Dr. Yusuf Demir, yapay zekanın su kaynakları üzerindeki etkilerini anlatıyor.
Paylaş:

Yapay zekâ teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, bu sistemlerin enerji ihtiyacını karşılayan veri merkezlerinin görünmeyen su tüketimi önemli bir boyut kazandı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, yapay zekâ sistemlerinin çevresel etkilerine dikkat çekerek, dijital dönüşümün su verimliliği prensipleriyle entegre edilmesi gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Demir, yapay zekâya tamamen karşı çıkılmaması gerektiğini ancak çevresel etkilerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, "Hedefimiz daha fazla yapay zekâ değil, daha sürdürülebilir yapay zekâ olmalıdır" dedi. Samsun özelinde yapılan değerlendirmelere göre, kentte tüketilen suyun yaklaşık yüzde 2 ila 3'ünün yapay zekâ kaynaklı tüketimden kaynaklandığı hesaplanıyor. Bu oran, tarımsal sulama alanlarının önemli bir kısmına denk gelen su kaybı anlamına geliyor.

Veri Merkezlerinin Gizli Su Tüketimi

Yapay zekâ sistemlerinin çalışma prensibi gereği, kullanıcıların gerçekleştirdiği her sorgu, arka planda ciddi bir enerji ve su maliyeti oluşturuyor. Yapay zekâ uygulamaları, dev veri merkezlerinde çalışıyor. Bu merkezlerdeki sunucular, yüksek ısı üretiyor ve bu ısıyı düşürmek için soğutma sistemlerine ihtiyaç duyuyor. Bu soğutma süreçlerinde ise önemli miktarda su kullanılıyor. Tek bir sorgunun su tüketimi düşük görünse de, milyarlarca işlem düşünüldüğünde toplam etki oldukça büyük bir seviyeye ulaşıyor.

Su Yönetimi Stratejik Bir Güvenlik Meselesi Haline Geldi

Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini giderek daha yoğun bir şekilde hissetmektedir. Artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimi, uzun süren kuraklıklar, azalan yeraltı su seviyeleri ve su kaynakları üzerindeki baskılar, su yönetimini ulusal güvenlik düzeyinde stratejik bir konu hâline getirmiştir. Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı açısından Türkiye, su stresi yaşayan ülkeler arasında yer alıyor ve mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde gelecekte su fakirliği sınırına yaklaşması öngörülüyor.

Bu kritik süreçte, Türkiye'de veri merkezlerinin sayısının artması, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması ve dijital dönüşümün hızlanması, su kaynaklarının yönetimine yeni bir boyut kazandıracaktır. Enerji yatırımları planlanırken, bu yatırımların su ihtiyacının da aynı ölçüde dikkate alınması büyük önem taşıyor. Çünkü enerji ve su, birbirinden ayrı düşünülemeyecek iki stratejik kaynaktır.

Hedef: Daha Sürdürülebilir Yapay Zekâ

Prof. Dr. Demir, yapay zekâyı bir tehdit olarak görmenin doğru olmadığını belirtiyor. Aksine, doğru planlandığında yapay zekânın su kaynaklarının korunması için güçlü bir araç olabileceğini vurguluyor. Akıllı sulama sistemleri ile tarımsal su tüketimi azaltılabilir, su şebekelerindeki kaçaklar gerçek zamanlı tespit edilebilir, kuraklık ve taşkın riskleri öngörülebilir, baraj işletmeleri daha verimli yönetilebilir ve şehirlerin su talebi daha doğru planlanabilir.

Aynı teknoloji, iklim değişikliğine uyum çalışmalarında ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetiminde önemli katkılar sağlayabilir. Bu nedenle, temel hedefin "daha fazla yapay zekâ" yerine "daha sürdürülebilir yapay zekâ" olması gerektiği ifade ediliyor. Yapay zekânın insanlığın geleceğini şekillendirecek en önemli teknolojilerden biri olduğu, ancak bu geleceğin sürdürülebilir olabilmesi için doğal kaynakların da özenle korunması gerektiği belirtiliyor. Bu bağlamda, çevresel etkisi düşük yapay zekâ sistemleri ve "Yeşil Yapay Zekâ" yaklaşımı önem kazanıyor. Bu yaklaşım; daha az enerji tüketen algoritmalar, verimli işlemciler, yenilenebilir enerji kullanan veri merkezleri, alternatif su kaynaklarıyla çalışan soğutma sistemleri ve düşük karbonlu dijital altyapıları esas alıyor.

Sürdürülebilir Dijital Dönüşüm İçin Öneriler

Prof. Dr. Yusuf Demir, sürdürülebilir dijital dönüşüm için şu önerilerde bulundu:

  • Üniversitelerde "Sürdürülebilir Yapay Zekâ ve Su Yönetimi" alanında disiplinler arası araştırmalar desteklenmeli.
  • Belediyeler, su idareleri ve organize sanayi bölgelerinde yapay zekâ tabanlı su yönetim sistemleri yaygınlaştırılmalı.
  • Veri merkezlerinde su ayak izi ölçümü ve raporlaması yaygınlaştırılmalı; yapay zekâ uygulamalarının enerji ve su verimliliğini artıracak teknolojilere öncelik verilmeli.
  • Kamu kurumları ve özel sektör için sürdürülebilir dijital altyapı standartları oluşturulmalı.
  • Yapay zekâ stratejileri, ulusal su verimliliği ve iklim değişikliğine uyum politikalarıyla bütünleşik olarak planlanmalı.

Demir, günümüzdeki yeni sanayi devriminin yakıtının sadece veri olmadığını, aynı zamanda enerji, su ve doğal kaynaklar olduğunu vurguladı. Dijital dönüşümün doğal kaynakları koruyarak gerçekleştirilmemesi durumunda, teknolojik başarıların çevresel kayıplarla gölgelenebileceği uyarısında bulundu. 21. yüzyılda ülkelerin gerçek zenginliğinin sadece veri üretme kapasitesiyle değil, su kaynaklarını ne kadar akılcı yönettiğiyle de ölçüleceğini belirtti. Geleceğin en stratejik kaynağının petrol değil, temiz, güvenli ve sürdürülebilir su olduğunu ifade eden Demir, yapay zekâ çağında en akıllı toplumların, teknolojiyi geliştirirken suyu da koruyabilen toplumlar olacağını sözlerine ekledi.

Paylaş: