Orta Doğu

İsrail'den Batı Şeria'da 763 Yeni Konut Planı: Filistin Topraklarına Gaspa Devam

İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, işgal altındaki Batı Şeria'da 763 yeni konut inşa edileceğini duyurdu. Plan, uluslararası hukuka aykırı olarak Filistin topraklarının gasbedilmesini genişletme amacı taşıyor.

Murat E.1 dakika okuma0 görüntülenme
İşgal altındaki Batı Şeria'da inşaat çalışmaları ve yerleşim birimleri.
İşgal altındaki Batı Şeria'da inşaat çalışmaları ve yerleşim birimleri.
Paylaş:

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere ait topraklarda 763 yeni Yahudi konutu inşa etme planlarını açıkladı. Bu yeni yerleşim birimi inşaatları, Nablus kentinin güneyinde bulunan ve uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen Eli yerleşim yerinde gerçekleştirilecek. Bu adım, İsrail'in işgal altındaki topraklarda yerleşim faaliyetlerini genişletme ve Filistinlilerin topraklarına yönelik gasbını sürdürme politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Batı Şeria'da Yerleşim Genişlemesi ve Uluslararası Tepkiler

Bakan Smotrich'in duyurduğu 763 konutluk yeni inşaat planı, uluslararası toplumun İsrail'in yerleşim politikalarına yönelik eleştirilerini yeniden gündeme getirdi. Eli yerleşim yerinde yapılacak bu yeni binalar, mevcut yasa dışı yerleşimin daha da genişletilmesine yol açacak. Filistin topraklarında kurulan Yahudi yerleşim birimleri, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası kurumlar tarafından uluslararası hukukun ihlali olarak kabul ediliyor. Bu tür adımlar, iki devletli çözüm umutlarını zayıflatırken, bölgedeki gerilimi artırma potansiyeli taşıyor.

Yerleşim Politikalarının Arka Planı

İsrail, 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te milyonlarca Filistinliyi yerinden eden çok sayıda Yahudi yerleşim yeri inşa etti. Bu yerleşimler, uluslararası hukukun dördüncü Cenevre Sözleşmesi'ne göre 'işgalci gücün kendi sivil nüfusunu işgal edilen topraklara nakletmesi' olarak tanımlanan savaş suçları kapsamına giriyor. Buna rağmen İsrail hükümetleri, farklı siyasi eğilimlerde olsalar da, genellikle yerleşim faaliyetlerini genişletme veya devam ettirme yönünde politikalar izlemişlerdir. Aşırı sağcı hükümetler döneminde ise bu politikaların daha da hızlandığı ve genişlediği gözlemleniyor. Yapılan açıklamalar, İsrail'in bölgedeki kalıcı varlığını güçlendirme ve Filistin devletinin kurulmasını engelleme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor.

Paylaş: