SETA raporu FETÖ'nün TSK mahrem yapılanmasını gözler önüne serdi
SETA tarafından hazırlanan raporda, FETÖ'nün TSK içindeki mahrem yapılanması ve sivil sorumluların askeri personel üzerindeki baskıcı yöntemleri detaylandırıldı.

FETÖ'nün TSK mahrem yapılanması ve sızma stratejisi
Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisindeki yapılanma biçimini ve yöntemlerini ortaya koydu. İtirafçı beyanlarına dayanan dosya, örgütün askeri hiyerarşiyi devre dışı bırakarak kendi paralel komuta zincirini kurmayı hedeflediğini gösteriyor. Raporda, bu yapının basit bir kadrolaşmadan öte, devletin tüm kademelerine sızmayı amaçlayan sistematik bir strateji olduğu vurgulanıyor.
Katalog evlilik ve kişisel yaşam üzerindeki baskı
Örgütün, TSK içerisinde görevli subayları kontrol altında tutmak için evlilik kurumunu manipüle ettiği ve katalog evlilik sistemini zorunlu kıldığı belirtildi. Örgüt dışından evlilik yapan subayların terfilerinin engellendiği veya kumpaslarla tasfiye edildiği ifade ediliyor. Bu süreçte yaşananlara dair itiraflarda bulunan eski Genelkurmay Emniyet Subayı Gökhan Eski, yaşadıklarını şu şekilde aktardı:
- Örgütten olmayan eşinden boşandıktan sonra kendisine 30'un üzerinde kadının fotoğrafı getirildi.
- Fotoğrafların arkasında adayların boy, kilo, memleket ve dini hassasiyetleri gibi detaylı fişleme notları yer alıyordu.
Takiye kültürü ve günlük yaşamda deşifre olmama talimatı
Mahrem yapıdaki sivil sorumluların, askeri personelin sadece kariyer planlamasını değil, günlük yaşam pratiklerini de doğrudan yönettiği raporda yer aldı. Deşifre olmamak adına örgüt mensuplarına şu talimatların verildiği kaydedildi:
- Oruç tutmamak ve cuma namazlarına gitmemek.
- İçki içmek ve eşlerin başını açmasını sağlamak.
- Örgüt elebaşının 'Gündüzleri İtalyan artistleri gibi olmanız lazım' talimatı doğrultusunda hareket etmek.
Bu uygulamalar, örgütün kendi ideolojik hedefleri doğrultusunda askeri personelin yaşam tarzını nasıl şekillendirdiğini ve askeri disiplin yerine örgütsel bağlılığı nasıl öncelediğini gözler önüne seriyor.



