Şehir Hayatından Tarıma: Çiftçi Çifti Yaban Mersini ve Tropikal Meyve Yetiştiriyor
Azerbaycan'daki yaşamlarını bırakıp İzmir'in Urla ilçesine yerleşen bir çift, 35 dönümlük arazide topraksız tarım yöntemiyle yaban mersini, böğürtlen gibi meyvelerin yanı sıra kahve, mango gibi tropikal ürünler de yetiştiriyor. Sürdürülebilirlik ve teknolojiye odaklanan çiftçi çifti, bölge ekonomisine de katkı sağlıyor.

Azerbaycan'daki yaşamlarını geride bırakarak tarım sektörüne adım atan Kimya Mühendisi Mustafa Mesut İlter (70) ve Mali Müşavir Filiz İlter (43) çifti, İzmir'in Urla ilçesine bağlı Bademler Mahallesi'nde hayallerini gerçekleştirdi. İki çocuklarıyla birlikte 5 yıl önce emekli olup Türkiye'ye dönen çift, uzun süren araştırmalar sonucunda 35 dönümlük bir arazi satın alarak çiftlik kurdu.
Topraksız Tarım ve Çeşitli Meyve Üretimi
Arazi ve iklim analizlerinin ardından topraksız tarım yöntemini benimseyen İlter çifti, bölgede doğal olarak yetişen yaban mersini, böğürtlen ve frambuaz gibi üzümsü meyveleri yetiştirmeye başladı. Bu ürünlerin yanı sıra, kurdukları araştırma-geliştirme (AR-GE) serasında kahve ağacı, çikolata meyvesi, mango ve avokado gibi tropikal ürünlerin yetiştiriciliğini de deniyorlar. Elde edilen ürünler iç piyasada alıcı buluyor.
Filiz İlter, üreticiliğe başlama süreçlerini şöyle anlattı: "Yurt dışında yaşıyorduk ve hayatımızı tamamen değiştirmeye karar verdiğimizde ne yapacağımızı düşündük. Benim 40 yaşına geldiğimde gerçekleştirmek istediğim bir hayalim vardı. Eşim de beni destekledi ve bir çiftlik kurmaya karar verdik. İzmir'de yaşamak istiyorduk ve arazi arayışına başladık. Toprak ve su analizleri ile iklim raporlarını inceledikten sonra topraksız tarım yöntemini öğrendik ve bu yöntemi denemeye karar verdik. Bölgedeki ormanlık alanı gezerken yabani mersinleri gördük ve bu fikirle 4 farklı üzümsü meyve yetiştirmeye yöneldik."
Sürdürülebilirlik ve Teknoloji Odaklı Üretim
Çiftliklerinde sürdürülebilirlik ilkesine büyük önem verdiklerini belirten Filiz İlter, su ve enerji tasarrufuna yönelik çalışmalar yaptıklarını söyledi. Kurdukları drenaj sistemleriyle yağmur suyunu toplayarak tüm sulamalarını bu suyla gerçekleştirdiklerini ifade eden İlter, yakın zamanda güneş enerjisi panelleri kurarak kendi enerjilerini üretmeyi hedeflediklerini belirtti. AR-GE çalışmalarını yalnızca kendi içlerinde yürütmediklerini, akademik çalışma yapmak isteyen üniversite öğrencilerine de kapılarının açık olduğunu ekledi. Uzun vadede iklimlendirme, sulama ve gübreleme sistemlerini tamamen akıllı teknolojilerle yönetmeyi amaçladıklarını da sözlerine ekledi.
İlter, çiftliğin ekonomiye katkısına da değinerek, yaban mersini hasadında 55-60 kişiye istihdam sağladıklarını ve nitelikli üretimle katma değerli ürünler elde ettiklerini belirtti. Bu durumun hem istihdamı artırdığını hem de ülke ekonomisine katkı sağladığını vurguladı.
Mustafa Mesut İlter ise çiftliğin kurulum sürecinde sektördeki standartların oturmamış olmasından ve mevzuatla ilgili bazı problemlerden kaynaklanan sıkıntılar yaşadıklarını dile getirdi. Bölgede atıl duran çok sayıda tarım arazisi olduğunu belirten İlter, "İnsanların boş duran arazilerde bu tür yatırımları yapabileceğini düşünüyorum. Hem çevremize katkı sağlayalım hem de örnek olalım istedik. Çünkü ürettiğimiz ürünlerin bir kısmı ihraç edilebilir değer taşıyor." dedi.



