Küba Devrimi'nin 73. Yıl Dönümü Ankara'da Anıldı: Dayanışma ve Direniş Vurgusu
Küba'nın Ankara Büyükelçisi'nin de katıldığı etkinlikte, Moncada Kışlası Baskını'nın 73. yıl dönümü vesilesiyle Küba'nın ambargoya karşı direnişi ve dayanışma kültürü ele alındı.

Küba Devrimi'nin fitilini ateşleyen Moncada Kışlası Baskını'nın 73. yıl dönümü, Ankara'da düzenlenen bir etkinlikle anıldı. José Martí Küba Dostluk Derneği ve Seyran Semt Evi tarafından organize edilen buluşmaya, Küba'nın Ankara Büyükelçisi Alejandro Francisco Diaz Palacios da katıldı. Etkinlikte, Küba halkının ağır ambargoya karşı sergilediği direnç, dayanışma ve kolektif akıl ön plana çıkarıldı.
26 Temmuz 1953'te gerçekleşen Moncada Kışlası Baskını, Küba halkı için Ulusal İsyan Günü olarak kutlanıyor ve Fidel Castro, Che Guevara gibi devrim liderlerinin Batista rejimine karşı verdiği mücadelenin önemli bir kilometre taşı olarak kabul ediliyor. Baskının 73. yıl dönümü öncesinde düzenlenen etkinlikte, devrimin dünü ve bugününe dair değerlendirmeler yapıldı.
Küba'nın Dayanışma ve Yaratıcı Direniş Kültürü
José Martí Küba Dostluk Derneği Genel Sekreteri Aslıhan Ilgaz, etkinlikte yaptığı konuşmada Küba'nın içinde bulunduğu zorlu koşullara ve maruz kaldığı yaptırımlara dikkat çekti. Ülkenin ithal petrole erişiminin engellendiğini, enerji krizlerinin yaşandığını belirten Ilgaz, bu zorluklara rağmen Küba halkının eşsiz bir mücadele örneği sergilediğini vurguladı. Ilgaz, "Küba bütün bunlara rağmen toplumsal bir dayanışmayla, kolektif bir akılla ve yaratıcı bir direnişle bu çok zorlu günlerini atlatmaya çalışıyor" dedi.
Temmuz ayı içinde ülke genelinde yaşanan elektrik kesintilerine karşı Küba yönetiminin hızlı çözümler ürettiğini, bu çözümlerin öncelikli olarak hastaneler, su pompaları ve telekomünikasyon sistemlerine entegre edildiğini aktaran Ilgaz, toplumsal dayanışmanın arttığına da değindi. Elektrik kesintileri sırasında kurulan ortak mutfaklar, gıdaların paylaşılması ve akşamların birlikte geçirilerek devrimci ruhun canlı tutulması gibi örnekler verildi. Bilim ve üretim alanındaki gelişmelere de değinen Ilgaz, yerli yakıtların kullanımı ve işçilerin kendi inisiyatifleriyle gece vardiyalarında çalışarak üretimi sürdürme çabalarını anlattı.
Güneş Panelleri ve Geleceğe Yönelik Adımlar
Eğitim sisteminin tüm zorluklara rağmen aksatılmadan sürdürüldüğünü belirten Ilgaz, ilköğretimden üniversiteye kadar eğitimin kesintisiz devam ettiğini söyledi. Enerji alanındaki dönüşüme özel bir vurgu yapan Ilgaz, Küba'nın başlattığı güneş enerjisi seferberliği sayesinde bu alandaki kullanım oranının hızla arttığını ifade etti. Bu kapsamda José Martí Küba Dostluk Derneği'nin de Santa Clara'daki hastaneler için güneş panelleri göndereceği bildirildi.
Küba'da kabul edilen ekonomik ve toplumsal dönüşüm programına da değinen Ilgaz, ana akım medyadaki manipülatif haberleri eleştirdi. Küba'nın sosyalizmin kazanımlarını koruyarak kontrollü adımlar attığını ve ambargo engelini aşmaya çalıştığını belirtti. ABD'nin Küba'yı hedef alan raporlarını ise bir yenilgi itirafı olarak değerlendirdi.
Büyükelçi Palacios: Küba Yalnız Değildir
Küba'nın Ankara Büyükelçisi Alejandro Francisco Diaz Palacios ise konuşmasına, Küba halkına verilen destek ve güneş paneli kampanyası için teşekkür ederek başladı. Büyükelçi, "Bir kez daha sizler gösteriyorsunuz ki Küba yalnız değildir ve bu dayanışmanız, çabalarınız asla unutulmayacak" dedi. Moncada Kışlası Baskını'nın tarihi arka planına da değinen Palacios, devrim öncesinde demokratik yolların tıkandığını ve ABD'nin desteğiyle gerçekleşen askeri darbelere karşı halkın mücadele kararı aldığını anlattı. Baskının, Küba devriminin kalbi konumundaki Santiago de Cuba'da gerçekleşmesinin stratejik önemini vurgulayan Palacios, Fidel Castro'nun ünlü savunması "Tarih beni aklayacaktır" konuşmasının devrimin programı haline geldiğini belirtti.
Büyükelçi Palacios, Küba'nın barışçıl bir ülke olduğunu ancak emperyalist ABD'nin savaşa zorlaması durumunda son damlasına kadar savaşacaklarını ifade ederek, "Yaşasın özgür Küba" sloganıyla sözlerini tamamladı. Etkinlik, Küba halkıyla dayanışmayı büyütme çağrısıyla sona erdi.



