Kanada'dan Türkiye'ye Nükleer Teklif: "100 Yıllık Ortaklık ve Yüzde 70 Yerlileşme Hedefi"
AtkinsRealis Başkan Yardımcısı Rose, Türkiye'deki nükleer işbirliği kapsamında CANDU reaktör teknolojisini tanıttı. Rose, zenginleştirilmiş yakıt gerektirmeyen bu teknolojiyle 100 yıllık bir ortaklık ve yüzde 60-70 yerlileşme hedeflediklerini belirtti.

AtkinsRealis Başkan Yardımcısı ve Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ) ile mutabakat zaptı imzalayan Ashley Rose, İstanbul'da düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi (NPPES) kapsamında Türkiye ile Kanada arasındaki nükleer işbirliği potansiyelini ve CANDU reaktör teknolojisini değerlendirdi. Rose, TÜNAŞ ile başlatılan teknik bilgi paylaşımı ve bilgilendirme sürecinin bir "işbirliği ve ivme dönemi" olduğunu belirterek, bu sürecin erken aşamasında olduklarını ve Türkiye ile "100 yıllık bir ortaklık" kurmayı hedeflediklerini ifade etti. Bu ortaklığın temel amacının, Türkiye'nin uzun vadede fayda sağlayacağı sürdürülebilir bir nükleer ekosistem oluşturmak olduğunu vurguladı.
CANDU Teknolojisinin Farkı ve Enerji Bağımsızlığı
Rose, dünya genelinde kullanılan nükleer reaktör teknolojilerinden sadece birinin, yani CANDU'nun zenginleştirilmiş yakıt gerektirmediğini belirtti. Yaklaşık 70 yıl önce Kanada'da geliştirilen bu teknolojinin, ülkede 22 yılda 22 reaktörün devreye alınmasında kullanıldığını hatırlattı. CANDU teknolojisinin Çin, Güney Kore, Arjantin ve Romanya gibi ülkelerde de başarıyla uygulandığını söyleyen Rose, bu teknolojinin en önemli avantajlarından birinin enerji bağımsızlığı sunduğunu dile getirdi. Rose, "Bizim teknolojimiz zenginleştirme gerektirmiyor. Uranyumu satın alabilir ve yakıtınızı kendi ülkenizde işleyebilirsiniz." dedi.
Romanya'daki Cernavoda Nükleer Santrali'ni örnek gösteren Rose, santralin 30 yılı aşkın süredir işletildiğini ve ülkede bir yakıt fabrikasının bulunduğunu belirtti. Bu sayede Romanya'nın tam enerji bağımsızlığına sahip olduğunu ve nükleer bir ekosistem oluşturduğunu anlattı. Rose, Kanada'nın nükleer teknolojisiyle Türkiye'de de benzer bir öz yeterlilik sağlanması durumunda, ülkenin jeopolitik risklere karşı daha güvende olacağını ve Türk halkının bu durumdan fayda sağlayacağını ifade etti.
Yüksek Yerlileşme ve Ekonomik Katkı Hedefi
CANDU reaktörlerinin bir diğer önemli özelliği olan çevrim içi yakıt ikmali sayesinde yüksek çalışma süresine ve kapasite faktörüne sahip olduğunu belirten Rose, Cernavoda-2'nin bu özelliğiyle öne çıktığını söyledi. Rose, bu reaktörlerin sadece elektrik üretmekle kalmayıp, aynı zamanda tıbbi nükleer izotoplar da üretebildiğini ekledi. Güvenlik performansına da değinen Rose, dünya genelinde 30'dan fazla CANDU reaktörünün toplamda 1000 reaktör yılı aşkın güvenli işletme deneyimine sahip olduğunu vurguladı.
Ekonomik değer paylaşımına büyük önem verdiklerini belirten Rose, Türkiye ile kurmak istedikleri ilişkiyi "kazan-kazan fırsatı sunan uzun vadeli bir ortaklık" olarak tanımladı. Bu kapsamda üniversitelerle işbirliği yaparak bir nükleer ekosistem oluşturmayı ve ülkenin ekonomik değerini en üst düzeye çıkarmayı amaçladıklarını söyledi. Rose, bu hedefe ulaşmak için "yüzde 60-70 yerlileştirme hedefiyle" geldiklerini ifade etti. NPPES kapsamında yapılan görüşmelerde 70'in üzerinde Türk tedarikçiyle bir araya gelindiğini belirten Rose, CANDU teknolojisinin tercih edilmesi halinde Türk şirketlerinin hem doğrudan hem de dolaylı yoldan ekonomik katkı sağlayacağını dile getirdi.
Uçtan Uca Entegre Bir Ortaklık Modeli
Rose, Türkiye'nin ikinci nükleer santralinin sahibi ve işletmecisi olma yaklaşımının, CANDU santrallerinin küresel uygulamalarıyla uyumlu olduğunu belirtti. AtkinsRealis'in bu süreçteki rolünün, tasarımın tamamlanmasını sağlamak, nükleer ada ve tesisin geri kalanı için yüklenicilerle ortaklık kurmak, nükleer nitelikli malzeme ve bileşenlerin onaylanmasını temin etmek ve inşaatın denetimini üstlenmek olacağını anlattı. Rose, "Uçtan uca entegratör olmak istiyoruz." diyerek, santralin inşası, işletmesi ve devreden çıkarma süreçlerinde Türkiye'den doğru ortaklarla çalışmayı hedeflediklerini vurguladı.
Nihai kararın makul bir süre içinde alınacağı konusunda iyimser olduklarını belirten Rose, yaz sonuna kadar karar alıcılara ihtiyaç duydukları tüm bilgileri sunacaklarını söyledi. Sürecin sonraki aşamalarının ve hangi teknolojilerin değerlendirileceğinin Türkiye'nin kararı olacağını ifade eden Rose, bu kararların 100 yıl sürecek nitelikte olduğunu ve bu süreçte destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

