Hürmüz Boğazı Krizde: Gıda Fiyatları Yükselişe Geçebilir
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, Hürmüz Boğazı'ndaki tedarik kesintilerinin küresel gıda fiyatlarını etkileyebileceği uyarısında bulundu. Enerji ve nakliye maliyetlerindeki artışın tarımsal üretimi baskıladığını belirtti.

Dünyanın en kritik enerji ve ticaret yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda yaşanan tedarik aksaklıkları, küresel gübre piyasasını ve dolayısıyla gıda fiyatlarını tehdit ediyor. Özellikle Körfez ülkelerinden yapılan üre, amonyak ve diğer azotlu gübre ihracatının büyük kısmı bu boğaz üzerinden gerçekleşiyor. Küresel gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı olan Hürmüz Boğazı'ndaki sorunlar, enerji fiyatlarındaki artışın yanı sıra nakliye maliyetlerini de yükselterek tarımsal üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, ABD ve İran arasındaki gerilimin ardından Hürmüz Boğazı üzerinden gübre tedarikinde yaşanan uzun süreli kesintinin olası gıda krizi üzerindeki etkilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Savaş öncesinde küresel gübre tedarik zincirinin yüzde 35'i ve fosfatlı gübre arzının yüzde 20'sinin geçtiği boğazdaki akışın önemli ölçüde azaldığını belirten Torero, bu durumun enerji ve emtia fiyatlarında ciddi artışlara neden olduğunu vurguladı. Torero, savaşın başlangıcından bu yana petrolde yüzde 50, gazda yüzde 25 ve ürede yüzde 55'e varan fiyat artışları yaşandığını hatırlattı.
Navlun ve bunker yakıt maliyetlerindeki sırasıyla yaklaşık yüzde 43 ve yüzde 58'lik artışların da tarımsal üretimi ve verimi olumsuz etkileyeceğini belirten Torero, emtia fiyatlarındaki artışın şimdiden görülmeye başlandığını söyledi. Mısır fiyatında yüzde 9, soya fasulyesinde yüzde 25, buğdayda yüzde 8 ve pirinçte yüzde 2 ila 9 arasında artışlar yaşandığını kaydeden Torero, fiyatların seyrinin Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere bağlı olduğunu ifade etti.
Önceki hasat döneminden kalan yeterli stoklar sayesinde fiyatların henüz 'fazla' artmadığını ancak yıl ortası veya sonuna doğru bu artışın hızlanabileceğini ve gıda enflasyonu sorununu yeniden tetikleyebileceğini öngören Torero, özellikle Asya'da gıda enflasyonunda bir miktar hızlanma görüldüğünü ve bu etkinin Afrika, Latin Amerika ve gelişmiş ülkelere de yayılma riskinin bulunduğunu belirtti. Torero, sorunun yıl sonuna veya gelecek yıla doğru daha da derinleşebileceği uyarısında bulundu.
Hürmüz Boğazı'ndaki kesintinin bir arz darboğazı yarattığını ve tarım için temel girdilerin arzının neredeyse üçte birinin kısıtlandığını dile getiren Torero, bu sorunun hemen çözülmemesi halinde ciddi bir gıda krizi yaşanma olasılığının yüksek olduğunu söyledi. Boğazdaki ticaret akışının yeniden başlamasının olumlu bir gelişme olacağını ancak ekim takviminin başlamış olması nedeniyle etkilerin kaçınılmaz olarak görüleceğini ifade etti.
FAO Gıda Fiyat Endeksi'nin savaşın etkisiyle yükseldiğini ancak Kovid-19 dönemindeki seviyelerden henüz uzak olduğunu belirten Torero, enerji ve taşıma maliyetlerindeki artışın gıdada önemli bir etken olduğunu yineledi. Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret akışının kesilmesinin gıdada çok yönlü etkiler yarattığına işaret eden Torero, önümüzdeki dönemde üretimin daha düşük olacağının bilindiğini vurguladı. Sorunun derinliğinin Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere bağlı olduğunu belirten Torero, bir de El Nino'nun etkisini göstermesi halinde mevcut durumun çok hızlı kötüleşebileceği endişesini taşıdığını ifade etti.
Emtia fiyatlarındaki artışın ve bunun gıda enflasyonuna etkisinin başladığını gözlemlediklerini belirten Torero, El Nino'nun beklendiği gibi etkisini göstermesi durumunda fiyatlardaki sıçramanın çok hızlı ve büyük olabileceğini, bunun da daha ciddi bir sorunla karşı karşıya bırakacağını söyledi. Torero, mesajının en azından insan kaynaklı sorunların durdurulması yönünde olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı'nın hemen açılması ve ticaret akışının başlamasıyla yaşanabilecek sorunun şiddetinin azalacağını, bunun petrol ve taşımacılık maliyetlerinde hafiflemeye yol açacağını sözlerine ekledi.
Uluslararası Gübre Birliği verilerine göre, Orta Doğu küresel gübre ticaretinde kilit bir role sahip. İran, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkeler, 2024'te küresel amonyak ticaretinin yüzde 23'ünü, üre ticaretinin yüzde 34'ünü ve amonyumlu fosfat ticaretinin yüzde 18'ini gerçekleştirdi. Bu bölge, dünya genelindeki başlıca gübre ihracatının yaklaşık yüzde 30'unu sağlıyor. Dünyada en yaygın ticareti yapılan azotlu gübre türü olan üre, bu açıdan risk altında bulunuyor. 2024'te yaklaşık 18,5 milyon ton üre Hürmüz Boğazı üzerinden ihraç edildi. Boğazdaki deniz taşımacılığında yaşanabilecek uzun süreli bir aksama, küresel gübre piyasalarında ciddi ve hızlı etkiler yaratabilir.



