Son Dakika

Filistin Hristiyanlarından İsrail'e Tepki: Tarihi Varlığımız Tehdit Altında

Filistin Devlet Başkanlığı Kilise İşleri Yüksek Komitesi, İsrail'in Batı Şeria'da yapmayı planladığı 34 yeni Yahudi yerleşim birimi kararının, bölgedeki iki bin yıllık Hristiyan varlığını tehlikeye attığını belirterek dünya kilise liderlerine çağrıda bulundu.

Elif K.2 dakika okuma0 görüntülenme
Filistin topraklarında tarihi kiliseler ve İsrail yerleşim birimleri.
Filistin topraklarında tarihi kiliseler ve İsrail yerleşim birimleri.
Paylaş:

Filistin Devlet Başkanlığı Kilise İşleri Yüksek Komitesi, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürdüğü yasa dışı Yahudi yerleşim faaliyetlerinin, bölgedeki tarihi Hristiyan varlığını tehdit ettiğini bildirdi. Komite, bu endişeleri dünya genelindeki kilise liderlerine gönderdiği bir mektupla paylaştı.

Mektupta, İsrail'in yerleşim politikaları, Filistinlilere ait topraklara el konulması ve kalkınmanın engellenmesi gibi uygulamaların, Hristiyanlar başta olmak üzere Filistin halkının direncini zayıflattığı ifade edildi. Bu durumun, kutsal topraklardaki iki bin yıllık kesintisiz Hristiyan varlığını ciddi şekilde tehlikeye attığı vurgulandı.

Komite'nin bu uyarıları, İsrail Güvenlik Kabinesinin Batı Şeria'da 34 yeni Yahudi yerleşim birimi kurulmasını onayladığı yönündeki gizli kararın basına sızmasının ardından geldi. Bu yeni yerleşim birimlerinden 6'sının Beytullahim vilayetinde yer alacağı belirtilirken, projenin hayata geçirilmesi için 2,3 milyar şekel (yaklaşık 760 milyon dolar) üzerinde bir bütçe ayrıldığı aktarıldı.

İsrail'in Yerleşim Politikaları ve Amaçları

Filistin Devlet Başkanlığı Komitesi, söz konusu kararın, işgal altındaki Filistin topraklarında kalıcı fiili durumlar yaratmayı hedefleyen sistematik bir politikanın devamı olduğunu kaydetti. Beytullahim kentindeki Yahudi yerleşim planlarının, mevcut yerleşim bloklarını genişletip birbirine bağlamayı amaçladığına dikkat çekildi. Bu planların, Beytullahim, Beyt Cala ve Beyt Sahur bölgelerini Filistin'den izole ederek, Filistinli Hristiyanlara ait tarım arazileri dahil olmak üzere bölgedeki topraklara el konulmasını hedeflediği belirtildi.

Mektupta ayrıca, yerleşim projesinin sadece kentsel genişlemeyle sınırlı kalmadığı, yerleşim birimlerinin yol ve hizmet ağlarıyla birbirine bağlanarak işgal altındaki Filistin topraklarındaki coğrafi ve demografik yapıyı değiştirmeyi amaçladığı vurgulandı. Bu durumun, uluslararası hukukun, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'nin ve Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 2024 yılındaki danışma görüşünün açık bir ihlali olduğu hatırlatıldı.

Kilise Liderlerine Çağrı ve Uluslararası Hukukun Önemi

Filistin Devlet Başkanlığı Komitesi, dünya genelindeki kilise liderlerine hitaben, ruhani, tarihi ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulundu. Liderlerden, Yahudi yerleşim yerlerinin genişletilmesi, ilhak politikaları ve fiili durum dayatmalarına karşı net bir tavır almaları istendi. Ayrıca, Filistinli Hristiyan varlığının korunması ve Filistin halkının haklarını güvence altına alacak adil bir barışın tesisi için uluslararası hukukun savunulması yönünde harekete geçmeleri talep edildi.

Mevcut durumda İsrail hükümetinin onayladığı 19 yerleşim birimiyle birlikte, Filistin topraklarında toplam 141 yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Aşırı sağcı Yahudi gruplar tarafından kurulan ve İsrail yasalarına göre de kaçak sayılan 224 ek yerleşim yeri mevcut. İşgal altındaki Doğu Kudüs'te ise 15 Yahudi yerleşim birimi bulunmakta. Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaklaşık 750 bin İsrailli yerleşimcinin, Filistinlileri topraklarından çıkarma amacı güden saldırılarını sürdürdüğü belirtiliyor.

Paylaş: