CHP'de Yeni Parti Kuruluyor: Özgür Özel'in Hamlesi ve Kılıçdaroğlu'nun Tepkisi
CHP'de uzun süredir devam eden iç çekişmelerin ardından Özgür Özel ve ekibi yeni bir parti kurma kararı aldı. Kemal Kılıçdaroğlu'ndan gelen "kapımız açık" mesajı dikkat çekti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde uzun süredir devam eden parti içi mücadeleler, yeni bir siyasi oluşumun kapısını araladı. Özgür Özel ve beraberindeki bir grup milletvekili, parti yönetimini kaybetmelerinin ardından yeni bir parti kurma hazırlığına girişti. Bu gelişme, 103 yıllık parti tarihinde ilk kez bir bölünme riskiyle karşı karşıya kalındığı yorumlarına neden oldu.
Özgür Özel'in Yeni Parti Kurma Girişimi
Parti içinde "mutlak butlan" kararıyla yönetimini kaybettiği belirtilen Özgür Özel ve arkadaşları, manevra alanlarının kalmadığını ifade ederek yeni bir parti kurma kararı aldı. Mahkeme kararıyla genel başkanlık koltuğuna dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bu ayrılık karşısında daha önceki açıklamalarının aksine sakin bir tavır sergilediği gözlemlendi. Kılıçdaroğlu'nun, "Kapımız açık, isteyen gidebilir" açıklamasıyla, yeni partiye katılmak isteyecek isimlere yeşil ışık yaktığı yorumları yapıldı. Ayrıca, partide kalmakta tereddüt yaşayanları ikna etme gibi bir çabasının olmayacağını da belirtti.
Öte yandan, Özgür Özel'in geçmişte Kemal Kılıçdaroğlu'na verdiği destek ve "Özgür Özel varsa gücü CHP sayesinde var. Tohumuna para mı verdik?" şeklindeki sözleri hatırlatıldı. Ancak bugün, şaibeli isimlerle birlikte CHP kimliğinin önüne geçmeye çalıştığı iddia edilen Özel'in gidişatının parlak olmadığı ifade edildi.
Özgür Özel'in, grup toplantısında yaptığı "yeni parti kuruyoruz" açıklamasının ardından CHP'den kopuşlar başlasa da, beklenen etkinin yaratılamadığı belirtildi. Dün, CHP'den kopardığı milletvekilleriyle yapmayı planladığı kapalı grup toplantısına, hedeflediği 90 vekil yerine sadece 70 ismin katılması, bu durumun bir göstergesi olarak sunuldu. Hatta Ekrem İmamoğlu'nun, kararsız CHP'lileri ikna etme yönündeki talimatına rağmen, Zeydan Karalar, Vahap Seçer, Cemil Tugay ve Mansur Yavaş gibi bazı belediye başkanlarının yeni partiye mesafeli duruşunun, Özel ve ekibi için büyük bir darbe olduğu vurgulandı.
Mevcut durumda, görevden alınan il ve ilçe yönetimleri ile Kemal Anadol ve Yılmaz Büyükerşen gibi isimlerin Özel'in peşinden gittiği belirtiliyor. Kemal Anadol'un "Mecbur kaldık, şekil olarak ayrılıyoruz" şeklindeki sözleri, durumu özetler nitelikte bulundu. Bu "şekilciliğin" en dikkat çekici örneğinin Çanakkale'de görüldüğü, e-devlet üzerinden kolayca istifa edilebilecekken, Çanakkale İl Başkanlığı önünde toplanan Özel taraftarlarının istifa kuyrukları oluşturarak "topyekun göç seferberliği" algısı yaratmaya çalıştığı iddia edildi.
CHP'yi Bekleyen Tehlike: Dağılma mı Bölünme mi?
Yeni parti öncesinde "güç gösterisi" yapmayı amaçlayan ancak beklediği desteği bulamayan Özgür Özel'in, çareyi "şekilcilikte" bulduğu ifade edildi. Tıpkı Meral Akşener'in İYİ Parti'yi kurarken izlediği yollara benzer adımlar atıldığı öne sürüldü. Özel'in, yeni partinin kuruluş sürecinde Atatürk'ün Meclis'in açılışı için attığı adımları takip edeceği, kuruluş dilekçesini namazdan önce İçişleri Bakanlığı'na sunacağı ve ardından Hacı Bayram Veli Camii'nde Cuma namazı kılacağı belirtildi. Yeni partinin kuruluşunun ve isminin saat 14.00'te Anadolu Kulübü'nde ilan edileceği duyuruldu.
Bu gelişmeler yaşanırken, 10 Aralık Hareketi lideri Oğuz Kaan Salıcı, CHP'yi bekleyen asıl tehlikeye dikkat çekti. Özgür Özel'in durumu "karpuz ile karpuz sapının ayrışması" olarak değerlendirmesine karşılık Salıcı, bunun böyle olmadığını, "kabuğu çatlayan bir nar" olduğunu ve CHP'nin "dağılma emareleri gösterdiğini" belirtti. Salıcı, ayrılan milletvekillerinin ağlayarak gittiğini, kalanların da mutsuz olduğunu ifade ederek, "Dağılma emareleri dün değil, Özgür Özel genel başkanken başlamıştır" dedi.
Salıcı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz gibi belediye başkanlarının ve birçok ilçe belediyesinin AK Parti'ye geçtiğini hatırlatarak, bunun bir istifa ve bölünme olmadığını, "dağılma" olduğunu ve tehlikenin bölünmenin ötesinde olduğunu vurguladı. Salıcı'nın bu tespitleri, "karpuz ile karpuz sapının ayrışmadığı, aksine karpuzu parçalayan Özel'in elinde sadece sapının kaldığı" şeklinde yorumlandı.



